Kral ve Palyaço

Mahkûmiyet ile yaşanan o amansız çatışmanın üzerinden çok geçmemişti. Kılıç Kralı, Kovuklar'ın loş alacakaranlığıyla sarmalanmış kadim bir ağacın devasa kütüğünde oturuyordu. Ağacın kütükten ayrılan gövdesi hemen yanı başlarında yatıyordu; sayısız kılıç darbesiyle parçalanıp kıymık kıymık edilmiş, kızıla boyanmış yosunların üzerine tiksindirici özsuları sızıyordu.

Gövdenin içi koflaşmıştı. Kan kırmızısı ahşabın üzerindeki devasa deliklerden, Kâbus Yaratıklarının yarı sindirilmiş kalıntıları seçilebiliyordu.

Anvil, soylu çehresindeki mesafeli ifadeyle kılıcını temizlemekle meşguldü.

Çok geçmeden ayak sesleri duyuldu. Dagonet'in Palyaçosu olan Aziz Jest, altı Aziz tarafından kurulan geçici kampın yönünden ona doğru yaklaştı. Şık giyimli ihtiyar adam, elindeki bastona hafifçe dayanarak kadim ormanın yırtıcı hışırtılarına zerre aldırış etmeden yürüyordu.

Mahkûmiyet'e karşı verilen savaşın büyük bölümünde ortadan kaybolmuş, ancak yaratık katledildikten sonra ortaya çıkmıştı. Doğal olarak diğer Azizlerin kafasında, Jest'in bu kaos anında nereye kaybolduğuna dair sorular belirmişti. İhtiyar ise bu sorulara sadece birkaç Yüce ruh şöleni gösterip şüpheli şakalar savurarak yanıt vermişti.

Söylediğine bakılırsa, Asuralardan biri tarafından yeraltındaki bir yapıya çekilmiş ve orada birkaç Büyük Kâbus Yaratığı'nın saldırısına uğramıştı; yıkıntılar yerle bir olduğunda lavların içinde boğulmaktan son anda kurtulup kaçmayı başaramamıştı.

Şimdi, aradan geçen birkaç saatin ardından, Kral ve maiyeti o kasvetli savaş alanını geride bırakmıştı. Tekrar kızıl ormanın derinliklerine dalarak bir süre batıya doğru ilerlemiş ve sonunda kamp kurmuşlardı.

İhtiyar adam Hükümdar'ın birkaç adım ötesinde durdu. Meraklı bakışlarını ona dikti.

"Yeni bir kılıç mı?"

Anvil sessizce başını salladı.

"Bu Mahkûmiyet."

Aziz Jest dilini şaklattı, o korkunç bıçağı bir süre süzdü. Ardından hafifçe ürpererek hızla başını iki yana salladı.

"Çocuklar görmedi sanırım?"

Kılıç Kralı ona göz ucuyla baktı, ardından omuz silkti.

"Onlar kendilerine gelene kadar ben onu çoktan bir Hafıza'ya dönüştürmüştüm."

İhtiyar başıyla onayladı.

"Güzel, güzel... Neyse, bana ne ki zaten? Senin kahyan falan değilim ben. O işlere Sebastian bakardı, tabii o sıkıcı adam hâlâ hayattaysa."

Anvil nihayet bakışlarını kılıçtan çekip Jest'e soğuk bir bakış fırlattı.

Kısa bir sessizliğin ardından, umursamaz bir tonla sordu:

"Gezintin nasıl geçti?"

Aziz Jest sırıttı.

"Yani, daha kötüsü de olabilirdi. O kargaşada İsimsiz Tapınak'a ulaşmayı başardım... Ne yazık ki şöyle iyice bir göz atamadım."

Kılıç Kralı kaşlarından birini kaldırdı. Bu hareket, ihtiyarın mahcubiyetle öksürmesine yetti.

"Şu Gölge velet... Sanırım en başından beri bana karşı tetikteydi. İlk başta Kovuklar yöntemini denedim ama o güzelim Yankı'sı —ya da her ne karın ağrısıysa o necef kızı— gölgelerin sinip beni bekliyordu. Tanrım, ne manzaraydı ama. Zaten o şey neredeyse benim antitezim olarak yaratılmış... Zihinsel saldırılara karşı tamamen bağışık. Ben de saldırmayıp yüzeye tırmandım."

Derin bir iç çekti.

