Karşı Taarruz

Marie tribünlerden olan biteni dinliyordu. Carla’nın adını duyduğu bir an gözleri faltaşı gibi açıldı. Pierre ne yaptığını açıkça söylememişti fakat Marie’nin durumu tahmin etmek için yardıma ihtiyacı yoktu.

Greg yumruğunu avucuna vurdu. “Sinsi piç! Hileli yollara başvurmayacağını söyleyen o değil miydi? Bu düello kutsal falan sayılmıyor muydu?!”

Julius’un burun delikleri öfkeyle genişledi. “Hem o Zırh’ı çaldı hem de şimdi rehine aldı.”

Narcisse ve Louise bu sözde düellonun daha fazla sürmesine izin verecek değildi.

“Bu, şartlarımızın açık bir ihlalidir. Bu karşılaşmanın devam etmesine izin veremeyiz.”

“Haklısınız. Derhal iptal etmeliyiz.”

Onlar aralarında durumu değerlendirirken, Marie, Leon’un dudaklarını kıpırdattığını fark etti. Leon cebinden taşınabilir terminali çıkarıp kıza fırlattı. Marie cihazı havada yakalayıp delikanlıya baktı. Yüzündeki ifade gayet açıktı: Git Carla’yı ve köpeği kurtar.

Marie elindeki tablete göz attı. Arayüzü bir akıllı telefona o kadar benziyordu ki menülerinde hiç zorlanmadan gezinebildi. Ekranda Pierre’in adamlarının Carla’yı tuttuğu konumu gösteren bir harita belirdi.

Noelle yan gözle baktı. “Ne oldu?”

Marie çenesini dikleştirdi, gözlerini kıstı. “Bu bizim itibarımızı kurtarma şansımız,” diye mırıldandı, sesi buz gibiydi.

“Ha?”

Marie hemen arkasındaki erkeklere döndü. “Bebekler gibi sızlanmaktan bıkmadınız mı hâlâ?!”

“A-ama Marie,” diye kekeledi Julius. “Biz sadece Carla için endişeleniyoruz…”

“Madem o kadar endişeleniyorsunuz, gidip onu kurtaralım.”

“Lütfen sakin olun, Marie Hanım,” dedi Jilk yatıştırıcı bir ses tonuyla. “Nerede olduklarını bile bilmiyoruz. Üstelik Pierre blöf yapıyor da olabilir. Sakinleşip daha fazla bilgi toplamamız gerek.”

“Ne biçim korkakça bir zırvalık bu?!” diye çıkıştı Marie. “Omurganızı nerede düşürdünüz siz? Leon bu sıçanı pataklamak üzere. Biz de bu sırada Carla ile Elle’yi kurtaracağız!”

Chris tereddütle arenaya baktı. “A-ama Pierre’in bir Zırh’ı var…”

“Ve Leon hepinizi darmadağın etti, unuttunuz mu? Cidden buraya hazırlıksız çıkacağını mı sanıyorsunuz? Biraz inancınız olsun. Kolunda gizli bir kozu olmasa bu düelloya güle oynaya girmezdi. O her şeyi kılı kırk yararak planlar, acımasızdır. Rakiplerini umutsuzluğun dibine sürükler!”

Herkes bir anda sustu.

Kyle yanağını kaşıdı. “Carla Hanım’ın yardımı olmazsa iş yüküm on katına çıkar. Onu kurtarmamız gerek. Şimdi. Kontun bu durumu kontrol altında tuttuğuna eminim.”

“Olduğunuz yerde dikilip ellerinizi ovuşturmayı kesin artık!” diye gürledi Marie. “Bizi fena benzettiler, şimdi sıra bizde; gidip onların canına okuyacağız!”

Julius’un yüzüne geniş bir sırıtış yayıldı. “Haklısın. Aynen öyle! Sanırım fazlaca gözüm korkmuştu.”

Jilk başıyla onayladı. “Fark etmemiştim ama gerçekten haklı.”

“Öyleyse gidelim! Malikâneye dönüp detayları orada hallederiz.” Marie ayağa kalkıp çocukları peşine takarak arenanın çıkışına yöneldi.

Narcisse bu sahne karşısında önce donakaldı, fakat yakında kendini toparladı. “B-bir an bekleyin! Bu maçı iptal ediyoruz!”

Marie arkasına dönüp ters ters baktı. “Bunun bir seçenek olmadığı ortada!” diye hırladı. “Ne yaparsanız yapın ama bize zaman kazandırın. Gidip Carla’yı kurtaracağız. Sakın önümüze çıkmaya cüret etmeyin!”

Narcisse çaresizce yardım umarak Louise’e baktı. “Şey…”

Louise gözlerini arenadaki düelloculara çevirdi. Leon eliyle maça devam etmesi yönünde işaret veriyordu. Genç kadın içini çekip elini beline koydu. “Görünüşe göre devam etmek istiyor.”

Noelle kucağındaki fidanı göğsüne bastırdı. “Leon…”

Düello, kaçınılmaz şekilde planlandığı gibi devam edecekti.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.