Sadece bir yıl kalacaktı ve bu görevin bir de deneme süresi vardı; ama yine de omuzlarındaki yük muazzamdı.
"Tepkine bakılırsa, içinde bulunduğun durumu kavramışsın," dedi Julius.
Ferris, "Başkasının başına gelse komik gelirdi, ama benim başıma gelince işler çok daha karışık," dedi. "Bu arada, kaptan ikinize Ferri hakkında tam olarak ne anlattı?"
Bu sözler üzerine Reinhard ve Julius'un gözleri fal taşı gibi açıldı; ardından birbirlerine bakıp bir anlığına düşüncelere daldılar.
Julius, "Dördüncü prensin gözdesi olduğun ve onun dayatmasıyla Kraliyet Muhafızlığına girdiğin," dedi.
Reinhard ise, "Kraliyet şatosundaki şifacılardan ve Kraliyet Şifa Akademisi'nden çok güçlü bir tavsiye aldığını da duydum," diye ekledi. "Umarım kaptanın bu alışılmadık terfiyi kabul etmesini haklı çıkarmak için yeteneklerin abartılmamıştır."
Aldığı cevaplar Ferris'i hayal kırıklığına uğratmıştı; zira hakkındaki ün aşağı yukarı beklediği gibiydi.
Aynı anda, yemekhanenin her yerinden küçük gruplarına her zamankinden daha fazla gözün dikildiğini hissetti. İnsanların onlara bakmasının tek nedeni kendisi değildi. Kılıç Azizi Reinhard bile tüm bu bakışların nedeni değildi. Julius'ta da bir şeyler olmalıydı.
"Kaptan, en büyük sorunlarını tek bir yerde toplamak istemiyor herhalde...?" diye mırıldandı Ferris. Ancak aklına Kraliyet Muhafızlığı'ndaki başlayacak olan deneme süresi geldikçe, kötü bir hissi üzerinden atamıyordu.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.