Yeni Bir Başlangıç

Kış tatili için eve döndüğümde beni gepyeni bir konak karşıladı. Taşranın o temiz, insanı tazeleyen havası sanki bana özel bir hoş geldin hediyesi gibiydi.

Taşra cidden harika bir yerdi. Başkentte yaşanan her şeyin kötü bir rüyadan ibaret olduğunu düşündürtüyordu insana.

"Konağa bak, kocaman olmuş," dedim.

Babamın yanakları utançla kızarsa da başını gururla dikleştirdi. Yüzündeki o geniş gülümsemeye bakılırsa halinden gayet memnundu. "Artık beni görmeye daha çok konuk geliyor, bilirsin. Onları şanımıza yakışır şekilde ağırlamak için elimden geleni yapmam gerekiyordu. Tabii tüm bunlar senin sayende oldu."

Kendi servetim vardı ama bir kısmını aileme göndermiştim. Anlaşılan o parayı mülkü baştan inşa etmek için kullanmışlardı. Eskiden burası... Şöyle diyelim, kendine has bir havası vardı işte, orada bırakalım.

Nicks, artık ana konağın içinde hepimizin ayrı odaları olduğunu öğrenince ne hissedeceğini bilemedi. "Mezun olunca buraya pek yolum düşmeyecek ama yine de bunu duymak sevindirici."

Ve elbette, bu huzurlu ortamı o şımarık tavırlarıyla bozacak tek bir kişi vardı: Beş para etmez kız kardeşim.

"Miauler’ın odası nerede?"

"Ne?" Babam kızın ses tonu karşısında şaşkınlıkla kaşlarını çattı. "Hizmetkarların kendi odaları var."

"Ona evdeki hizmetkarlarla aynı odayı vereceğimi söylemiyorsun herhalde?" diye soludu Jenna. "Buraları yıkıp baştan yapacaktıysanız önceden haber verseydiniz ya! Fazladan oda olduğunu bilseydim Miauler’ı da yanımda getirirdim."

Yani kediyi akademide bırakıp gelmişti. O zaman hâlâ neyin dırdırını yapıyordu ki?

"Ama size sürpriz yapacaktık," dedi babam.

"Biraz ince düşünün artık." Jenna kollarını kavuşturdu. "Ayrıca, eşyalarıma el mi sürdünüz siz?"

"Senin odandaki eşyalarla ben ilgilendim kızım, merak etme," dedi annem.

"Neden bana sormadan eşyalarıma dokunuyorsunuz ki?! Öğğ, tüm bunları yapacağınızı bana önceden söylemeliydiniz! Bilseydim Leon’a beni daha erken eve bıraktırırdım!"

Söylediği bu saçmalık üzerine yere tükürdüm.

"Seni aptal," diye çıkıştı Nicks. "Sadece işleri daha da berbat ediyorsun."

"Şunun suratına bir tane patlatsam kimse sesini çıkarmaz, değil mi?"

"Seni anlıyorum ama tut kendini. Şu çocuk tarafından reddedildiği için sinirlerinin bozuk olduğunu biliyorsun."

Aslında bakılırsa o olayla beni bayağı eğlendirmişti. Sanırım bu seferlik şımarıklığını görmezden gelebilirdim. Özellikle de o vikont veledinin onunla hiçbir işinin olmadığını fırsat buldukça yüzüne vurmak şartıyla.

Jenna, kafasından adeta dumanlar çıkararak odasına doğru hışımla yürüdü.

Onun arkasından babamın omuzları çöktü, moralinin bozulduğu her halinden belliydi. Nicks’le ikimiz babamın omuzlarına birer el koyup ne kadar harika bir iş çıkardığını söyleyerek onu teselli ettik.

Laf olsun diye de söylemiyordum üstelik. Aile topraklarımızı görmeyeli epey olmuştu ama gerçekten de güzel gelişmişti. İki yıla kalmaz burası parmakla gösterilecek bir baronluk olurdu.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.