Bir dakika, az önce ne dedi o? Bu kulağa bayağı ciddi bir mesele gibi geliyordu.
“Dur biraz. Az önce okul birincisi olduğunu mu söyledi bu kız?”
Megumin sadece kıkırdamakla yetindi.
“Neden bu kadar şaşırdın ki? Seninle ilk tanıştığımızda, Kızıl Büyü Klanı’nın büyücüleri arasında en iyisi olduğumu söylememiş miydim? Bana inanmamış olman senin suçun. Ama artık bunca zamandır birbirimizi tanıyoruz, herhalde anlamışsındır.”
“Yani, o zamanlar... Üstün başın kurbağa salyası içindeyken bu hikayeye inanmak pek kolay olmamıştı.”
“Ne-ne dedin sen?!”
“Durun, kesin şunu!” Yeni gelen kız tartışmamızın arasına girdi. “Megumin, benim! Gerçekten hatırlamıyor musun? Okulda her sınavda sana nasıl meydan okuduğumu, senin de her seferinde eğer düello olacaksa ortada bir ödül de olmalı deyip öğle yemeğimi ortaya koydurduğunu unuttun mu? Bu yolla benden kaç tane öğle yemeği çaldığını ben bile sayamam artık.”
Vay canına. Megumin gerçekten böyle şeyler mi yapmıştı?
Ona dik dik bakınca bakışlarını benden kaçırdı.
“Hey, eğer işiniz uzun sürecekse ben Lonca tarafına geçeyim mi? Etler bozulmadan şu kurbağaları onlara teslim etmek istiyorum.” Aqua, pişmiş canavarları işaret ediyordu.
Açıkçası beni bu durumun ortasında tek başıma bırakmasından pek memnun değildim. Ancak şimdi elimize geçecek her kuruşa ihtiyacımız vardı ve işleri Aqua’nın halletmesine izin vermek daha mantıklıydı. Hem bu sayede Megumin ile ben doğrudan eve dönebilirdik, o da üzerindeki şu amfibi kokusundan bir an önce kurtulurdu.
“Hmm. Görünüşe bakılırsa burada sular pek durulmayacak. Ben de bugünlük bu kadar diyeyim o zaman... Kazuma Satou, bugün bir maceracı gibi göründüğünü kabul ediyorum ama hâlâ tüm bunların beni yanıltmak için sergilenen bir oyun olma ihtimalini göz ardı etmiş değilim. Sana henüz güvenmiyorum.”
Sena, bunları söyledikten sonra bana son bir kez ters ters bakmakla yetindi ve Aqua ile birlikte kasabaya doğru yöneldi.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.