Sarayda Yankılanan Öfke

Holfort Sarayı, Cumhuriyet'te patlak veren siyasi kriz boyunca her gün yeni bir raporla çalkalanıyordu. Bir devrimin başladığını öğrendiklerinin ertesi günü, Leon'un ayaklanmayı bastırdığı haberi geldi. Bir raporda Kutsal Ağaç'ın devrildiği yazıyordu, hemen ardından gelen diğer raporda ise yerine yenisinin geçtiği duyuruluyordu. Derken Holfort birlikleri ile Rachel arasında küçük bir arbede yaşandı; Leon onları bölgeden sürüp çıkardı ve Krallık adına Cumhuriyet'in bir kısmını işgal edilmiş bölge ilan etti.

Holfort Sarayı'nın içinde bir adamın, Kral Roland'ın, Leon'un bu yaptıklarından hiç ama hiç memnun olmaması şaşırtıcı değildi.

Elindeki son raporu parça pınçık ederken, "O velet! O lanet olası velet!" diye kükredi. Gelen her yeni mektup, hükümet yetkilileriyle yaptığı toplantılarda binbir emekle kurduğu dengeleri yerle bir ediyordu. Öfkeden deliye dönmüştü. Leon'un bu çatışmaya dâhil olması Roland'ın günlerdir uykularını kaçırmış, her anını zapt etmişti. "Bunu yanına bırakmayacağım. Bedelini ödeteceğim ona. Ölümüne de olsa o veletten intikamımı alacağım!"

Leon'un kendisine bıyık altından güldüğünü hayal ettikçe beynine kan sıçrıyordu. Ruhunu biraz olsun rahatlatan tek şey, günün birinde o çocukla nasıl hesaplaşacağını düşünmekti.

Zihninde beliren bir fikirle yüzüne yayvan, tekinsiz bir gülümseme yerleşti. Roland dişlerini göstererek sırıttı. "İşte bu! O aşağılık küçük pisliği dosdoğru cehenneme yollayacağım!" Hiç vakit kaybetmeden eline bir kâğıt aldı ve mektubu Cumhuriyet'teki Albergue'ye hitaben yazmaya başladı. "Bunu benden bir hediye kabul et, seni küçük baş belası. Umarım tadını çıkarırsın."

Roland'ın sırf intikam alma uğruna tezgâhladığı gizli hamleler böylece çarkları döndürmeye başladı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.