Geçmişin Gölgeleri ve Yeni Bir İttifak

Akademiye ayak basmayalı epey zaman olmuştu. Öğretmenler dâhil herkes gözlerini dikmiş bana bakıyordu. Tabii aılları başlarına gelip bakışlarını kaçırana kadar. Altı Büyük Hanedan'ın diğer herkes üzerindeki mutlak nüfuzunu görmek açısından güzel bir örnekti bu.

Koridorun tam ortasından aheste aheste yürüdüm. Yoluma çıkmaktan öyle korkuyorlardı ki herkes sağa sola kaçışıyordu.

Hani yalan yok, bu durum pek de fena sayılmazdı.

"Şimdi Profesör Narcisse'i bulmak lazım."

Buraya gelme sebebim oydu. Narcisse, fakültede kadın karakterlerin âşık olabileceği erkekler arasında yer alan tek üyeydi. Uzmanlık alanı zindanlar ve kalıntılar olduğundan derslerinde daha çok saha çalışmalarına ağırlık verirdi. Verdiği ders özel bir seçmeli dersti, bu yüzden Narcisse asıl bir profesörden ziyade araştırmacı sayılırdı.

Arkeolog olma sevdasına düşmüş olsa da Narcisse de Büyük Hanedanlar'dan birinin soyundan geliyordu. Bu yüzden muhtemelen istediği kadar özgür hareket edemiyordu. Orijinal oyunda, yeteneklerini kullanarak başkarakterimize yardım ederdi.

Peki bize de yardım etmesin miydi yani?

Sınıfına doğru ilerlerken Matmazel Louise ile burun buruna geldim.

"Leon?!" diyerek nefesini tuttu.

Elimi salladım. "Selam, görüşmeyeli uzun zaman oldu. Çoğunlukla Pierre gemimi yürüttüğü için gelemedim."

Meseleyi hafifletmeye çalıştım ama gözlerini süzerek bana baktı.

"Benimle gel." Kolumdan tuttuğu gibi beni boş bir sınıfa sürükledi. "Bana tam olarak ne olduğunu anlat. Daha önce sormak istedim ama hiçbiriniz okula uğramıyorsunuz. Noelle bile gelmeyi reddediyor. Bunun onunla bir ilgisi olduğunu varsaymaktan başka çarem kalmadı."

Olayı olabildiğince basite indirgemeye çalıştım. "O bok çuvalı Pierre, diğerlerini kandırıp Kutsal Ağaç üzerine yemin ettirdi ve gemimi kaptı. Noelle konusuna gelince... Loic tasmayla kızın etrafını sarıp sadece kendisine ait olmasını istediğine dair nutuklar çekmeye başladı. Onu korumak için bizim evde misafir ediyoruz."

Louise'in gerginliği biraz olsun yatıştı. "Şimdi anladım. Babamla konuşacağım. Pierre ve Loic işini bana bırakabilirsiniz."

Kötü kadının böyle merhametli bir yanının olacağını hiç tahmin etmezdim. Başımı iki yana salladım. "İş o kadar basit değil. Sonunda sadece aptal durumuna düşeriz. Ben Holfort'un kahramanıyım, biliyorsun. Pierre'in yaraladığı Brad, bir soylu hanenin eski mirasçısı. Ayrıca Pierre, eski veliaht prens dâhil herkesin boynunda iz bıraktı."

Dürüst olmak gerekirse Marie'nin boynundaki o tasma benzeri mühür zihnime geldikçe kanım beynime sıçrıyordu.

Matmazel Louise'in yüzü asıldı. "Anlıyorum ama Pierre Altı Büyük Hanedan'dan birinin soyundan geliyor. Ona karşı kazanamazsın."

Pekala, kabul ediyorum; belki bu işin peşini bırakamayacağıma dair nedenleri sıralıyordum ama adamın üzerine gitmemin asıl sebebi bunlardan hiçbiri değildi. "Şöyle anlatayım," dedim. "Bana sataştı, ben de hesabını keseceğim. Benimle uğraştığına pişman olacak. Şimdi, bana yardım etmeye var mısın?"

Umutsuz bir çaba olsa da sormaya değerdi.

Louise bir an tereddüt etti ve ardından, beni fazlasıyla şaşırtan o sözler döküldü ağzından...

"Peki, ama çok riskli şeylerden kaçınmanı istiyorum."

"Öyle durmayabilirim ama dövüş konusunda oldukça iyiyimdir."

"Sözüne güveneceğim. Peki, benden ne istiyorsun?"

"Beni biriyle tanıştırmanı istiyorum. Bir de..."

Louise ikinci isteğimi duyduğunda küçük dilini yutacaktı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.