Kutsal Ağacın Gölgesinde

Düello günü gelip çatmıştı ama elimde hâlâ bir zırh yoktu. Lüks dairede, Yemeğini hırsla midesine indiren Elle’in yanında çömelmiş oturuyordum.

“Hepsini bitir bakalım. Hanımefendin yakında döner.” Anlamasını beklemiyordum tabii ama yemeği bırakıp kısa bir an yüzüme baktı.

Kyle arkamda durmuş, kollarını göğsünde birleştirmişti. “Görüyorum da keyfiniz yine yerinde Kont Bartfort. Şu işi biraz olsun ciddiye alamaz mısınız?”

“Aman, benim suçum değil ki. Elle içimi ferahlatıyor.”

“Düellonuz bugün. Kazanabilecek misiniz?”

“Hmm, güzel soru.”

Gözlerini delip geçercesine üzerime dikti. “Aklınızda bir plan olduğunu varsayıyorum. Hanımefendim son zamanlarda çok tuhaf davranıyor zaten.”

Ayağa kalktım. “Endişelenme. Onun normal hali tuhaf.”

Carla elinde kahverengi kese kağıdıyla koşarak yanımıza geldi. “Kont Bartfort, size bir paket geldi.”

“Hadi ya?”

“Evet ama kimin gönderdiği belli değil.”

“Boş ver gitsin,” diyerek paketi elinden aldım. İçinde eklem korumalı, siyah deri bir eldiven vardı. Cebime tıkıştırıp parmağımla Elle’i gösterdim. “Burada kalıp ona göz kulak olacaksın, değil mi?”

“Evet!” dedi Carla. “Ona çok iyi bakacağımdan şüpheniz olmasın!” Daha önce beni tuzağa düşürmüş biri gibi durmuyordu hiç. Bütün o sinsi hallerini geride bırakmış, masum bir edaya bürünmüştü.

“Sana güveniyorum.”

Kyle söze girdi. “Ben de diğerleriyle birlikte sizi desteklemeye geleceğim.”

“Öyle mi? O zaman parayı bana yatır da köşeyi dön bari.”

“Ne yazık ki Alzer’de Kutsal Ağaç üzerine yemin edilen müsabakalara bahis oynamak yasak. Hanımefendim öyle söyledi.”

“Harbi mi ya?” Tüh, ne büyük hayal kırıklığı. Yine kendi üzerimden para kırma planları yapıyordum. Neyse, kısmet değilmiş.

“Öyleyse bana müsaade. Sonra görüşürüz.”

Arkamı dönüp çıkacakken Noelle elinde fidanla koşa koşa geldi. “Leon, bunu unuttun! Bu olmadan başın büyük belaya girer.”

Çenemi sıvazladım. Kısa bir an ona bakarken zihnimde bir ışık yandı. “Sende kalsın.”

Noelle kaşlarını çattı. “Ne? Ciddi misin? Ama bu çok önemli bir şey değil mi?”

Kıkırdadım. “Sende kalırsa benim yanımda durmasından çok daha güvende olur gibi bir his var içimde. Biri çalmaya kalkarsa da dert etme. Gider geri alırım.”

“Gözüm gibi bakacağım.” Noelle fidanı göğsüne bastırıp gülümsedi. Bir an için Jean’i kıskanmaktan alamadım kendimi.

Öğğ, bana ne oluyor böyle ya? Zaten nişanlıyım ben!

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.