Bir Başka Dertli Yolculuk

Aylar, haftalar değil; sadece birkaç gün geçmişti.

Kasabayı kurtaran o ulu kahramanlar yani biz...

"Hık... Ama çok uğraştım... Bu sefer gerçekten çok çabalamıştım!"

...gözyaşlarına boğulmuş bir Aqua'yı arkamızdan sürükleyerek Axel'a doğru yola çıkmış bulunuyorduk.

Fayton sallandıkça Megumin onu teselli etmeye çalışıyordu. "Şaşılacak şey ama... Bu defa ben bile sana hak vermeden edemiyorum, Aqua..."

Aqua ise kafasını cama gömmüş, burnunu çekmekle meşguldü.

Hans'ın işini bitirdikten hemen sonra...

Her yere saçılan o iğrenç vıcık vıcık slime parçalarından bizi korumak için Darkness kendini siper etmişti. Benden aldığı MP ile dolup taşan Wiz de fırsat bu fırsat diyerek ortalıktaki bütün parçaları donduruvermişti.

Darkness, kasabadan aldığı yeni hediyelik eşyaları elinde çevirerek mırıldandı. "...Babamla hizmetkârlar bunları beğenir mi acaba?"

Bu kızın babasına olan aşırı düşkünlüğü de artık ciddi boyutlara ulaşıyordu ya, neyse.

Onu bir kenara bırakıp Aqua'ya döndüm.

"...Hani diyorum, her defasında varını yoğunu ortaya koymak zorunda değilsin."

"Başka ne yapaydım yani?! Bütün gücümü kullanmazsam her yer zehirlenecek sandım! Üühühü! O kadar uğraştım, didindim, karşılığında aldığım tepkeye bak!"

Zırıl zırıl ağlamaya devam eden Aqua'yı duymazdan geldim. Bakışlarımı, hâlâ kendine gelememiş gibi duran Wiz'e çevirdim. Zaten normalde de soluk benizli bir şeydi ama şu an bildiğin saydamlaşmaya... Bir dakika, ne?!

"Hey, kız kayboluyor! Yok olacak şimdi!"

"Darkness, buna CP lazım! Çabuk, yaşam enerjinden biraz ver!"

"T-tamam! Kazuma, hallet!"

Faytonun içinde neye uğradığımızı şaşırıp panik halinde Wiz'i kurtarmaya koyulduk.

Emme Teması becerimi kullanarak partideki en dayanıklı kişi olan Darkness'tan biraz CP çektim ve bu heba olmak üzere olan Lich'e aktardım. Wiz yavaş yavaş kendine gelip eski haline dönünce hepimiz derin bir nefes aldık.

Tam o sırada, başını hâlâ camdan dışarı uzatan Aqua feryadı bastı:

"Ben sadece her şeyi arındırmaya çalışıyordum! Niye herkes bana bu kadar bilendi ki?!"

İblis Kralı'nın generallerinden Hans'ın icabına baktığımızı bildirmek için Lonca'ya gittiğimizde, zehirli su meselesini çözdüğümüz için bizi bayağı sıcak karşılamışlardı.

...Sıcak su kaynaklarından özbeöz normal su akmaya başlayana kadar tabii.

Büyü gücüm bittiği için ben bayıldıktan sonra Aqua işi fazla ciddiye alıp arındırma seansına hız kesmeden devam etmiş.

Sonuç mu? Normalde minerallerle, şifalı unsurlarla dolu olan o koca dağ kaynağı, bildiğin devasa bir kazan kaynar suya dönüşmüştü.

Hani o güçlü arındırma büyüsü yüzünden az daha tahtalı köyü boylayacak olan bahtsız Lich'imizden bahsetmiyorum bile.

İşin özü, İblis Kralı'nın Aksis Kilisesi'ni kökten kurutma planını nihayete erdirmek, ne ironiktir ki yine Aqua'ya nasip olmuştu.

Kasabanın en hayati geçim kaynağını kendi ellerimizle un ufak etmiştik.

Normal şartlar altında bu durum, altından kalkamayacağımız kadar devasa bir tazminat talebiyle sonuçlanırdı.

Fakat bu defa Aksis Başrahibi, bunu kiliseyi kurtarmak adına yaptığımızı ve kasabanın tamamen yok olmasını engellediğimizi göz önüne alarak bizi affetmeye karar verdi. Hans için vaat edilen ödülü tazminat niyetine onlara bıraktık ve oradan ışık hızıyla tüydük.

Normalde Işınlanma büyüsüyle rahatça eve döneriz diye düşünüyorduk ama Wiz hâlâ şeffaf bir hayalet gibi dolaştığı için mecburen yine fayton yollarına düşmüştük.

"Yalvarırım beni dinleyin! İkiniz de niye beni takmıyorsunuz?!"

"Ne istiyorsun yine? Sal beni... Zaten araba yeterince sallanıyor, bir de sen silkip durma."

"Ne oldu? Anlat dinliyoruz. Söyle bakalım."

Aqua, gayet ciddi bir ifadeyle Megumin ve Darkness'a baktı.

"Olayların bu raddeye gelmesinin tek sebebinin benim aşırı güçlü olmam olduğunu anladınız sanırım. Darkness senin kafanın yavaş bastığını, Megumin senin de kırık olduğunu biliyorum ama siz bile... Ah! Acıdı! H-hey, dinleyin beni! Demem o ki, sizin gibi iki odun bile artık gerçekleri görüyor olmalı!"

Aqua, Megumin ile Darkness'ın elleri boğazına sarılmış haldeyken bile derdini anlatmaya çalışıyordu.

"Artık benim hakiki bir tanrıça olduğuma inanmanızın vakti geldi de geçiyor!"

Bu sözler üzerine diğer ikisi bir anlığına sessizliğe büründü.

"...Kazuma, bir dahaki sefere etkisi daha güçlü sıcak su kaynakları olan bir yer bulmalıyız," dedi Megumin.

"Katılıyorum. Özellikle de hayal güçlerini dizginlemeye yarayan türden," diye ekledi Darkness.

"İnanın bana n'olur!"

Faytonun içi yine gürültüden geçilmiyordu.

Ama her zamanki gibi, Aqua'nın yeniden başlayan zırltısı hepsinden daha baskındı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.