O esnada Redgrave Hanedanı’na ait arazinin ahırında Angie, Livia’ya ata binmeyi öğretiyordu. Angie onu sakinleştirmeye çalışsa da genel olarak atlar Livia’nın ödünü koparıyordu.
“Gördün mü? Korkacak hiçbir şey yok.”
“Çok yüksekteyim. Tahmin ettiğimden bile daha yüksek!”
“Buna yüksek demek için bin şahit ister.”
Angie, sırf binicilik dersleri verebilmek adına Livia’yı kış tatilinde ailesinin malikanesine davet etmişti.
“İkinci sınıfa geçtiğimizde sadece teorik derslerden not almayacağız. Bunun gibi çok daha fazla uygulamalı sınavımız olacak. Henüz vakit varken şimdiden alışsan iyi edersin.”
Livia’nın bütün vücudu titriyordu. Derslerle hiçbir sorunu yoktu aslında. Sıkıntısı, dersler dışında kalan hemen her şeyleydi. Yine de kendini geliştirmek istediğinde ısrar ettiği için Angie ona rehberlik ediyordu.
İlk başta ikisi de Leon’un evine gitmeyi düşünmüşlerdi fakat onun kendi bakım tesisini kurmakla meşgul olduğunu görünce bundan vazgeçmişlerdi.
“Dik otur,” dedi Angie. “Kamburunu çıkarıyorsun.”
Zilzurna titreyen arkadaşına ders vermeye devam ederken dışarıda lapa lapa kar yağmaya başladı.
Bu yıl da amma erken bastırdı kış, diye düşündü Angie. Leon’un memleketindeki o ılık havaları özlemişti. Ödül töreninden hemen önce adamın çıkardığı patırtı bir türlü aklından çıkmıyordu.
Babamla ağabeyim onu bizim klik bünyesine katmaya kararlı ama Clarice ile Deirdre de bir işler çeviriyor gibi. Yakında ona uygun bir eş bulsak iyi olacak. Bizim taraftan birinin kızını seçeceklerse acaba akıllarında kim var?
Leon’un evlilik meselesine gelince, yeni unvanı sayesinde seçenekleri bir hayli çoğalmıştı. Bir baron olarak tek şansı kendi statüsündeki kızlardı. En iyi ihtimalle bir vikont kızıyla evlenebilirdi. Şimdiyse bir kontun kızıyla bile dünya evine girebilirdi. Dük hanedanından bir kız onun için hâlâ fazla yüksek bir hedef sayılırdı ama yine de önünde seçebileceği sürüyle aday vardı.
Aynı zamanda Angie, bu yeni konumuyla birlikte kızların onun etrafında pervane olacağını biliyordu. Öğrenci mevcudunun tam üçte biri, Fanoss Prensliği ile yaşanan çatışmadaki sergilediği becerilere bizzat şahit olmuştu. Kara Şövalye’yi püskürttüğünü kimse görmemiş olsa bile, elinde ne kadar büyük fırsatlar tuttuğunu anlamak için dahi olmaya gerek yoktu. Üstelik artık dördüncü kademeden saray rütbesine sahipti. Devasa hava gemisi Partner ve Kara Şövalye’yi madara eden zırhı Arroganz da cabasıydı.
Tüm bu başarıların gözlerinin önünde sergilenişine tanık olan kızların aklından neler geçiyordu acaba? Ya sadece kulaktan dolma dedikoduları duyanlar?
Angie’nin şakakları zonkladı.
Clarice ile Deirdre onunla evlenmenin peşinde olabilir miydi? Mantıklıydı aslında; statüleri ona uyuyordu. Ama Leon’u o ikisine yar etmeye hiç niyeti yoktu…
İçinde kıskançlık dalgası kabarırken Angie hızla başını sallayıp kendini topladı.
“Ah, Angie,” diye yalvardı Livia, “bacaklarıma kramp girecek.”
Bu ses onu daldığı hülyalardan uyandırdı. “Sen… hamlamış olabilir misin?”
Livia zaten evden pek çıkmayan bir tipti. Akademiye geldiğinden beri, ailesine ev işlerinde yardım etmek zorunda kalmadığı için hareket etme ihtiyacı daha da azalmıştı. Haliyle kondisyonu iyice düşmüştü.
“Bu hiç iyi olmadı işte,” dedi Angie. “Bu gidişle mezun olmadan önce bir zindan temizlemen çok zor olacak.”
“Zindan temizlemek mi? Şey, başkentteki zindanı temizlersek yok olacağını sanıyordum?”
Angie, Livia’nın attan inmesine yardım etti. “Temizlemek diyorum ama aslında sadece otuzuncu seviyeye kadar ulaşman gerekiyor. O kadar derine inebildiğinde yetişkin sayılıyorsun. Aksi takdirde yetişkin bedenine sıkışmış bir çocuktan farkın kalmaz. Oraya ulaşmak için korumalar kiralamak da bir yöntem tabii ama kendi ayaklarının üzerinde gidip gelecek kondisyonun yoksa başın büyük belada demektir.”
Özel bir muafiyet tanınmadığı sürece, zindanı temizlemek mezuniyet için şart koşulan en temel esastı.
Livia’nın omuzları çöktü. “E-elimden geleni yapacağım.”
Angie ona destek olurken kızın dizleri birbirine vuruyordu. Angie kıkırdadı. “Her tarafın tir tir titriyor. Ama biliyor musun, sıcacıksın.”
“Angie, beni öyle sıkı tutma.”
Çevredeki korumaların ve hizmetçilerin bakışlarına aldırış etmeden, ikisi de malikaneye dönene dek yol boyunca birbirleriyle şakalaşıp oynaştılar.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.