"Şunlar da amma keyifle dans ediyor."
"Öyle gerçekten."
Kültür Festivali bitmişti. Shimizu-san ile söz verdiğimiz gibi Ai-san ve Yosuke-san'ın yerine festival sonrası temizliğini yapıyorduk. Temizlik görev yerimiz, festival sonrası eğlencenin düzenlendiği spor salonunun birinci katını gören ikinci kat balkonu olduğu için, ikisinin dans edişini izleyerek süslemeleri topluyorduk.
"Yine de çok yorucuydu be."
"Bağlantılı pek çok şey üst üste geldi sonuçta."
Shimizu-san'dan hoşlandığımı fark ettikten sonra bile onunla hâlâ bu kadar doğal konuşabilmeme biraz şaşırıyordum.
"Yakisoba sat, korku evine gir, o zahmetli falcıyla uğraş, tam biraz dinleneceğiz derken tiyatro oyununa çık... Bir güne sığacak iş mi bu?"
"Ha ha..."
Öyle düşününce, bugün Kültür Festivali olmasını da hesaba katsak bile gerçekten olay dolu bir gündü.
Birden aklıma takılan bir şeyi sormaya karar verdim.
"Shimizu-san, sen bugünkü Kültür Festivali'nde eğlendin mi?"
Shimizu-san bir an elindeki işi bırakıp düşünür gibi yaptıktan sonra konuştu.
"...Kötü değildi. Oyun da başarılı oldu hem."
Bu sözleri duymak beni de mutlu etmişti.
"Öyle olmasına sevindim."
"Benim de sormak istediğim bir şey var."
"Nedir?"
"Oyunun sonunda neden bana öyle sıkıca sarıldın?"
"Ah."
Aslında senaryoda o sahnede hafifçe sarılmamız gerekiyordu. Yine de provalarda ikimiz de utandığımız için oldukça eğreti bir şekilde sarılıyorduk.
Ona öyle sıkı sarılmamın nedeni, Shimizu-san'a karşı olan duygularıma engel olamamamdı.
"Üstelik repliğe de doğaçlama kattın. Neden aniden repliği değiştirdin?"
O an tamamen Shimizu-san hakkında ne düşünüyorsam doğrudan ağzımdan dökülmüştü.
"Hem sarılmam hem de repliği aniden değiştirmem role kendimi fazla kaptırmam yüzündendi. Affedersiniz!"
Shimizu-san'ın önünde eğildim.
"Seni suçladığım falan yok. Merak ettiğim için sordum sadece. Kaldır kafanı."
"P-Peki."
Shimizu-san'a karşı pek yalan söylemediğim için içim biraz sızlıyordu.
"Sonuçta o sayede başarılı olduk, boş ver."
"Ama Shimizu-san, bu durum seni rahatsız etti değil mi?"
"O-O da..."
Hoşlanmadığı bir karşı cins tarafından aniden kucaklanmaktan hoşlanacak insan herhalde pek azdı.
"Bu yüzden gerçekten çok üzgünüm, Shimizu-san."
"...Hey, Hondo. Bana bir baksana."
"Efendim? Ha, tamam."
Yüzümü Shimizu-san'a döndüğüm anda yanağımı tek eliyle kavradı.
"Ş-Şimizu-şhan?"
"Bak şimdi, en başta o sarılma olayından rahatsız olacak olsaydım rol icabı bile olsa yapmazdım. Böyle ufak tefek şeylere takılıp durma."
Lafını bitirince Shimizu-san yanağımı serbest bıraktı.
"Anladın mı?"
"E-Evet."
"Güzel."
İkimiz de yeniden süslemeleri toplama işine döndük.
"...Bir şey daha sorabilir miyim?"
"Tabii."
"Sen Kültür Festivali'nde eğlendin mi?"
Shimizu-san'ın bunu ne düşünerek sorduğunu bilmiyordum. Ama benim cevabım çoktan belliydi.
"Bu yıl Shimizu-san ile birlikte olduğum için çok ama çok eğlendim."
"Ne!"
Shimizu-san yüzünü duvara döndüğü için ifadesini göremiyordum. Sadece kulaklarının az öncekinden biraz daha kızardığını görür gibi olmuştum.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.