Ne kadar zamanı.
Ne kadar derinliği, ne kadar mesafeyi.
Birlikte düşerek geçirdik kim bilir.
Yıldız Damarı Fışkıran Kaynak 'Güneş Rotası'ndan on binlerce, yüz binlerce metre düşmeye devam eden zaman.
Bu, insan olmayan bir cadı için, hatta hoş gelen bir zamandı.
"İyileştin mi?"
'...Hayır.'
Kızıl saçlı Kılıç Ustası.
Ağır, iki elle kullanılan kılıcını tek elinde tutarken, diğer eliyle simsiyah bir gölge canavarına dönüşmüş beni kucaklıyordu.
Ve—
Bu Yıldız Damarı Fışkıran Kaynak'tan benimle birlikte düşüyordu.
'Yoheim... Bana enjekte edilen, 'LaSelahMilahUls' gücünün saf özüydü... Öyle kolay kolay alışamam ki... Sadece bilincimi koruduğum için bile beni övmelisin...'
"Doğru ya."
'...Fufufu.'
"Ne oldu?"
'Yok, bir şey değil.'
O kadar mutluydum ki. İçimden taşan duyguları gizleyemeyerek, sesime yansıtmıştım.
...Ah, ne kadar da...
...Ne kadar da mutluyum.
Uzaklardaki yerin dibine doğru düşmeye devam ediyorduk. Beni destekleyen Şövalye'ye sarılmış halde. Arada sırada hatırlamış gibi, şimdi olduğu gibi sohbet ediyorduk. Bu yeterliydi. Bundan daha fazlasını ne isteyebilirim ki?
İşte bu—
Bizim balayımızdı.
Varış noktamız, yıldızın çekirdeğiydi. Amacımız, bu yıldızı kemiren felaket 'LaSelahMilahUls' ile karşılaşmaktı.
—O zamana kadarki kısacık süre.
—Böylece sadece ikimiz zaman geçiriyorduk. Onun kolları arasında.
Bu tatmin duygusuyla bile.
Dünyayı karşıma alsam bile savaşabilirdim.
'Yoheim, şimdi ne düşündüğümü biliyor musun?'
"Talisman zorlu bir düşmandı, değil mi?"
Aptal.
İfadesiz suratlı Şövalye'me, istemsizce kahkaha atacaktım.
'...Evet. Yalnız olsaydım, o zaman, geride kalan Mizerhibi tarafından öldürülebilirdim. Sen beni kurtardın.'
Fırtına gibi bir rüzgarın içinde düşüyorduk. Uğultulu bir sesle kükreyen rüzgarın sesi her yeri doldururken—ikisi de tek kelime etmeden, birbirlerinin yüzüne bakmadan, sadece "aşağıya" bakmaya devam etti.
Çünkü bizim aşkımız—
Birbirimize dik dik bakmak değil, aynı yöne birlikte dik dik bakmaktı.
Yıldızlararası bir yolculuk.
Cadı ile Şövalye'nin balayı.
Ve ikisi, yolculuğun sonuna ulaştı.
Yıldızın merkezi.
Simsiyah boyanmış aşağıda, yavaş yavaş kırmızı bir ışık doluyordu. Felaketin uyuduğu, yıldızın beşiğine.
"Nihayet mi?"
'...Evet.'
En sevdiği Şövalye'nin kollarında.
Illythia, aşağıda yayılan yoğun ışığa doğru el salladı.
'Gel 'LaSelahMilahUls'. Senin hayallerini benimle birlikte gerçekleştirelim.'
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.