Ne kadar da güzel bir düşünceydi bu.
Tam o sırada göğsümün üzerinde incecik, çınlayan bir ses duydum.
Sakura gülüyor mu?
Evet, gülüyor. Az önce o kadar korkmuş görünüyordu ki, şimdi gülmesi çok komik.
Arka planda havai fişekler patlamaya devam ederken Sakura neşeyle kıkırdıyordu. Zihnimde, gece gökyüzünün o canlı renklerle boyanışını hayal ettim.
Sakura’nın hayatının da tıpkı tepemizdeki o havai fişekler gibi rengarenk olması için dua ettim. Bu düşünce aklımdan bir an geçtiğinde, böyle bir dilekte bulunabildiğim için ne kadar şanslı olduğumu fark ettim.
Mesajımı kaydederken nedense o günü anımsadım.
Söylesene Kakeru?
Pişmanlıklarım olduğunu falan sanmıyorsun, değil mi?
Düşününce, seni ve Sakura’yı geride bırakmak kuşkusuz çok üzücü. Ama on dokuz yaşındaki o yaz, ölümü zaten kabullenmiştim.
O açıdan bakınca, gerçekten pişman olacak bir şeyim var mı ki?
Her şey senin inadına boyun eğmemle başladı; senden vazgeçmekten vazgeçtiğim o gün.
Hayattan kopmamayı seçtiğimden beri geçen her bir gün sevinç doluydu.
Geçirdiğim her bir an, tıpkı havai fişekler gibi kalbimde derin izler bıraktı.
Doğruydu.
Kakeru ile tanışmıştım ve o benim yanımda kalmayı seçmişti.
Onunla paylaştığım günler hafızamda ışıl ışıl parlıyordu.
Ah, öyle mutluydum ki. Öyle güzel bir hayat sürdüm ki!
Teşekkür ederim Kakeru.
Benimle tanıştığın için teşekkür ederim. Beni seçtiğin için teşekkür ederim.
Kelimeler kalbimin en derinlerinden dökülüyordu.
Arada sırada mutluluğun gerçekte ne anlama geldiğini merak ederken bulurdum kendimi. Bana göre mutluluk, ne olursa olsun yanından ayrılmayacak birini bulmaktan ibaretti.
Sayısız ihtimalin ortasında, bir mucize Kakeru ile beni bir araya getirmişti. Bunca insan arasından o beni seçmişti.
Eğer mutluluk diye bir şey varsa, işte tam olarak buydu.
Gözlerimi kapattığımda, Kakeru ile paylaştığımız o renkli hayat gözlerimin önüne geldi.
Onunla tanıştığım için çok mutluyum.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.