Gökyüzünü Kaplayan Gölgeler

Fanoss Prensliği'nin tepesinde süzülen yapay ada, yüz elliden fazla hava gemisinden ve adeta bir canavar ordusundan oluşan muazzam bir filonun sancak gemisiydi. Hepsi bir araya geldiğinde gökyüzünü tamamıyla kapatıyor, adeta güneşi yutuyordu.

Holfort Krallığı, Hertrude’un Sihirli Flüt’ünü ele geçirmişti geçirmesine ama onun tek flüt olduğunu sanacak kadar aptaldı. Prensliğin elinde bir tane daha vardı. Onu tutan kişi ise henüz on dört yaşındaki ikinci prenses, Hertrauda’ydı. İpek gibi siyah saçlarından yüz hatlarına kadar ablasına inanılmaz derecede benziyordu. Ayrıldıkları tek ve en büyük nokta, Sihirli Flüt üzerindeki becerileriydi. Hertrauda’nın gücü ablasınınkinin çok ötesindeydi, bu sayede çok daha büyük bir canavar sürüsüne hükmedebiliyordu.

Aslında plan, Hertrude’un öncü birlikleriyle krallığı haritadan silmekti. Ancak Leon tek başına tüm planlarını altüst etmiş, prensliği büyük bir kaosa sürüklemişti. Hertrauda’yı sahaya bu kadar yakında sürmeyi hiç düşünmemişlerdi fakat Leon onları buna mecbur bırakmıştı.

Hertrauda zarafetle sordu. "Şu İblis Şövalye bize karşı duramayacak, değil mi?"

Hizmetkarlarından biri hürmetle eğildi. "Haklısınız prensesim. Krallığın soyluları onun elindeki Kayıp Eşyalar'a, hem hava gemisine hem de zırhına el koydu. Gerçekten aptal bir güruh."

Tam o sırada bir şövalye yaklaşarak bilgi verdi. "Prensesim, tüm hazırlıklar tamamlandı."

Küçük kız başıyla onayladı. Prensliğin tüm geleceği bu savaşa bağlıydı. "İşgali başlatıyoruz. Dikkatlerinizi toplayın! İstikametimiz Holfort Krallığı’nın başkenti. Ayağımıza dolanmaya cüret eden fareleri görmezden gelin, hiçbirinin önemi yok. Şimdi, ileri!"

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.