Ders biter bitmez Noelle sandalyesinde ters dönüp yüzünü bana çevirdi. Kollarını arkalığa dayamış, gözlerini defterime dikmiş bakıyordu.
Üzerinde etek vardı, bu yüzden bacaklarını böyle iki yana açarak oturması pek... hanımefendice sayılmazdı. İç çamaşırı görünmüyordu belki ama üniforması yukarı doğru kaymıştı işte.
“Tuttuğun notlar benimkilerden bile iyi,” dedi.
Dersler başlamadan önce bana yardım etmeyi teklif etmişti aslında. Fakat Luxion, sınıfta işlediğimiz her şeyi zihnime çoktan derleyip toparlamıştı bile.
“Hiç dert etme,” dedim. “Anlamadığım bir şey olursa sana gelebileceğimi bilmek güzel.”
Alzer dilinde bilmediğim kelimeler çıktığında ya da hoca o kadar hızlı konuşuyordu ki dediklerini yakalayamadığımda cidden çok yardımı dokunuyordu.
Bu sözlerim kendine olan güvenini yerine getirdi. “E o zaman, üzerime düşeni yapıyorum demektir!”
Gözüm Brad’e kaydı. Etrafı hâlâ kızlarla çevriliydi, Noelle’in yardımına pek ihtiyacı var gibi durmuyordu. Elbette şımarık bir soylu olduğundan dil becerisi benimkinden katbekat iyiydi. Muhtemelen daha bir sürü dil biliyordu. Bu kadar yetenekli birinin Marie tarafından parmağında oynatıldığını düşünmek cidden üzücüydü.
“Hey,” diyerek düşüncelerimi böldü Noelle. “Bugün Marie ile Carla’ya etrafı gezdirmem gerekiyor. Sen de takılmak ister misin?”
Normalde kızlara rehberlik etme görevi Noelle’deydi, yani aslında onlarla aynı sınıfta olması gerekiyordu. Fakat son dakikada gelmeye karar verdiğimiz için akademi yönetimi de her şeyi zamanında yetiştirememişti. Noelle’in Jean yerine bizim sınıfta olmasının sebebi de buydu.
“Ben almayayım,” dedim. “Bugün etrafı bana Jean gezdirecek.”
“Hadi ya, tüh.”
Noelle hislerini saklama gereği duymuyordu. Tam da Marie’nin anlattığı gibi cıvıl cıvıl, içininki dışındaki bir kızdı. Bu da onunla anlaşmayı son derece kolaylaştırıyordu.
“Aldıklarımızı eve taşımama yardım edersin diye ummuştum,” diye ekledi.
Tabii bu açık sözlülük, sinsi emellerini de pat diye söylemesi anlamına geliyordu.
“Çıkarını hiç gizlemiyorsun bakıyorum.”
“Ne yani, seni randevuya çıkardığımı mı sandın? Sana kötü bir haberim var, o kadar ucuz bir kadın değilim.”
Gözümde daha rahat, öyle herkesle takılabilecek bir tip canlanmıştı ama yanılmışım sanırım. Belki de insanlarla arasına mesafe koyuyordu. Dürüst olmak gerekirse gündelik randevuları kabul eden biri olsaydı içim daha rahat ederdi. Özellikle de bu durum kendine bir erkek arkadaş bulması anlamına gelecekse.
“O kadar tatlısın ki zaten biriyle görüşüyorsundur diye düşünmüştüm,” dedim. “Hiç yakın olduğun bir erkek yok mu?”
Yüzü asıldı bir an. “Sadece Jean var. Evlerimiz yakın, bayağı da sohbet ederiz.”
Jean mi? Öğrenci değişim programındaki erkek rehberimiz olan Jean? Onun bir aşk seçeneği olmadığına neredeyse emindim. Sadece yakın olduklarını söyledi. Sanırım çıkmıyorlar, ha?
“Aslında bir erkek arkadaşım olsun istiyorum,” dedi Noelle. “Ama önümde kocaman bir engel var.”
“Engel mi? Rault Hanedanı'nın şu bahsettiğin prensesinden mi bahsediyorsun?”
“Aynen öyle. Bir de öbürü var. Bir prens.”
Prens demek, ha?
Buraya geldiğimden beri öğrendiğim bir şey vardı ki, o da Altı Büyük Hanedan’ın kendi bölgelerini adeta birer krallık gibi yönettiğiydi. Kendilerini kral olarak gören bu hanedan liderleri, Kutsal Ağaç etrafında birleşerek bildiğimiz Alzer Cumhuriyeti’nin temelini oluşturuyordu. Holfort’takinin aksine, bu durum her hanedanın farklı bir göbek adına sahip olması demekti. Doğrusunu söylemek gerekirse bana fazlasıyla teferruatlı ve can sıkıcı bir sistem gibi geliyordu.
“Adı Loic,” dedi Noelle. “Kafasında benimle ilgili garip hayaller kuruyor, kendisinden hiç hazzetmem. Herkese erkek arkadaşım olduğunu söyleyip duruyor ama ben asla kabul etmiyorum.” Bir an duraksadı. “Aslında tüm bu saçmalıklar başlamadan önce fena çocuk değildi.”
Sıkıntılı görünüyordu. Bense soğuk terler dökmeye başlamıştım bile.
Loic mi? Yahu, hikâyenin asıl erkek karakteri o değil miydi? Ve Noelle ondan nefret mi ediyordu?
“Senin erkek arkadaşın olduğunu mu iddia ediyor?” diye tekrarladım, durumu netleştirmek istercesine.
“Sen onu ciddiye alma,” dedi. “Sallayıp duruyor işte.”
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.