Al bakalım! Alın bunu! Greg, elindeki makineli tüfeği havaya kaldırıp kükredi, bir yandan da düşmana gözü pek bir şekilde ateş açıyordu. Tek omzundan aşağı sarkan mermi kemeriyle adeta bir film yıldızını andırıyor, üzerine doğru hücum eden her bir düşmanı tek tek yere seriyordu.
Jilk hiç etkilenmemişti, yanındaki adama soğuk bakışlar fırlattı. Buluşmuşlardı ve birlikte savaşmaları gerekiyordu ama Greg neredeyse tamamen çıplaktı.
Greg, bu haldeyken hiç mi utanmıyorsun? Jilk, dürbün takılı keskin nişancı tüfeğini kullanıyordu. Ancak önlerindeki yolu Greg biçip geçtiği için, o dürbünden baktığında gördüğü tek şey çoğunlukla Greg'in kalçasının yakın çekimi oluyordu. Tetikteki parmağı fena halde kaşınmaya başlamıştı.
Evet, kusura bakma. Ben de biraz utanıyorum aslında.
O zaman lütfen üzerine bir şeyler giy. Jilk'in anlık duyduğu rahatlama kısa sürdü.
Sırtımda henüz yeterince kas yok da ondan.
Jilk söyleyecek söz bulamadı.
Bu adam cidden kaslarının eksikliğini çıplaklığından daha mı utanç verici buluyor? Gerçekten bu kadar aptal olabilir mi?!
Jilk bir an durup gözünü ayırmadan tavana baktı, zihni o sırada yanlarında olmayan diğer grup üyelerine kaydı.
Umarım en azından Chris... Hayır, onun artık kurtuluşu yok. Brad bile artık aklı başında sayılmaz. Keşke bunun yerine Alteslerine eşlik edebilseydim. Gerçekten, işler neden bu raddeye geldi ki?
Etraftaki tüm düşmanlar temizlendiği için Greg ilerlemeye koyuldu. Hey Jilk, daha ne kadar boş boş baka kalacaksın? Kendine gelsene biraz. Burası savaş alanı. Harbi sizin gibi tipler ümitsiz vaka, hiç mantık yok sizde.
Jilk'in parmağı tetiğe gitti. Ona arkasından ateş ettim diye herhalde kimse beni suçlayamazdı, değil mi?
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.