Kül ve Sitem

Düellodan önceki gün, Pierre ve yalakaları kutlama yapmak için bir meyhaneye gitti.

"Zaferim kesinleşti! İçin çocuklar!"

Aptalları müdavimleri kovup kendi siparişlerini verdi. Pierre içkisini yudumlarken mekânın sahibi yanına yanaştı ve konuşma cesaretini topladı.

"Lort Pierre, korkarım hesabınız zaten epeyce kabardı. Ayrıca lütfen yanınızdakilere tembih edin de daha fazla olay çıkarmasınlar."

Pierre kadehini kaldırdı ve içindekileri adamın başından aşağı boşalttı. "Ne dedin sen? Benim gibi yüce bir lorda emir verebileceğini mi sanıyorsun?"

"H-hayır, haşa, asla öyle bir-"

"Sizin gibi aşağılık mahluklar çöpten farksız. Bu cumhuriyette nefes alabildiğinize bile şükretmeniz lazım!" Pierre adama bir yumruk savurdu ama darbesi istediği kadar etkili olmadı. Bu durum öfkesini daha da körükledi. "Çocuklar, dağıtın burayı!"

Emri alan serseri çetesi fırlayıp meyhaneyi yerle bir etmeye başladı. Paniğe kapılan mekân sahibi, yıkımı durdurmak için serserilerden birine sarıldı.

"Lütfen yapmayın! Yalvarırım!"

"Pierre Bey'i tepesini attırmadan önce düşünecektin bunu!"

Serseri, adamı yere fırlattı. Meyhanecinin karısı ve kızı koşarak yanına gelip ona sarıldı.

"Hayatım!"

"Baba!"

Pierre’in dudakları tiksindirici bir şekilde büküldü, yüzüne çarpık bir gülümseme oturdu. "Biliyor musunuz, alkol artık pek keyif vermiyor. Adamakıllı bir kutlamayı hak ettik ama sen canımı sıktın. Belki de bedelini ailene ödetmeliyim."

Adam Pierre’in ne demek istediğini anladı ve karısıyla kızını korumak için öne fırladı. "Hayır, durun!"

Pierre sağ elini kaldırdı; ahşap tabanı delip geçen kökler çağırdı. Kökler adama dolanıp onu bağlarken Pierre’in adamları etrafını sardı.

"Siz ikiniz bizimle geliyorsunuz."

Serseriler kadını ve kızı sürükleyerek götürürken adam arkalarından ellerini uzattı. "Bırakın onları!"

Pierre küçümseyerek baktı. "Bırakırım tabii. İşim bittikten sonra. Şimdi kendi canının derdine düşsen iyi edersin."

Yalakalarıyla birlikte dışarı çıktı ve meyhaneyi ateşe verdiler. Alevler binayı yutarken iki kadın gözyaşlarına boğuldu.

"Hayır!"

Pierre neşeyle kahkaha attı. "Bana karşı gelenlerin sonunu gördünüz mü?!"

Kasabalılar nefret dolu gözlerle izliyordu. Hiçbiri tek bir kelime etmeye cesaret edemedi. En sonunda ne olduğunu anlamak için askerler geldi fakat işin içinde Pierre’in olduğunu görünce, onu tutuklamaya bile yeltenmeden sadece yangını söndürmekle yetindiler.

"Ne diyorsam onu yapın, hamam böcekleri!" diye kükredi Pierre.

Arkasında, binadan geriye kalanlar tütmeye devam ediyordu.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.