Kendimizi salonun dışına dar atmış, orada öylece pineklerken Daniel öfkeyle gürledi. “Kendilerini ne sanıyorlar be! Tepemizden bakıp duruyorlar!”
Raymond bir banka çöktü, dizlerini göğsüne doğru çekip gözlerini boş gözlerle gece gökyüzüne dikti. “Bize resmen gidin geberin de hayata yeniden başlayın dedi… Gerçekten bunları duymayı hak edecek ne yaptık?”
Evet, işin kötüsü ben zaten ikinci hayatımı yaşıyordum. Bir kez daha baştan başlamam gerektiğini duymak pek de hoşuma gitmemişti.
Şen şakrak müzik sesleri ve kahkahalar parti salonundan dışarıya kadar taşıyordu. Soylu sınıfın kızları ve uşakları bize kıçlarıyla gülerken, üçümüz bu aşağılayıcı manzaradan kaçıp kendimizi dışarı atmıştık. Avam sınıftan kızlar ise bize ya acıyarak bakmış ya da göz göze gelmekten köşe bucak kaçınmışlardı.
Ne zavallı ama…
“Bıktım artık,” diye mırıldandım aniden. “Hepsinden tiksiniyorum.”
Daniel bir şeyler söyleyecek gibi oldu ama sonra vazgeçip ağzını kapattı ve başını başka yöne çevirdi. Raymond da sessizliğini koruyordu. Birer baronluk varisi olarak, o soylu hanımefendilerden biriyle evlenmek zorundaydım. Bir hanedana mensuptuk ve bu yüzden yüksek mevkiden bir partnere ihtiyacımız vardı. Eğer bunu başaramazsak, diğer soylular bize vebalı gibi davranırdı. Bunlarda kesin bir bozukluk var, deyip arkamızdan fısıldaşırlardı.
Babam, aksi takdirde karşı karşıya kalacağı riskler bu sefalete katlanmaktan çok daha büyük olduğu için Zola ile evlenmişti. Eğer toplum içinde gereken saygınlığı ve terbiyeyi gösteremezseniz, diğer soylular hanedanınızı medeniyetten nasibini almamış barbarlar olarak yaftalardı. Eğer toplum sizi bir kez dışlarsa, komşu bölgeler size savaş açmak için hemen bir kılıf uydururdu. Tüm bu tehlikeler, akademideki bu çaresizliğin fitilini ateşleyen asıl sebepti.
Daniel ile ben de bankta Raymond’ın yanına çöküp gökyüzünü izlemeye başladık.
“Bu noktada kadınlardan tamamen soğudum sanırım,” diye itiraf etti Daniel.
“Seni o kadar iyi anlıyorum ki,” diyerek ona katıldı Raymond. “Buradan mezun olmadan önce evlenmeyi beceremezsek, toplumun tortusu haline geleceğiz. Kadınlar asla bizim üzerimizdeki bu baskı ile yüzleşmek zorunda kalmıyor.”
Akademideki kızların hepsi berbat değildi elbet, ama oran olarak bakınca çoğunluğu gerçekten çekilmezdi. Bu yüzden buradaki pek çok erkeğin hayatlarından nefret etmeye başlamasına şaşmamak gerekirdi.
“Bazı çocukların kadınlardan o kadar bıktığını ve bu yüzden erkeklere yöneldiğini duyduğumda bunu sadece bir şaka sanıp gülüp geçmiştim,” dedim, Lucle’un bana anlattığı bir şeyi hatırlayarak. “Dönemin başındaydı o zamanlar. Artık hiç de komik gelmiyor.”
Daniel ve Raymond başlarıyla beni onayladı. İşin en iğrenç tarafı da buradaki bazı kadınların, erkek erkeğe yaşanan ilişkileri birer fantezi nesnesi haline getirip bundan zevk almasıydı. Bu dünya gerçekten kurtarılacak gibi değildi.
Oğlan okula kaydolur. Kızlar ona berbat davranır, o da kızlardan nefret etmeye başlar. Temel insani yakınlık için erkeklere yönelir. Ve fujoshiler buna bayılır.
Kadınların kendi elleriyle yarattığı kısır bir döngünün içinde dönüp duruyorduk. Hatta bu kızlara tam bir baş belası denilebilirdi. Kafayı sıyırmışlardı çünkü. Neyse, bana komik gelmişti işte.
Çok geçmeden içerideki müzik sustu. Cebimdeki saate baktım, partinin bitmesine henüz vakit vardı. Belki de müzisyenler ara vermişti, ama kahkahalar da bıçak gibi kesilmişti. Kulak kabarttığımda, içeriden birilerinin… bağırdığını duyar gibi oldum.
“Hey, bana mı öyle geliyor yoksa içeride garip bir şeyler mi dönüyor?” diye sordum.
Raymond salona doğru baktı. “Şimdi sen söyleyince fark ettim, içeriden bir gürültü patırtı geliyor gibi.”
“Gidip baksak mı?” Daniel ayağa kalktı. “İçeri girmemize gerek bile yok. Pencerelerden gizlice dikizleyebiliriz.”
Raymond tereddüt etti. “Kendimizi zaten yeterince rezil ettik, daha fazlasına gerek yok. Bizi görürlerse maskara oluruz. Gerçi, içeride ne olup bittiğini ben de merak etmiyor değilim…”
Merakımızı en az dikkat çekecek şekilde nasıl gidereceğimizi tartışırken, binadan bir kız fırladı. Şaşkınlıkla etrafına bakındı, ardından bizi fark edip hızla bu tarafa doğru koşmaya başladı. Üzerinde okul üniforması vardı ama yaklaşana kadar onun Olivia olduğunu anlayamamıştım.
“Leon! Durum çok kötü!”
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.