Kurabiye Kokulu Kovalamaca

Yuki-chan'ı ararken Sasaki-san ve Ichinose-san'ı yanıma almam zaten imkansız bir durumdu. Ichinose-san'ın nefesi durmaksızın koşmaya yetmezdi; Sasaki-san ise yol boyunca koştururken en az on yaş yaşlanmış gibi görünüyordu. Gözlerimle tam üç kez şahit oldum, biliyorum da konuşuyorum.

Haliyle onlardan ayrılıp okul binasının içinde tek başıma yardırmaya başladım. Aslında Sasaki-san'a etrafı gezdirmem gerekiyordu, bu yüzden kendimi biraz suçlu hissetmiyor değildim. Yine de ufukta böylesine büyük bir sorun varken, önceliği buna verip harekete geçmek zorundayım.

Yuki-chan'ı az çok tanıyorsam, Sasaki'nin olduğu yeri elini kolunu sallayarak bulurdu; en azından ben öyle düşünmüştüm. Bu yüzden ben de Yuki yerine Sasaki'yi aramaya karar verdim. Fakat yanındaki kızla birlikte çiftlere uygun yerlerde dolaşıyor olabilirlerdi. Bu düşünceyle avludaki sütunlu geçidi arkamda bırakıp merdivenlere yöneldim. Öğrenci konseyi odasının önünden geçip ev ekonomisi sınıfının bulunduğu güney binasına daldım. Yanlış hatırlamıyorsam burada Çiz ve Pişir etkinliği olacaktı. Kağıda bir şeyler çiziyordun, sonra o çizim özel bir makineyle taranıp kurabiye kalıbına dönüştürülüyordu. Hatta desenine ve şekline bile karar verebiliyordun sanırım.

Taze kurabiye kokusu havada süzülerek beni ilgili odaya doğru çekti. Tanrım, sahiden harika kokuyor... Belki de Sasaki'yi boş vermeliydim. Neticede bir köpek olarak şimdi yemeğe ihtiyacım vardı. Natsukawa bana otur dese, herhalde hiç ikiletmeden çökerdim.

“—Ah.”

Duyduğum tek ses buydu. Bakışlarımı ev ekonomisi sınıfının penceresinden çekip sesin geldiği yöne çevirdiğimde, ağzı hafifçe aralanmış, kedi şeklindeki bir kurabiyeyi ısırmak üzere olan o güzelliği gördüm. Ulu Rabbim, niyet ettim şu kurabiye olmaya.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.