Marie lüks daireye döndüğünde Brad'i taze yaralar içinde buldu.
"Brad!" Yanına koşup onu kollarına aldı, elinden geldiğince iyileştirme büyüsüyle yaralarını sarmaya koyuldu.
Brad güçlükle gözlerini araladı. "Özür dilerim Marie... Carla Hanım'ı ve Elle'i koruyamadım."
"Şimdi konuşma, kendini yorma."
İlk yardım biter bitmez Greg ile Chris'e Brad'i yatağına taşımalarını söyledi.
Bu sırada Julius bahçeye göz gezdiriyordu. Carla'yı kaçıran haydutlar arkalarında tam bir enkaz bırakmıştı; lüks daireyi de yağmalamışlardı. "Bu kadar ileri gideceklerine inanamıyorum."
Kyle tiksintiyle burnundan soludu. "'Kutsal düello' dedikleri şeyin arkasına sığınıp böyle kahpeliklere mi başvuruyorlar yani? Bu Alzeriyalıların kutsal kavramından anladığı epey farklıymış."
Marie elindeki tablete baktı. Ekranda beliren ünlem işaretiyle birlikte tiz bir alarm ötmeye başladı. "Ne? Tepemizde bir şey mi var? Ay!"
Yukarıdan yaklaşan bir nesneye dair kısa bir uyarının ardından, sandık benzeri bir kutu kulakları sağır eden bir çat sesiyle yere çakıldı ve etrafa toz toprak saçıldı.
Kyle gözlerini kutuya dikti. "B-bu da ne? Yeni bir saldırı mı?"
Marie tableti sımsıkı tutup kutuya doğru sokuldu. Kapağı kenara çekip içine baktı.
"Marie Hanım!" diye bağırdı Jilk. "Durun, tehlikeli olabilir!"
Onu engellemeye çalışsa da Marie oralı olmadı. Elini içeri daldırıp bir silah çıkardı. Çok iyi tanıdığı bir silahtı bu. "Bunu kullanmamızı istiyor demek..."
Eski mafya filmlerinden aşina olduğu, yuvarlak tambur şarjörlü bir hafif makineli tüfekti.
Julius kutunun içine uzanıp biraz mühimmat çıkardı. "Plastik mermi mi? Neden yanında böyle şeyler taşır ki?"
Marie tüfeği omzuna dayayıp kutunun geri kalanını inceledi. Tabancalardan pompalı tüfeklere kadar türlü türlü ateşli silah ve teçhizat doldurulmuştu.
"Orası önemli değil. Hepsini tepe tepe kullanacağız. Çocuklar, hazırlanın. Carla'yı geri almaya gidiyoruz."
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.