Bir Baronun Bedeli

Zola odadan çıktığında babamla baş başa kaldık. O an kendimi daha fazla tutamadım ve patladım.

“Böylesine aptalca bir şey için bizi ayağına gemi göndermek zorunda mı bıraktı? Buraya gelmesi için yaptığımız onca hazırlığın ne kadar sürdüğünden haberi var mı?” Adamızla başkent arasında düzenli işleyen bir hava gemisi hattı vardı elbet ama onun ziyareti demek; yemeklerinin, konaklamasının ayarlanması ve yol masraflarının karşılanması demekti. “Baba, neden o... o şeyle evlendiniz ki?”

Babam çok pısırıktı. Gerçi bunun da kendine göre sebepleri vardı.

“Kızma hemen. Mecburdum. Diğer soylular başka türlü bize gereken saygıyı göstermezlerdi ve bu hafife alınacak bir mesele değil.”

Babamın gözünde Zola gibi birinin, krallığın en ucunda, sapa bir adadaki haneye gelin gelmeyi kabul etmesi bile mucizeydi. Taşrada doğan soylu hanımlar genellikle can attıkları o başkent hayatına kavuşmak için oradan bir eş bulup giderlerdi. Seçici olmayan az sayıda kadın çıksa da, erkekler onları kapışmak için birbirine girerdi. Bu yüzden Zola, babamla evlenerek ona lütfettiğini düşünürken; babam da onun bu gönlü yüceliği karşısında minnet duyuyordu.

İşte bir evlilik ortağının önemi tam da burada ortaya çıkıyordu. Eğer bir baron, statüsü yüksek bir eş bulamazsa, hanesinin sosyal açıdan aciz olduğunu ilan etmiş sayılırdı. Diğer soylular ona tepeden bakar, hatta bazıları topraklarına göz dikip savaş bile açabilirdi. Herkes ona rütbesini hak etmiyormuş gibi davranır, toplumdan dışlanırdı.

“Baba... Akademi için gerçekten hiç mi paramız yok?” diye sordum.

Babam yüzünü ekşitince cevap zaten belli olmuştu. “Zorlanacağız. Ödememiz gereken borçlar da var. Daha fazlasını zorlamak bizi iyice batırır. Ama neden durup dururken bu konuyu açtı ki?” Babam da en az benim kadar şaşkın görünüyordu.

“Sahi... Neden bu konuyu Nicks ile konuşmadı?”

Babam başını yana eğip bir süre düşündü. “Zaten hem senin hem de Nicks’in, Zola’nın arkadaşıyla aranızdaki yaş farkı çok fazla... Yine de tuhaf. Sanki senin akademiye gitmeni hiç istemiyormuş gibi bir hali var.”

İçimi kemiren bu meseleyi çözmek için ağabeyime bir mektup yazdım. Bir şeyler bilip bilmediğini öğrenmek istiyordum. Kısaca, “Evde bu nişan muhabbetleri dönüp duruyor, oralarda işler yolunda mı?” diye sordum.

Gelen cevap, asla tahmin edemeyeceğim kadar sarsıcıydı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.