Gece Gelen Gölgeler

Koshun gecenin bir yarısı uyandı, gerçi zaten derin bir uykuda olduğu da söylenemezdi. Bilincinin sınırlarında gezinip duruyor, yarı uyanık halde hayallere dalıp çıkıyordu. Yatağında doğrulup perdelere baktı. Gözleri karanlığa alışınca, ince ipek kumaş zifiri karanlıkta hayal meyal beyaza büründü. Gelgelelim...

Perdenin arkasında dikilen birkaç silueti fark edince yataktan kalktı, ipek kumaşı aralayıp dışarı adım attı. Odanın girişinde duran iki kişiyi gördü. Kıllarını bile kıpırdatmadan, öylece orada dikiliyor, bekliyorlardı. Her gece aynı noktada beliriyorlardı. Karanlıkta bile siluetlerini seçmek şaşırtıcı derecede kolaydı. Bu durum, onların sıradan insanlar olmadığının en büyük kanıtıydı. Ancak öyle olmasa bile, Koshun onların birer hayalet olduğunu zaten hemen anlardı.

Annem... Teiran, diye fısıldadı.

Kapının önünde duranlar gerçekten de annesi ve Teiran idi. Koshun yavaşça onlara doğru yaklaştı ama ikisi de hiç kıpırdamadı. Sanki kapıyı koruyorlarmış gibi sessizce dikilmeye devam ettiler. İkisinin de durumu içler acısıydı. Annesinin yüzü kireç gibiydi, ağzından oluk oluk kan fışkırıyor ve elbisesini kızıla boyuyordu. Ne de olsa zehirlenerek öldürülmüştü. Yanı başında duran Teiran’ın üzerindeki kıyafet ise yırtık pırtık olmuş, çamur ve kana bulanmıştı. Yüzündeki o her zamanki sakin gülümsemenin yerinde, yediği darbelerden dolayı şişmiş, morarmış ve kararmış yaralar vardı. Ellerinden ve ayaklarından süzülen kan damlaları yere süzülüyordu.

İkisi de öylece durmuş Koshun’a bakıyorlardı ama o bundan hiç korkmuyordu.

Her gece aynı şeyler yaşanır, sabah olunca Koshun yatağında derin bir uykudan uyanır ve sevdiği o iki insana dair geride hiçbir iz kalmazdı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.