Ejderha Lordlarına Armağan

Unutmadan önce, gidip Veldora ve Ramiris’e teşekkür etmeye karar verdim.

Veldora için yanımda yeni kıyafetler getirmiştim. Her zaman üstü çıplak, sadece bir pelerinle ortalıkta dolanıyordu ve bu durumun bir sorun teşkil ettiğini düşünüyordum. Kendi pek aldırış etmiyor, hatta belki de bu halinin havalı olduğunu sanıyordu; ama yine de ona hediye niyetine bir alternatif sunmanın tam zamanıydı.

“Ooo, Rimuru! Can dostum, yoldaşım! Nihayet halimden anladın, değil mi? Ben de ne zamandır daha havalı kıyafetler giymek istiyordum!”

“Şey, Shuna’ya ne zaman söylesen sana bir şeyler hazırlardı, biliyorsun değil mi? Hatta giyinme odasına gitsen, büyüyle bedenini ayarlayabileceğin az da olsa kıyafet bulabilirdin.”

“Budala! Sadece bana özel dikilmiş bir kıyafet benim zamanıma değer olabilir. Hem en güvendiğim müttefikim benim için bir şeyler hazırladıysa, bunun tüm diyardaki en seçkin kıyafet olacağından şüphem yok, haksız mıyım?”

Şey, haberin olsun diye söylüyorum ama bende moda duygu-su sıfırdır...

Veldora bana gereğinden fazla pay biçiyor gibiydi. Yani, ben sadece çevremdekilerin bana giymemi söylediği şeyleri giyiyorum. Geriye dönüp baktığımda, önceki hayatımda da kıyafet seçimleri konusunda berbat biriydim. Dışarıda takım elbiseyle, evde ise eşofmanla gün geçirirdim. Bol bol eşofman... Rahattır, üzerine bir şey dökülse de dert olmaz... Kusursuzdur.

Veldora için yaptığım seçimlerde de bu mantığı temel almıştım ve şaşırtıcı bir şekilde, tahmin ettiğimden çok daha büyük bir ilgiyle karşılandı. Kıyafetin her bir parçasını hemen oracıkta, iştahla üzerine geçirmeye başladı.

“...Pekala, beğenmene sevindim. Şimdi iyi çalışmaya devam et, tamam mı?”

“Hımm, evet, her şeyi bana bırak! Kua-ha-ha-ha!”

Ondan aldıklarımı düşününce, bu yaptığım gülünç derecede ucuz bir teşekkür sayılırdı. Yani evet, en üst kalite kumaştan özel bir dikimdi ama yine de... İlk fırsatta ona teşekkür etmek için başka bir yol düşüneceğim. Ama bu şimdilik bekleyebilir.

Sıradaki durak Ramiris’ti.

“Ramiris, gerçekten hayatımızı kurtardın. Teşekkür ederim.”

“Aman canım, yabancıymışız gibi davranmayı bırak! Benim de sana bir sürü borcum var, yani ne demişler; gülme komşuna, gelir başına... Yok, o değildi... Ha, kaz gelen yerden tavuk esirgenmez miydi? Neyse işte, birbirimizi kolluyoruz, anladın sen!”

Ramiris biraz mahcup görünüyordu. Ben de minnetimi ifade etme konusunda pek becerikli sayılmazdım ama gerektiğinde bunu yapmak önemliydi.

“Haklısın, bu yüzden sana da bir ödül vermeyi düşündüm.”

“Ooo, neymiş o? Yoksa usta gibi bana da mı bir elbise yaptın?”

“Eğer öyle bir şey istiyorsan gidip Shuna’ya sor, o halleder. Ama benim niyetim...”

Kadın kıyafeti tasarlarken yakalanmamın imkanı yoktu. Shuna o işi benim yerime seve seve hallederdi. Benim aklımda ise isim vermek vardı.

“Ah, şey, yoksa benim şu tatlı minik Ejderha Lordlarıma isim mi vereceksin?”

“Aşağı yukarı öyle, evet.”

“Ve ben de bir nevi onların annesi mi olacağım?”

“Tam üstüne bastın.”

“Vay canına! Bu gerçekten inanılmaz!”

Aslına bakarsanız bu durum beni de biraz şaşırtmıştı ama gerçekten işe yarıyordu.

“Dünkü etkinlikte Adalmann’ın evcil hayvanına Venti ismini verdim. Bunu yapar yapmaz evrim geçirdi; şimdi istediği zaman insana dönüşebiliyor ve bizimle akıcı bir şekilde konuşabiliyor. Senin Ejderha Lordların için de aynısını ister misin diye düşündüm.”

Bu dönüşüm yetenekleri beni bayağı şaşırtmıştı; ama düşününce, ejderhaların insan formuna bürünmesi fantastik kurgularda oldukça yaygın bir olaydı, değil mi? Tamamen beklenmedik bir şey sayılmazdı. Bu yüzden Ramiris’in dört Ejderha Lordu’nun da aynı numarayı yapabileceğini tahmin ediyordum. Böylece elimizde daha fazla personel olurdu ve belki Beretta’nın hayatı da bu kadar stresli olmazdı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.