Eski Hesaplar

Ağzımdan bir hayret nidası döküldü. "Bak sen, kimleri görüyorum!"

"Anam!"

Karşıma çıkan herkesi teker teker yere serdikten sonra, yerde acı içinde kıvranan askerlerden biri gözüme çarptı. Çok tanıdıktı. Cumhuriyete ilk geldiğimde güya denetim yapmak için Einhorn gemisine binen heriflerden biriydi bu. O zamanlar bana tepeden bakmış, dünyaları ben yarattım edasıyla konuşmuştu.

Tetiğe basıp herifi kauçuk mermiyle vurdum. Yerde acıyla kıvranırken yanına gidip postalımın tabanını karnına gömdüm.

"Ben de ne zamandır seninle tekrar karşılaşmayı umuyordum. Geldiğim gün gösterdiğin o şahane misafirperverlik için sana teşekkür etmeyi öyle çok istiyordum ki."

"Y-hayır! Biri beni kurtarsın, imdat!"

"O da ne? Yüzbaşıydın diye hatırlıyorum ama şimdi sadece komutan mısın? Çok merak ettim doğrusu, seni rütbenden edecek ne halt yedin? Anlatsana biraz, ha?" Silahın namlusunu kafasına doğrulttum. Herifi öyle bir korku sardı ki ağzından köpükler saçarak oracıkta bayılıverdi. "Hadi ama, daha yeni başlıyorduk. Neyse. İşler zaten başımdan aşkın, seninle vakit kaybedecek halim yok."

Luxion burada olsaydı kesin yine o bilmiş tavrıyla konuşurdu. "Madem öyle, ne diye adamı tehdit edip vakit kaybettiniz efendim? Zamanınızı boşa harcamaktan başka bir şey yapmadınız."

Öğğ! Nedense o hiç bitmek bilmeyen iğnelemelerini bile özler gibi oldum.

"Bir an önce Louise Hanım'ı bulmam gerek ama bizim şu aptallar ne yapıyor acaba? Gerçi çok da endişelenmeye gerek yok. Hamam böceği gibidir onlar, istesen de öldüremezsin."

Yine de o ahmaklar için endişelenmeden edemiyordum.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.