“Dışarıdaki hava iyiden iyiye düzeldi. Bu gidişle elimizdeki diğer tohumları da yakında toprağa ekebiliriz. Harika bir iş çıkardın, Yume.”
Yaşlı kadın elini göğsüne bastırdı. Yüzü acıyla buruşmuştu.
“Hemen revire gitmeliyiz. Çalışmalarına biraz daha devam etmen gerekiyor.”
“Bay İdeal, korkarım benim için yolun sonu geldi. Artık daha fazla dayanamayacağım.”
“Yume…?”
“Lütfen tohumları bana verin. Gitmeden önce, hiç değilse onun son dileklerini yerine getirmek istiyorum… Ben çok işe yaramazdım, tam bir başarısızlıktım ama o bana yine de insan gibi davrandı. Lütfen bunu onun için yapmama izin verin. Elimden gelen tek şey bu.”
Haklıydı. Tedavi görse bile bu dünyada sayılı günü kalmıştı. İkinci Teğmenin hayalini gerçekleştirmek uğruna son anlarını kullanabilsin diye istediğini yapmaya karar verdim. “Şimdiye kadar yaptığın her şey için teşekkür ederim, Yume.”
“Bunca zaman hep yanımdaydınız. Sizi böyle yapayalnız bırakıp gittiğim için umarım beni affedersiniz.”
“Saçmalama. Yapabileceğinden çok daha fazlasını yaptın.”
İstediği tohumları eline verdim. Onları ekmek üzere hemen yanımdan ayrıldı. Onu bir daha hiç görmedim.
Aradan kaç yıl, kaç ay geçti acaba? Büyüyen ağacın kökleri zamanla üssü yavaş yavaş yuttu. En sonunda o sarmaşıklar benim gövdemi de sardı. Ağır ve kasvetli bir yüktü belki ama yine de halimden memnundum.
İkinci Teğmen, Yume… Bakın, umudumuz nasıl da heybetli bir ağaca dönüştü. Yüzbaşı, Üsteğmen, dışarıya yeniden adım atabileceğim o gün ne zaman gelecek? Eğer… Eğer bir gün dışarı çıkabilirsem, senin her bir hayalini gerçeğe dönüştüreceğim İdinci Teğmen. Bu dünyayı o yeni insanlardan geri alacağım. Gökyüzünü o masmavi rengine, toprakları zümrüt yeşiline yeniden kavuşturacağım. Bana bir daha asla yalancı diyemeyeceksiniz. Bir daha asla… Çünkü size verdiğim sözü sonuna kadar tutmuş olacağım.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.