Zindan Çağrısı

Profesörü enkazın altından çıkardıktan sonra durumu anlattım. Pierre ile aramızda geçenleri öğrenince samimi bir pişmanlıkla yüzünü buruşturdu.

"Ne diyeceğimi bilemiyorum, gerçekten korkunç bir durum. Büyük Hanedanlar adına özür dilememe izin verin."

"Pierre meselesini neden daha önce halletmediniz ki? Duyduğuma göre adam öteden beri baş belasıymış."

Narcisse kaşlarını çattı. "Bize Altı Büyük Hanedan denmesi tek bir vücutmuşuz gibi bir izlenim yaratıyor ama aslında her aile kendi bölgesinin krallığı sayılır. Dışarıdan bakınca önemsiz görünebilir ancak ben Pierre’e müdahale etmeye kalkarsam, ailesi bunu kendi iç işlerine siyasi bir müdahale olarak algılar."

Cumhuriyet, özünde Kutsal Ağaç’ın gölgesinde birleşmiş küçük ülkeler topluluğundan ibaretti. Bu tür krizlerin yaşanması belki de kaçınılmazdı.

Her neyse, bunların hiçbiri beni ilgilendirmezdi.

"Pierre işini ben hallederim," dedim. "Şimdi söyleyin bakalım, sizden istediğim şu iyilik ne olacak?"

"Lespinasse Bölgesi’ndeki zindanı temizleme meselesini mi kastediyorsunuz? Size yardım etmekten memnuniyet duyarım fakat orası son derece tehlikelidir. Kutsal Ağaç’a yaklaştıkça zindanlar güçlenir. Lespinasse’taki ise neredeyse ağacın köklerinde yer alıyor."

"Hiç sorun değil."

Bayan Louise söze girdi. "Yine de kendinizi böyle açık bir tehlikeye atmanızı istemem. Özgüveniniz yerinde gibi görünüyor ama yeteneklerinizi gözünüzde büyütmek iyi bir fikir değil."

Ah, keşke o çekilmez yaratık yerine bu kadın benim ablam olsaydı.

Jenna ile Finley güvenliğim için asla endişelenmezdi. Hatta tam tersine, dönerken onlara hediye getirmem için tepeme binerlerdi. Gözyaşları gözlerime hücum etti.

"N-ne oldu Leon? Neden ağlıyorsun?"

"Sadece duygulandım. Bir kızın bana böylesine nazik davranmasına pek alışkın değilim de."

Şimdi hayatımda Angie ve Livia vardı belki ama Holfort Akademisi’ndeki ilk yılım tam bir sefaletti. İşkenceden farksızdı.

Kolumun yenijle gözyaşlarımı sildim. "Eee, Profesör Narcisse, bize rehberlik edecek misiniz?"

Kollarını kavuşturup bir an düşündü, ardından başını salladı. "Pekala, rehberiniz olacağım. Ancak söz verdiğiniz ödülü isterim. Malum, araştırmalarım için fonum tükenmek üzere."

"Hiç merak etmeyin, hakkınız olan her kuruşu ödeyeceğim. Cumhuriyet zindanlarının definelerle dolu olduğu söylenir, sabırsızlanıyorum."

Yalan da sayılmazdı, cidden heyecanlıydım. Büyü taşlarına ve diğer değerli kaynaklara el koymak için biçilmiş kaftandı bu fırsat. Şu aptal sürüsünün canını çıkarana kadar çalıştıracaktım.

"O halde hemen yola çıkalım mı?" diye sordum.

"Efendim?"

Sırıttım ve profesörü kolundan tuttuğum gibi odadan dışarı sürükledim. Bayan Louise arkamızdan şaşkınlıkla bakakaldı.

Dönüşte bana yardım edersiniz artık diye seslendim arkama bakmadan.

"E-evet, elbette."

Yüzümde ince, haince bir tebessüm belirdi. Pierre, benimle uğraştığın güne lanet edeceksin.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.