Bulutların Üstündeki Sessizlik

Dükün hava gemisinde Angie için özel bir oda hazırlanmıştı. Angie de Livia’yı yanına çağırıp geceyi birlikte geçirmeyi teklif etmişti.

Livia yatakta bacaklarını kendine doğru çekip kollarını dizlerine dolamış, yolculuğun başından beri olup bitenleri anlatıyordu. Angie anlatılanları dinledikçe sadece derin bir iç çekip başını sallayabildi.

“Senin tamamen bir hanımefendi gibi davrandığını söyleyemem ama Leon’un da bu kadar kırılıp çocuk gibi küsmesi gerçekten çok zavallıca.” Yine de bunu söylerken içten içe kendini iki yüzlü gibi hissetmeden edemedi.

Livia bakışlarını yere indirdi. “Hayır, her şey benim suçum. Öfkemi Leon’dan çıkardım, şimdi de benden nefret ediyor.”

Angie onu teselli etmek için elini uzattı fakat havada asılı kalan parmaklarını sıkıp yumruk yaptı. Sahi, Leon’u suçlamaya ya da Livia’yı teselli etmeye hakkım var mıydı benim?

Şimdiye kadar söylediği ve yaptığı her şeyi zihninden geçirirken yüreğini derin bir pişmanlık kapladı.

Angie yavaşça mırıldandı. “Şimdilik dinlenelim. Buradan doğrudan akademiye döneceğiz.”

Ne yapması gerektiği konusunda en ufak bir fikri yoktu. Livia, ailesinin nüfuzundan uzakta kazandığı ilk gerçek dostuydu; ne arkasından sürüklenen bir takipçi ne de her dediğini onaylayan bir dalkavuktu. Ancak Livia nihayetinde halktan biriydi. Angie, onunla nasıl samimi bir bağ kuracağına karar veremiyor, her adımında kendinden şüphe ediyordu.

Aralarındaki bu ilişki ve Leon ile kurdukları o üç kişilik bağ, daha başlamadan yıkılmaya mı mahkumdu?

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.