İstenmeyen Yükseliş

Huzur odasının zemininde, tahta doğru uzanan kırmızı bir halı seriliydi. Kralın önünde diz çöküp beklemeye başladım. Savaşa katılan soyluları överken sergilediği hareketler son derece resmi ve tiyatraldi.

Hadi artık, bitir şu işi zaten.

Sanki düşüncelerimi okumuş gibi, kral söze başladı: "Vikont Leon Fou Bartfort... Hayır, Kont Bartfort! Öncelikle seni başkomutanlık görevinden azlediyorum. Ve şimdi, sana kont unvanını, beraberinde de saray hiyerarşisinde üçüncü kademe rütbesini bahşediyorum!"

Toplanan soyluların arasında uğultular yükseldi.

Gözlerim yuvalarından fırlamış bir halde zemine bakakaldım. Bu aptal! Ne diyor bu böyle?!

"H-haşmetmeapları, lütfen konuşmama izin verin!" diye ağzımdan kaçırdım. Başım dönüyordu.

Sakalını sıvazlayarak tepeden bana baktı. "Pekala, konuş."

"Cömertliğiniz için minnettarım ancak bana neden böyle bir unvan ve rütbe verdiğinizi sorabilir miyim? Henüz çok gencim. Böyle bir statü benim için çok fazla..." Kelimeleri toparlamakta zorlanırken sesim kısıldı. Aslında sadece, "Kıçımın kontu olamam ben! Saray rütbesi saçmalığınızın da bana zerre faydası yok!" diye çığlık atar gibi bağırmak istiyordum.

Kalabalıktan fısıltılar yükseldi. Belli ki pek çok kişi benimle aynı fikirdeydi.

"Bu yaşta bir kont mu?"

"Sonradan görme, sosyal basamakları amma hızlı tırmandı."

"Tek bir nesilde kontluğa yükselen birini hiç duymamıştım."

"Üçüncü kademe mi? Bu zaten en yüksek rütbelerden biri demek."

Gerçekten de üçüncü kademe rütbe, kabine bakanlarıyla aynı sınıfa girmek demekti. Bunun üstünde sadece kraliyet ailesi vardı.

Ben böyle bir statü falan istemiyorum!

Eğer biri aniden bir lise öğrencisinin yanına gidip, "Yarın hükümette bakan olacaksın," dese, çocuk doğal olarak, "Ne alaka lan?" diye tepki verirdi, değil mi? Bu resmen bir stajyeri yönetim kuruluna davet etmek gibiydi! Bu kadar sorumluluğun altından kalkamazdım! Bu işi beceremezdim!

Başımı kaldırdığımda, Haşmetmeapları olacak o piç Roland pis pis sırıttı. "Başarılarını göz önüne aldığımızda, seni layığıyla ödüllendirmeliyiz. Sana böyle bir unvan ve rütbe vermek en doğrusu olacaktır. Lütfen endişelenme. Ne kadar yetenekli olduğunu bildiğimden, yeni statünün gerektirdiği katkıları sunmaya devam edeceğinden hiç şüphem yok."

Harika, sağ ol, bana bu kadar güvenmen beni çok mutlu etti. Affedersiniz, müsaadenizle şu aptal halınızın üzerine kusacağım!

Kral biliyordu. Bunu istemediğimi biliyordu ve sırf bu yüzden yapmıştı. Diğer yetkililerin kafası bariz bir şekilde karışmıştı. Kraliçe Mylene bile şaşkınlıktan donakalmıştı.

Kendi başına beni terfi ettirmeye karar verdin, seni pis engerek.

Daha fazla itiraz edemeden Roland benden önce davrandı. "Aranızda bu kararıma itirazı olan var mı?"

Kimseden ses çıkmadı.

Bazıları bu durumdan hoşnut olmasa bile, kararı şu noktada iptal etmek sadece daha fazla soruna yol açardı. Beni terfi ettirmezlerse bu kötü bir emsal teşkil ederdi; insanlar emeklerinin karşılıksız kalacağını düşünürse krallık adına bir şeyler başarma hevesleri kırılabilirdi. Özellikle de benim başarılarımın büyüklüğü düşünülürse... Eğer ben terfi almazsam, bir daha kimse alamazdı.

"Kont Bartfort, gelecekte yapacaklarını merakla bekliyorum," dedi kral.

"B-beni onurlandırdınız."

"Canınız cehennem!" diye böğürebilseydim çok daha tatmin edici olurdu. Ama ne yazık ki ailem de oradaydı. Burada sergileyeceğim kötü bir tavır sadece onların başına iş açardı. Zaten onlara yeterince çektirmiştim.

Roland sırıtmaya devam ederken, içimden bir gün mutlaka intikamımı alacağıma dair yemin ettim.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.