Haddini Aşan Sözler

Gözümü açtığımda güneş batmış, ben de Zenith'i elinden çekiştiriyordum.

O sesten sonra olanları pek hatırlamıyordum. Avazım çıktığı kadar bağırdığımı anımsıyordum ama ne hakkında bağırdığımı tam çıkaramıyordum. Günlük kelime dağarcığımın çok ötesinde hakaretlerin ağzımdan döküldüğünden emindim. Claire'in gözlerinin fal taşı gibi açıldığını hatırlıyordum. Hizmetçilerin ne olup bittiğini görmek için içeriye göz attığını hatırlıyordum. Gitmek üzere olduğumu ilan ettiğimi, Zenith'i elinden tutup kaldırdığımı ve Claire'in yüzsüzce, “Gidemezsin. Zenith aklı başında olsa, o da bana katılırdı,” dediğini hatırlıyordum. Bu sözler, kalbimdeki ateşe benzin dökmüş, öz kontrolümden geriye ne kaldıysa yakıp kül etmişti. Yumruklarımı sıkıp bir büyü yapmaya hazırlandığımı hatırlıyordum. Hatırladıklarım bunlardı.

Tam o sırada Aisha'nın “Yapıştır abi!” dediğini duydum ve bu beni biraz kendime getirdi. Claire zaten şimdiye kadar muhafızları çağırmıştı. Ben de onları savurup Latria Hanedanı'nın benim ve ailem için öldüğünü haykırarak oradan fırladım.

Oh be…

Bir ara kendimizi Kutsal Bölge sınırında bulmuştuk. Gazabım yüzünden görüşüm bulanıklaşmış gibiydi. Kendi kulaklarımla bu kadar iğrenç bir şey duyacağımı hiç düşünmemiştim. Kahrolası. Neymiş efendim, "iyi yanıymış" da… Gelmemeliydim. Hayatım boyunca bunu duymadan yaşayabilirdim.

Kim öldü de o yaşlı cadıyı kral ilan etti? Yani, bakın. Tanımadığınız bir adam size büyükanne dese, herkes biraz tiksinir, değil mi? İlk tanışmama cevap vermek istemiyor musun? Pekala. Verme. Norn'a koca bulma meselesini bile anlayabilirdim. Eski hayatımda da zengin ve güçlülerin evliliklerini ayarladıklarını duymuştum. Kendi sınıflarının ve kültürlerinin gereğini yapıyorlardı. Tamam.

Evet, anladım.

Ama Zenith hakkında söyledikleri haddini aşmıştı. Annemin hafızası yerinde değildi ve kendi temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyordu. Böyle birini evlendirmeyi düşünecek birinde neyin nesi var? Bir de "sağlığı yerinde" diye mi bahsediyordu? Adet görmesinin "iyi yanı" olduğundan mı bahsediyordu? Zenith'i gündüzleri bakılsın, geceleri de kullanılsın diye mi evlendirecektin? Evet, ben bunun adını biliyordum. İnsan seks oyuncağı.

Peki ya hamile kalsa ne olacaktı? Doğum mu yapacaktı? Gerçekten buna muktedir olduğunu mu düşünüyordun? Yapabilse bile, tüm bunlarda Zenith'in rızası nerede? Lanet olsun, peki ya benim hislerim? Geride bırakacağı çocukların ne hissedeceğini sanıyorsun? Bir adamın annesini ne sanıyorsun sen?! Kendi kızını ne sanıyorsun?! Kızın senin için bir araç mıydı? Sadece kullanılacak bir şey, bir bebek yapma makinesi mi? Şaka bile yapma bununla ilgili!

En son ne zaman bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyordum. “Claire” miş! Hadi oradan! Git de kremayla tıkın kendini, Fransız pastası seni!

Oh be…

O kadar tuhaf bir hakaret bulmuştum ki biraz sakinleştim. Midemin guruldadığını da duydum. Doğru, acıkmıştım; öğle yemeğinde hiçbir şey yememiştim. Pastane ürünleri dışında her şeye razıydım.

“A-abi?”

Adımı duyunca arkamı döndüğümde Aisha'nın orada kıvranarak durduğunu gördüm. Ne diyeceğini bilemez gibi, sıkıntılı görünüyordu.

“Aisha.”

Tek kelime etmeden kolumu uzattım ve onu kendime çektim. Hiç tereddüt etmeden hemen yanıma sokuldu.

Şimdi Aisha, Norn ve Lilia'nın neden bu kadar ayak dirediğini anlamıştım. Sizi suçlayamazdım; elbette bunu yeniden yaşamak istemezdiniz. Aisha ve Norn'un onunla büyürken neler yaşadığını bilmiyordum ama şimdi korkunç anılar taşıdıklarını anlamıştım.

Sizi getirdiğim için üzgünüm.

“H-hayır, sorun değil. Ama, şey, bağlantını kuramadın, değil mi?”

Kuh-nek-şın? Konfeksiyon? Konveksiyon?

Bağlantı.

Ah, evet. Latria Hanedanı'nın paralı asker birliğini kurmama yardım etmesini umuyordum.

“Boş ver, yaşarız. Ondan yardım almaktansa tek başıma yapmayı tercih ederim…”

Başka biriyle bağlantı kurabilirdim. Belki Cliff'ten dedesiyle aramı yapmasını isteyebilirdim... Şimdiden iyilik istediğim için pek etkilenmeyebilir ama bu Claire'e bir misilleme olurdu. Ve eğer bu da işe yaramazsa, o zaman tek başıma hallederdim.

Her neyse, yorgundum. Eve gidip uyumak istiyordum… Ah, dur bir düşüneyim, kalacak bir yerim yoktu, değil mi? Maceracılar Bölgesi'ne varıp bir oda bulduğumuzda gecenin bir yarısı olurdu ve Zenith'i o kadar yürütmek istemiyordum.

Pekala, tamam. Yine Cliff'in yanında kalmayı rica ederdim.

Karar verilince, tekrar Cliff'in evine doğru yola çıktık.


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.