Elaina, gel bir oyun oynayalım.
Yolculuğumuzun ortasında, bir handa dinlendiğimiz sırada öğretmenim aniden bu teklifle çıkageldi.
Yüzümdeki gülümsemeyi bozmadan cevap verdim. "Hayır, teşekkürler."
"Kurallar çok basit. Masanın üzerine bir kâğıt parçası bırakacağım. Kâğıda, senin birazdan ne yapacağına dair tahminimi yazdım. Eğer önümüzdeki üç dakika içinde tam da tahmin ettiğim gibi davranırsan kaybedersin. Ne dersin? Oynamaz mısın?"
"Az önce hayır dedim ya, efendim?"
"Aman tanrım, senin için bu kadar avantajlı bir oyuna bile mi hayır diyorsun? Sadece kâğıtta yazan şeyi yapmamaya dikkat edeceksin, kazanmak için yapman gereken tek şey bu, biliyorsun değil mi?"
"Peki söyleyin bakalım, kazanırsam elime ne geçecek?"
"Övgülerim ve takdirim."
"Ya kaybedersem?"
"Korkarım akşam yemeğini sen ısmarlamak zorunda kalacaksın."
"...Hani oyun benim için aşırı derecede avantajlıydı?"
"E madem senin için bu kadar avantajlı, kaybetmenin bedelinin de ağır olması gayet doğal değil mi?"
"......"
Yine de...
"Sadece övülmek pek iştahımı kabartmıyor."
"Vah vah, ne kadar da benciliz."
Siz neden bahsediyorsunuz Allah aşkına?
İç çeker
"Sadece bu şartların ilgimi çekmediğini söylüyorum. Eğer daha iyi şartlar sunarsanız, vakit öldürmek için oyununuza ortak olabilirim sanırım."
"Daha iyi şartlar derken, ne gibi mesela?"
"Bariz değil mi?" dedim, yüzüme hafifçe muzip bir ifade takınarak. "Eğer ben kazanırsam, bana şöyle krallara layık, lüks bir akşam yemeği ısmarlarsınız öğretmenim."
"Vah vah, ne kadar da benciliz."
Siz neden bahsediyorsunuz acaba?
"Sence de iddiaya girilen şeylerin dengeli olması gerekmez mi?"
"......"
Kısa bir sessizliğin ardından öğretmenimin yüzünde aniden bir gülümseme belirdi. "Pekâlâ... Haklısın, karşılıklar denk olmalı. Tamamdır. Kaybedersem yemeği ben ısmarlayacağım."
Şimdi oldu işte.
İşin rengi değişince teklifini kabul ettim ve masanın üzerine bırakılan kâğıda doğru elimi uzattım.
Ardından kâğıdı açtım.
İçinde tek bir cümle yazılıydı.
Oyunu oynadın.
......
"Bayan Fran. Bu biraz sahtekarlık değil mi?"
Ona ters ters bakarken öğretmenim gülümsedi.
"Saçmalama canım. Sahtekarlık falan değil! Şartları eşitlemiştik, öyle değil mi?"
Yayın Bilgileri: Cilt 10
Toranoana Satın Alım Bonusu
Yazar Notları:
Fran nedense her zamankinden biraz daha heyecanlı görünüyor ama 10. Ciltte genellikle daha enerjikti. Bu bilerek yapılmış bir tercih.
Bunu bir kenara bırakırsak, Gezgin Cadı animesindeki Fran seslendirmesi inanılmazdı, değil mi? Drama CD’lerinde, Elaina ile gittikleri her yerde yeniden karşılaştıklarında birbirlerine laf soktukları o komik hallerine alışmış olduğumdan, Fran'ın daha gizemli bir hava takındığını görmek gerçekten taze bir deneyimdi. Kana Hanazawa kesinlikle muazzam bir sanatçı...
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.