Hizmetkar

Kale Muhafızları’nın kökü kazındıktan hemen sonra, ekibin çekirdek kadrosu büyük salonun pek de uzağında olmayan küçük bir odada toplandı. Öldürülen muhafızların cesetlerinin üzerindeki değerli her şeyin soyulduğunu, ardından acıkmış Kâbus Yaratıklarını çekmesinler diye sürüklene götürüldüğünü buradan net bir şekilde duyabiliyorlardı.

Böylece Parlak Kale’nin bir zamanlarki en güçlü oluşumu tarih olmuştu.

Herkesin yüzündeki ifadeden anlaşıldığı kadarıyla, Nephis ile Hizmetkarlar arasındaki gizli ittifaktan kimsenin haberi yoktu. Belki Cassie hariç.

Fakat hiçbiri Değişen Yıldız’a bu konuda tek bir soru sormaya cesaret edemiyordu.

Sunny için böyle bir çekince tabii ki söz konusu değildi.

Cesur liderlerine şüphe dolu gözlerle bakarak söze girdi.

"Seishan’la ne zamandan beri iş birliği yapıyorsun?"

Nephis ona şöyle bir baktı, ardından umursamazca omuz silkti.

"Sen ayrıldıktan kısa süre sonra."

Gözlerinde belli belirsiz bir kıvılcım çaktı.

"Neden? Şaşırdın mı?"

Sunny bir an sessiz kaldı, sonra başını iki yana salladı.

"Açıkçası pek sayılmaz. Casusunun teğmenlerden biri olduğunu çoktan anlamıştım. Sadece hangisi olduğunu bilmiyordum. Ama iş birliğinizin Gunlaug ölünce bittiğini ya da adamdan kurtulduğunuz gibi seni sattıklarını düşünmüştüm."

Değişen Yıldız’ın dudaklarında karanlık bir tebessüm belirdi.

"O yapmaz."

Sunny hafifçe kaşlarını çattı. Sesinde soğuk, hesapçı bir merakla sordu:

"Peki madem öyle, her şey başladığında neden senin tarafına geçmedi? Neden bu tiyatroyu oynama gereği duydunuz?"

Ancak hemen ardından, kızın cevap vermesini engellemek istercesine elini kaldırdı ve yüzünü ekşitti.

"Aslında dur, söyleme. Tahmin edebiliyorum. Hizmetkarlar doğrudan bize katılsaydı, grubun gücü muazzam bir seviyeye ulaşırdı. Bu da diğer üç teğmeni kendi aralarında dövüşmek yerine bize karşı güçlerini birleştirmeye zorlardı. Sonra da her şeyi son adam ayakta kalana kadar sürecek kıran kırana bir savaşla bitirmek zorunda kalırdık, değil mi?"

Nephis ona baktı ve başıyla onayladı.

"Doğru."

Zihinlerinden geçenler netti. İkisi sadece Tessai ve Gemma’nın bir ittifak kurmasını engellemekle kalmamış, tek bir takipçi bile kaybetmeden Kale Muhafızları’nın işini bitirmişlerdi. Ne kadar haince bir plandı.

Sunny gibi hilekar bir düzenbaz bile etkilenmeden edemedi.

Yine de bir sorun vardı. Çatılan kaşları eskisinden de derin bir hal aldı.

"Hafızam beni yanıltmıyorsa, casusun hakkında son konuştuğumuzda ona asla güvenilemeyeceğini söylemiştin. Sadece getirdiği bilgilere güveniyordun. Bu fikir değişikliği de neyin nesi? Sözünün arkasında duracağından nasıl bu kadar emin olabildin?"

Arkasından aniden kadife gibi yumuşak, hoş bir ses yükseldi.

"Belki bunu kendim açıklayabilirim."

Bu da neydi böyle?

Sunny irkilerek arkasını döndü ve tam karşısında duran o büyüleyici kadını gördü. Yakından bakıldığında, güneş ışığında hafifçe parıldayan garip gri teniyle çok daha etkileyiciydi.

Benim ya da gölgemin ruhu bile duymadan buraya kadar nasıl sokulabildi?

Seishan’ın arkasından sessizce süzülüp gelmiş olması hiç ama hiç hoşuna gitmemişti. Böyle şeylerin yaşanmaması gerekiyordu.

