***

BAŞLIK: Sarayın Gölgesinde

İçerik:

Ariel ve Pilemon kendi aralarında entrikalar çevirirken, imparatorluk sarayının başka bir köşesinde bambaşka bir komplo demleniyordu.

“Ariel'in son zamanlardaki hareketleri ne âlemde?”

İki adam bir odada koyu bir sohbete dalmıştı. Biri, yirmili yaşlarının ortalarında, yumuşak sarı saçlı genç bir adamdı. Bir elinde Begaritt camından yapılma, içinde Milbotts Bölgesi'nin taze şarabı duran bir kadeh tutuyordu.

Diğeriyse ellili yaşlarının başlarında görünen, göbekli bir adamdı. Kucağında yarı çıplak bir kız oturuyor, adamın eli kızın kalçasına doğru uzanıyordu. “Biraz şüpheli, açıkçası.” Sesi soğuktu, kızı izlerken gözleri şehvetle parlıyordu. Kız, adamın kalçasını okşayışıyla kızarıp başını öne eğdi.

Genç adamın pek umurunda değildi bu durum. O sadece şarabının tadını çıkarıyor, kadehinin içindeki sıvıyı usulca çalkalıyordu. “Bu bana hiçbir şey anlatmıyor.”

“Şövalyeler Loncası'na ve İmparatorluk Muhafızları'na kendi adamlarını sızdırdığına dair raporlar elime ulaştı.”

“Şövalyeler Loncası ve İmparatorluk Muhafızları mı? Lanet olsun o Ariel'e! Darbe yapmaya mı kalkışıyor yoksa?”

Yaşlı adam elini kızın külotuna sokup başını iki yana salladı. “İmkansız. O kadar sabırsız biri değil. Eminim ki amacı sadece müttefiklerinin sayısını artırmak.”

“Ama Şövalyeler Loncası'nın ve İmparatorluk Muhafızları'nın siyasi bir gücü yok ki.”

“Evet, haklısın. Ama Şövalyeler Loncası'nda ve İmparatorluk Muhafızları'nda sıradan halktan pek çok kişi var. Prenses Ariel'in iş birliği yapması en kolay kişiler de zaten onlar. Eminim ki bu, planlarının yalnızca başlangıcıdır.”

“Hım…”

Yaşlı adam sözlerine devam etti: “Kaldı ki, kendine ait özel bir ordusu da yok.”

Genç adam düşüncelere daldı. Şövalyeler Loncası'nın ve İmparatorluk Muhafızları'nın siyasi bir gücü yoktu. Asura Krallığı, şüphesiz tüm uluslar arasında en büyük askeri güce sahipti; ancak askerlerinin yarısı sıradan halktan oluşuyordu. En üst kademelerde ise soylular ve kendi yandaşları vardı, bu yüzden onları değiştirmek hiç de kolay olmazdı.

Yine de, imparatorluk başkentinde herhangi bir olay vuku bulsa, Lonca ve muhafızlar ilk harekete geçenler olurdu. Şayet yüzbaşılar ve komutanlar, Ariel'i destekleyen kişilerle değiştirilirse, onun emrindeki askerler ve şövalyeler de, Ariel'in daha popüler olması sebebiyle onunla ittifak kurarlardı. Bu durumda, bir darbe olasılığını göz ardı etmek imkansızdı.

“Bu benim için biraz kör bir noktaymış. Görünüşe göre küçük kız kardeşim sandığımdan daha zekiymiş.” Konuşurken sesinde gizli bir hayranlık seziliyordu.

Şişman adam, kızın vücuduyla oynaşırken sadece burun kıvırarak güldü. “Saçmalık bu. Eminim ki sadece çaresiz bir hareket.” Kızın kısık iniltileri yükselmeye başlayınca dudaklarında muzip bir gülümseme belirdi. “Ancak, ne kadar çaresizce de olsa, iyi bir hamle bu. O çaylak Notos veledini sadece sinsi bir fare sanmıştım ama anlaşılan biraz öngörüsü varmış.”

“Ne yapmalıyız?” diye sordu genç adam.

Şişman adam elini kızın vücudundan çekti. Parmak ucunu şarap kadehine batırıp, mor sıvı damlayan parmağını kızın ağzına soktu. Kız onu durdurmaya yeltenmedi, sadece parmağını yaladı. “Yapılacak bir şey yok,” dedi. “Geçen bir yıl boyunca onları sessizce gözlemledim. Eğer Majesteleri'nin düşmanı olacaklarsa, Prens Grabel, o zaman onları ortadan kaldırmamız icap eder.”

“Peki, ne şekilde?”

Şişman adam, genç kızın yaladığı parmağını dudaklarına götürüp dilini etrafında gezdirdi. “Tomurcukları koparmak yerine, tohumları ekenden kurtulalım.”

“Pekâlâ, Darius. Bu işi sana havale ediyorum.”

“Emriniz olur, prensim.”

Birinci Prens Grabel ve yüksek rütbeli Bakan Darius, özel bir odanın inzivasında entrikalar çevirirken, tıpkı yozlaşmış Edo dönemi yetkilileri gibi görünüyorlardı. Onların bu konuşmalarına kulak misafiri olan tek kişi, Darius'un kucağında uzanan kadın köleydi. Ve o kız tesadüfen...


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.