Gecenin Getirdiği Tuzak

"Ablam harika biri! Oklar, büyüler, hepsi üzerinden sekip gitti!"

O akşam…

Geceyi geçirmeyi planladığımız Meguminlerin evine dönmüştük. Akşam yemeği bitmişti ve herkes Darkness’ın o günkü başarısını öve öve bitiremiyordu.

"Y-yok canım, abartmayın… Hangi Haçlı olsa yapardı…" Övgülere pek alışık olmayan Darkness, oturma odasında kaskatı kesilmiş bir halde oturuyor, Komekko’nun söylediklerini derin bir utanç içinde dinliyordu.

Yuiyui konuşarak yanıma sokuldu. "Bayan Darkness’ın yaptıklarını, Sylvia’nın köye girmesini nasıl engellediğini duyduk. Ne kadar da cesur, ne kadar da sarsılmaz bir parti! Biricik Kazuma’mıza kızımızı emanet etme konusunda içimizi daha da rahatlattı bu durum. Bu arada, bu geceki oda düzenine gelirsek…"

İçime bir kurt düşmüştü.

"Şey, Hyoizaburou Bey nerede?"

Yuiyui son derece rahat bir tavırla gülümsedi. "Ah, kocamın yapacak çok işi varmış, o yüzden atölyesinde uyuyacak. Şimdi ben gidip banyoyu hazırlayayım." Göz açıp kapayıncaya kadar ortadan kayboldu.

Oysa yemekte Hyoizaburou, "Kızımız için endişeleniyorum. Bu gece misafirimiz Kazuma’yla birlikte uyuyacağım," demişti.

Annesi yine bir dolaplar mı çeviriyordu?

Megumin araya girdi. "Her neyse, Kazuma, o yaptığın konuşma bayağı havalıydı. Bir dahaki sefere Sylvia ile gerçekten hesaplaşacağız!"

Darkness ona katıldı. "Evet. Aslına bakarsanız bugün demirciye uğradım, bayağı yetenekli bir adam. Ondan tam şu sıralar moda olan yeni tip bir zırh yapmasını istedim. Birkaç güne hazır olurmuş. Zırhımı giyip Sylvia ile savaşmayı iple çekiyorum!"

İki kız da yumruklarını sıkmıştı.

Lafı hiç dolandırmadan yapıştırdım. "Saçmalamayın. Yarın eve dönüyoruz, unuttunuz mu? Gezilecek her yeri gezdik, bu köyde bizim için hiçbir şey kalmadı. Sabah ilk iş yola çıkalım. Evde yan gelip yatmak için sabırsızlanıyorum."

İkisi birden bağırdı. "Neeee?!"

Megumin de Darkness da şaşkına dönmüştü. Bir yandan şarabını yudumlayıp diğer yandan ağzına bezelye atan Aqua lafa girdi. "O kadar havalı lafın ardından kaçıp gidecek misin yani? Kadın özellikle tekrar görüşeceğinizi söylemişken hem de?"

"Bakın, böylesine çekici bir generali arkada bırakmak biraz içime oturuyor, kabul ediyorum ama kendi güvenliğimizi de düşünmemiz lazım. Evde bizi bekleyen rahat, huzurlu bir NEET hayatı var. Neden burada kalıp bir İblis Kral generaliyle başımızı belaya sokalım ki?"

"Seni gidi… Yani o kadar havalı lafı sadece gösteriş olsun diye mi söyledin?!"

"O kadar dramatik bir çıkış yaptın ve öylece eve mi döneceksin?! Bu senin için bile fazla yüzsüzce!"

Onlara ters ters baktım. "Dalga mı geçiyorsunuz? Zaten yarın eve döneceğimizi bildiğim için öyle havalara girdim. Kadını bir daha görmeyeceğimi biliyordum. Yoksa ne diye bir İblis Kral generalini boş yere damarına basıp kışkırtayım ki? Arkamda koca bir Kızıl Büyücü birliği varken güvenli bir köydeydim. Başka türlü nasıl öyle artistlik yapabilirdim?"

"Bu adam tam bir rezil! Gerçekten iflah olmaz biri!"

"Sen… Bir insan olarak kendinden hiç mi utanmıyorsun?!"

Megumin ve Darkness bana hakaretler yağdırıyordu ama kulaklarımı tıkayıp onları duymazdan geldim.

Yuiyui içeri girdi. "Banyo hazır millet. Ne oldu, sorun mu var?"

"Hiçbir sorun yok," deyip ayaklandım. "İlk ben giriyorum!"

"Hey! Kaçmaya kalkışma sakın!"

"Bu iş burada bitmedi!"

Kızlar arkamdan söylenmeye devam ederken ben çoktan banyonun yolunu tutmuştum.

Banyodan çıkıp rahatlamış bir halde oturma odasına döndüğümde, Aqua da en az benim kadar dinç görünerek odasına doğru ilerliyordu.

"Hah? Sen de mi yeni çıktın banyodan?"

"Dışarıdakine gittim. Hemen yakında bir banyo olduğunu söylemişlerdi, üzerinde kocaman Karma Banyo yazan tabela vardı ya, orası işte."

Bir saniye, böyle bir şeyden haberim yoktu benim. Üstelik yarın eve dönüyorduk! Ne yapsaydım? Dönüşü bir gün ertelesem mi diye düşünürken dışarıdan sesler yükseldi.

"Megumin, bu saatte nereye gittiğini sanıyorsun?! Senin yaşındaki bir kızın bütün gece dışarıda kalmasına izin veremem! Zaten daha bu sabah geldin!"

"Bu ev, benim yaşımdaki bir kız için köydeki en tehlikeli yer! Hem amacın yine beni Kazuma’yla aynı yatağa sokmak, değil mi?!"

"Kazuma çok iyi bir kısmet. Annene güven. Tam da umduğumuz gibi bir damat olacak…"

"Nasıl bu kadar kör olabilirsin?! Dur bir dakika. Onun nasıl biri olduğunu biliyorsun ama yine de… Asıl senin umduğun gibi olacak, değil mi?!"

Giriş kapısından Megumin ile annesinin tatlı sert bağırışmaları geliyordu.

Aqua esneyerek konuştu. "Aralarında ne geçiyor bilmiyorum ama ben yatmaya gidiyorum. Darkness da banyodan döndükten sonra sızıp kaldı zaten." Şarabın etkisiyle minik bir esneme daha bırakıp odasına çekildi.

Baktığımda Darkness’ın gerçekten de biraz tuhaf bir pozisyonda uyuyakaldığını gördüm. Bu kesinlikle Yuiyui’nin işiydi…

"Bu konu kapandı! Yunyun’un evine gidiyorum!"

"O kapıdan asla çıkamazsın! Ayak Kapanı!"

"N-ne?! Öz kızına büyü mü yapıyorsun?! Bir de bana anne olacaksı—"

"Uyku!"

Sesin hemen ardından tok bir düşme sesi duyuldu. Yuiyui yüzünde kocaman bir tebessümle bana döndü.

"Çok özür dilerim Kazuma, kızım pek olmadık bir yerde uyuyakaldı da… Onu odasına taşımama yardım edebilir misin acaba?"

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.