O muazzam kadın ise bu sırada hürmetkar bir edayla eğilerek konuştu:

"Kendimi tanıtmama izin verin. Ben Song Sei Shan..."

Caster’ın gözleri aniden kısıldı. Yüzünde garip bir ifade belirdi.

Sunny bu ani değişimi kaçırmamıştı.

Bizim gururlu soylumuz böyle tepki veriyorsa bunun tek bir anlamı olabilir. Yine şu mirasçı meseleleri.

Sunny, Seishan’a yeni bir gözle dik dik baktı. Kadife elbisesinin mütevazı kesiminden, karmaşık kolyesinin parıldayan gümüşüne kadar görünüşündeki her detayı inceledi.

Pek de bir mirasçıya benzemiyordu. En azından şimdiye kadar gördüklerine.

Ancak dış görünüşündeki küçük bir detay kafasını karıştırmaya yetti.

Gözlerini üzerine diktiğini fark eden Seishan nazikçe gülümsedi.

"Ah. Hayır, yüce Song klanının öz soyundan gelmiyorum. Ancak Kâbus Efsun’u yüzünden öksüz kalan pek çok kız gibi ben de bizzat Klan Lideri tarafından büyütüldüm ve kol kanat gerildim. Bu yüzden gerçek dünyaya dönmek ve borcumu ödemek benim hem görevim hem de en büyük arzumdur."

Birkaç saniye duraksadı, ardından gözlerini yere indirdi.

"İşte bu yüzden, karakterime güvenmek için hiçbir sebebiniz olmasa da en azından arzularımızın aynı doğrultuda olduğuna güvenebilirsiniz. Gunlaug’un peşinden gittim çünkü Unutulmuş Kıyı’da insanlara hayatta kalma şansı verebilen tek kişi oydu. Ve Lady Değişen Yıldız’ın peşinden gideceğim çünkü bize buradan kaçma şansı verebilecek tek kişi o. İnancım bu ve yapacağım şey de bu. Ne de olsa o Kırık Kılıç’ın kızı."

Kimse aralarında tek bir kelime dahi etmeden bakışlarını Kai’ye çevirdi. Kai hafifçe öksürerek mahcup bir tonla konuştu:

"Şey... evet. Bütün bunlar doğru. Son derece samimi."

Effie kaşlarından birini kaldırdı, sonra Seishan’a dönüp omuz silkti:

"Şey... o zaman ekibe hoş geldin mi diyelim? Sanırım öyle."

Ekibin diğer üyeleri de birbiri ardına kızı selamladı. En son konuşan Sunny oldu.

Ancak sıra güzel Hizmetkar’ı selamlamaya geldiğinde Sunny sessizliğini korudu. Çok geçmeden odaya gergin bir sessizlik çöktü.

Sunny orada toplanan diğer insanlara göz gezdirdi.

Nephis, Cassie, Effie, Caster, Kai, Seishan... ve kendisi.

Toplam yedi kişi.

Birkaç an sonra Seishan’a döndü, bir süre gözlerini ona dikti ve en sonunda garip bir şekilde bastırılmış bir sesle konuştu:

"Hoş geldin."

Kadın ona çekingen bir gülümsemeyle baktı.

Ancak Sunny’nin söyleyecekleri henüz bitmemişti. Bakışlarını hızla Seishan’ın yüzünün sol tarafında bir noktaya kaydırdı, biraz tereddüt etti ve ardından ekledi:

"Ha, doğru ya! Az kalsın unutuyordum. Sana ait bir şey buldum. Sanırım düşürmüştün."

Bunu söylerken elini kaldırdı. Açık avucunun içinde, bir tarafı kana bulanmış, işleme detaylı gümüş bir küpe duruyordu.

Seishan birkaç an küpeye baktı. Ardından dudakları aniden aralandı, gülümsemesi genişleyip göz alıcı bir hal aldı.

Işıl ışıl gözlerle ona bakarak konuştu:

"Çok teşekkür ederim... Sunny, değil mi? Kaybettim sanmıştım."

Dişleri kusursuz bir hizada, inci gibi düzgün ve bembeyazdı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.