Dışarıdaki o çetin doğa koşullarında bile bir elfin tek bir koruyucu maskeyle idare etmesi yeterliydi.
"Tümteğmenim, buyrun."
"Teşekkür ederim Yume."
Tümteğmen bu elf kızına bir isim vermişti: Yume. Japoncada "düş" anlamına gelen bu sözcüğü ona yakıştırmıştı. İkisini sık sık birlikte çalışırken görmek mümkündü. Yume, tümteğene adeta hayrandı; onun işlerine yardım etmek için her an can atıyordu.
Sonra, günlerden bir gün...
"Şuna bakın!"
Deneylerimizin kaç kez hüsranla sonuçlandığını saymayı çoktan bırakmıştım. Tamamen tesadüf eseri, bu misafirperverlikten uzak topraklarda tek bir fide tutunmayı başarmıştı.
"Başardık, başardık!" diye sevinçle bağırdı tümteğmen.
Yume de onun adına gururlanarak, "Tebrik ederim," dedi.
İçim kıpır kıpır olmuştu. "Hemen seri üretime geçmeliyiz. Bu küçük fide, geleceğimize ışık tutan umudumuz olacak!"
Tümteğmen başıyla onayladı. "Kesinlikle haklısın. Yume, Ideal, ikinize de çok teşekkür ederim."
"Ideal mı?" diye sordum. Ne demek istediğini anlayamamıştım.
"Ah, bağışla. Aslında diğerleriyle konuşup sana Ideal isminin yakışacağına karar vermiştik. Sana söylemeyi unuttum, kusura bakma. Beğenmedin mi yoksa?"
Bunca zamandır bana nasıl bir isim vereceğini düşünüyordu demek. Benim aklıma gelense sadece Karabaş veya Kuçu Kuçu gibi alelade köpek isimleriydi. Ideal, ha? Erişilmesi imkânsız bir mükemmellik kavramı. Yalan yok, hoş bir isimdi.
"Hayır, çok mutlu oldum. Ideal... Pekala. Bugünden itibaren kendime Ideal diyeceğim. Ne kadar güzel bir gün böyle. Üst üste harika şeyler yaşandı. Sonunda sizin de düşleriniz meyve verdi tümteğmenim."
"Evet! O kadar mutluyum ki... Şimdi hedeflerimden birini gerçekleştirebildim."
"Sadece birini mi? Başka hedefleriniz de mi var?" diye sordum.
"Evet. Bir gün tepemizdeki gökyüzünün yeniden maviye bürünmesini istiyorum. Toprağın yemyeşil çimlerle, ağaçlarla kaplanmasını... İnsanların uzay giysisi giymek zorunda kalmadan özgürce dışarıda yürüyebileceği bir yer olmasını istiyorum. O gün geldiğinde bana yardım edersin, değil mi Ideal?"
"Sormanız bile kabahat. Sizi desteklemek için elimden gelen her şeyi yapacağım!" diye söz verdim.
"Anlaştık o zaman."
"Söz!"
Ne yazık ki o fidanı umduğumuz gibi seri üretime geçiremedik. Zaman bizden yana değildi. Hayalimizi sonuna kadar yaşatamadan yeni bir savaş patlak verdi.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.