Kan Kırmızı Bir Veda

Noelle’i Licorne’un revirine güç belada taşıyabildiler. Marie ile Livia, şifa büyülerini seferber ederek onu hayatta tutmaya çalışıyordu. Marie, kızın üzerindeki üniformanın kumaşını makasla kesip çıkardı; Noelle dımdızlak kalmıştı. Aşırı kan kaybından teni ölü gibi beyazlamıştı. Gözlerinin etrafı morarmış, nefesi hırıltılı ve cılız çıkıyordu. Aslında bu halde çoktan ölmüş olması gerekirdi fakat kızların aralıksız çabası bilincini zar zor açık tutuyordu.

Noelle’in kanıyla elleri koyu kırmızıya boyanan Marie, bir yandan yarasını sarmaya çalışıyor bir yandan da durmaksızın konuşuyordu. "Beni dinle Noelle! Sakın pes etme, tamam mı? Birazcık daha dayan, Leon dönmek üzeredir. Geldiğinde Luxion seni göz açıp kapayıncaya kadar eski haline getirecek." Gözleri buğulandı. Yaşların süzülmesini sırf iradesine dayanarak engelliyordu.

Noelle zayıf bir tebessümle Marie’nin yüzüne baktı. "Böyle olacağını bilseydim… hissettiklerimi ona daha önce söylerdim. Yine de… Olivia Hanım’a karşı kendimi suçlu hissediyorum."

Livia, şifa büyüsünü kesintisiz akıtmaya odaklanmaktan bitap düşmüştü. Yüzündeki ifade yerini derin bir kedere bıraktı. "Hiç endişelenme. Henüz hiçbir şey için geç değil."

"Ha ha… dalga geçiyor olmalısın. Hissedebiliyorum… vücudum… berbat bir halde, değil mi?"

Marie de Livia da Noelle’in artık kurtarılamayacak durumda olduğunu için için biliyordu ama ikisinin de pes etmeye niyete yoktu.

Livia gülümsemek için kendini zorladı. "Leon Bey gönül işlerinde biraz korkaktır, hemen kaçmaya yer arar. Ona ne hissettiğini söyleyeceğin zaman kaçamayacağı bir şekilde köşeye sıkıştırman en iyisi." Kızcağıza aşıkane bir tavsiye verecek kadar yüce gönüllü davranıyordu.

Noelle ona karşılık vermeye çalışarak gülümsedi. "Tahmin etmiştim… İş ciddiye bindiğinde yan çiziyor, değil mi? Ama biliyor musun… onun bu halini bile seviyorum…"

Marie, üstü başı kan içinde olmasına rağmen neşeli görünmek için yırtınıyordu. "Sen de en az onlar kadar aptalsın Noelle! Etrafta bir sürü düzgün adam var. Neden Leon’dan daha iyisini bulmaya çalışmıyorsun ki? Söz… söz veriyorum sana yardım edeceğim, o yüzden… o yüzden…" Gözyaşları ha aktı ha akacaktı.

Noelle başını iki yana salladı. "Ağlama, Rie."

"K-kim ağlıyormuş?! Seni kurtaracağım, sonra da seni kapı gibi bir adamla baş göz edeceğim! Sonra… sonra daha çok vakit geçireceğiz…"

Lelia odanın bir köşesinde durmuş, şaşkınlıkla başını sallıyordu. "Neden? Neden beni kurtardın ki?" Bir türlü akıl erdiremiyordu. Durumlar tam tersi olsaydı kendisinin korkudan donup kalacağından emin gibiydi; bir şekilde hareket edebilse bile silahın önüne Noelle için atlayabileceğini hiç sanmıyordu. Ama işte Noelle, sırf Lelia’ya siper olduğu için şimdi ölümün eşiğinde yatıyordu.

Noelle fısıltıyla bir şeyler söyledi, sesi Lelia’nın duyabileceği kadar yüksek çıkmamıştı.

Livia başını kaldırıp gözlerini Lelia’ya dikti. "Seninle konuşmak istiyor."

Lelia titredi. Yavaş adımlarla yaklaşıp yatağın kenarına oturdu ve gözlerini kız kardeşine dikti. Noelle’in ağzından çıkacak şeylerden ölesiye korkuyordu.

"Lelia," dedi Noelle pürüzlü bir sesle, "birlikte geçirecek pek vaktimiz kalmadı… sana bir şey söylemek istiyorum."

"Ne? Öyle hemen pes etme! Sen Rahibe’sin, değil mi? Şu gizemli sihirli güçlerin her neyse kullan da kendini iyileştir!" Rahibe özel biri olmalıydı. Elbette yapabileceği bir şeyler vardı, değil mi?

Noelle sağ elini bitkin bir halde kaldırarak bu umudu söndürdü. "Kutsal Ağaç Fidesi beni kurtarmak için çırpınıyor ama… pek işe yarar gibi durmuyor." Tenine kazınmış olan arma hafif bir ışık yayıyordu fakat fidenin sahip olduğu güç her neyse, onu ölümün pençesinden çekip almaya yetmiyordu.

"A-Abla!" diye ağzından kaçırdı Lelia. Dudakları titredi, daha fazlasını söylemek istedi ama kelimeler boğazına tıkandı.

Noelle kardeşine ciddi bir ifadeyle baktı. "Lelia… ailemizin en çok sevdiği çocuk her zaman sensin."

"Ha?" Lelia duyduklarını idrak edemedi. Bütün anlar bitmiş de bunu şimdi mi konuşuyorlardı? Sormaya cesaret edemedi, sessizliğini korudu.

"Annemle babam… seni her zaman çok sevdi. Rahibe olmaya uygunluğun bulunmadığı meselesi… bir yalandan ibaretti."

Noelle bunu dedikten sonra geçmişlerine dair bir sırrı anlatmaya başladı; Lelia’nın bugüne kadar ruhunun bile duymadığı bir sırrı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.