"Fakat yerin üzerindeki İsimsiz Tapınak'ı koruyan bir şey... bir varlık vardı. Onu göremedim, duyu organlarımla da hissedemedim. Ama oradaydı. Ben de şöyle üstünkörü bir göz atıp geri çekildim."

Anvil kaşlarını çattı. Bir an duraksadıktan sonra o korkunç kılıcı temizlemeye devam etti.

Bir süre sonra, aynı düz tonla sordu:

"Eee?"

Aziz Jest omuz silkti.

"Kesinlikle bir şeyler saklıyor. Ama ne? İşte onu söyleyemem."

Bir an için tereddüt etti, sonra tekrar sırıttı.

"Yani... O kadarı zaten aşikârdı sanırım! O ürpertici maskeyi düşününce, değil mi?"

Anvil çelik grisi gözlerinde en ufak bir eğlence kırıntısı olmadan ona baktı.

"O maske Yedinci Aşama bir İlahi Hafıza. En azından parçalarından biri öyle."

Aziz Jest aldırış etmeden omuz silkti.

"Şanslı velet. Neyse... Şundan oldukça eminim ki şu Song kızı için çalışmıyor. O üçüncüsüyle de bir ilgisi olmadığına kanaat getirdim. Her ne saklıyorsa, sadece Ölümsüz Alev'in torunuyla ilgili."

Anvil'in gözlerinde hoşnutsuz bir ifade belirdi.

Kılıcın keskin ağzını inceledi, bir süre sustuktan sonra mesafeli bir sesle sordu:

"Sence aralarında en tehlikelisi hangisi?"

İhtiyar adam kahkahayı bastı.

"En tehlikelisi mi? Bana kalırsa üçüncüsü en tehlikelileri."

Kral ona hafif bir merakla baktı.

"Düşenlerin Şarkısı mı? Neden?"

Aziz Jest gülümsedi.

"Sessiz atın çiftesi pek olur derler. Bizim kör güzel Cassia o kadar sessiz ki orada olduğunu unutmak işten bile değil. Dürüst olmak gerekirse beni ürkütüyor."

Anvil hafifçe gülümsedi, ardından başını salladı.

İhtiyar adamın yüzündeki ifade belirsizce değişti.

"Neden sordun? Ne yapmayı planlıyorsun?"

Kılıç Kralı omuz silkti.

"Hiçbir şey. Bir şey yapmak istediğimi de kim söyledi?"

Aziz Jest gergince kıkırdadı.

"Evet, pekala... Güzel. Savaşın en kritik aşamasındayken bir işlere kalkışmak akıl kârı olmazdı."

Anvil o korkunç kılıcı zihnine geri gönderip ayağa kalktı. Batıya doğru baktı. Orada Kovuklar'ın kubbesi aşağıya doğru eğimli bir kavis çiziyor, yere doğru alçalıyordu. Burası Göğüs Kemiği Kovuğu'nun sınırıydı; devasa, karanlık bir yarık Birinci Kaburga'ya uzanan bir yol açıyordu.

Başını iki yana salladı.

"Endişelenmene gerek yok."

Bunu söyledikten sonra arkasını döndü ve altı Aziz'in yemek hazırladığı kampa doğru ilerledi.

Aziz Jest onun arkasından baktı.

Birkaç an sonra, kısık bir sesle konuştu:

"Endişelenmiyorum. Sadece... Lanet kalbimi kırıyorsun, hepsi bu."

Anvil başını bile çevirmeden hafifçe gülümsedi:

"Kalbin varmış gibi davranmayı kes ihtiyar. Bana acımasız olmayı öğreten sensin."

Jest iç geçirdi, başını sallayıp onun peşinden yürüdü.

"Büyüklerine saygı duy velet... Yani, kralım. Her neyse, ilerlemiş yaşımda duygusal olmaya hakkım var, değil mi? Zaten şurada fazla ömrüm kalmadı... Büyüklük et de biraz alttan al..."

Anvil umursamazca cevap verdi:

"Sen bir Azizsin. Yaşam süren sıradan bir insanınkiyle kıyaslanamaz bile, o yüzden çıtkırıldım rolü yapmayı bırak."

Jest kıkırdadı.

"O da doğru ya... Yok ama, bana niye ihtiyar deyip duruyorsun o zaman? Resmen hayatımın baharındayım! Bu ne cüret!"

Kral cevap vermedi.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.