İblis Kral'ın generaliyle yaşadığımız o gerilimli karşılaşmanın ardından, olaysız geçen koca bir haftayı geride bırakmıştık.
“Görev istiyorum! Zor mor fark etmez! Hadi bir göreve çıkalım!”
Aqua’nın aniden patlamasıyla Megumin de ben de yerimizden sıçradık. Pek de memnun olduğumuz söylenemezdi.
Aqua hariç, parti üyelerimizin hepsinin kesesi ağzına kadar doluydu. Piyasada sadece yüksek seviye görevlerin kaldığı şu dönemde, dışarı çıkıp çalışmaya hiç niyetimiz yoktu.
“Benim için sorun değil,” dedi Darkness. “Fakat Aqua, sadece ikimiz… saldırı gücü bakımından biraz zayıf kalıyoruz.” Bunu derken manidar bir tavırla Megumin ile bana bakıyordu. İstediği kadar bakabilirdi; ikimizin de kendimizi tehlikeli görevlere atması için hiçbir sebep yoktu.
Aqua pas vermediğimizi görünce yalvarmaya başladı.
“Lütfeeen! Her gün ek iş yapmaktan gına geldi artık! Gün sonunda tek bir kroket bile artsa dükkan sahibi bana dünyayı dar ediyor! Söz veriyorum bu sefer işe yarayacağım! Valla bak, söz!”
Megumin’le birbirimize baktık.
“Aman, iyi tamam be. Git panoya bak bakalım işe yarar bir şey var mı. Eğer düzgün bir şey bulabilirsen seninle geliriz.”
Aqua sevinçle görev panosuna doğru fırladı.
“Kazuma, diyorum ki sen de mi bir baksan? Aqua’yı orada tek başına bırakmak içimde kötü bir his uyandırıyor…”
“Haklı. Şahsen biraz hırpalanacağımız bir göreve hayır demezdim ama…”
Kızlar haklıydı, biliyordum. İçimi kaplayan o tanıdık huzursuzlukla görev panosuna doğru yürüdüm. Aqua’nın arkasına dikilip ilanları nasıl bir ciddiyetle incelediğini izledim. Beni fark etmedi bile; panoya iğnelenmiş kağıtları süzmeye devam etti. En sonunda bir tanesini seçip çekip aldı.
“Tamamdır!”
“Ne tamamdır?! Başımıza ne iş açacağından haberin var mı senin?!”
Kağıdı elinden kaptım.
MANTİKOR VE GRİFİN AVI — BİR MANTİKOR VE BİR GRİFİN BÖLGE KAVGASINA TUTUŞMUŞ DURUMDADIR VE CİVARI OLDUKÇA TEHLİKELİ HALE GETİRMİŞLERDİR. HER İKİ CANAVARI DA AVLAYIP BU KAVGAYA SON VERECEK MACERACI(LAR) ARANIYOR. ÖDÜL: 500.000 ERİS.
“Sen kafayı mı yedin?!” diye bağırdım ve kağıdı bulduğu yere geri iğneledim.
İyi ki kontrol etmeye gelmişim. Az kalsın başımızı fena ağrıtacaktı.
“Neden bu kadar kızıyorsun ki? Alt tarafı iki taneler! Onları aynı yere çekeriz, Megumin de işini bitirir! Güm! Sonra da evimize döneriz. Of, aman be! Boş ver o zaman.”
Hah, ne harika plan. İki tane devasa, sihirli ve birbirine düşman canavarı aynı noktaya nasıl çekeceğimi de herhalde ben bulacaktım.
Tam görevi alıp Aqua’yı oraya tek başına yollamayı düşünüyordum ki, heyecanla yanıma gelip kolumu çekiştirmeye başladı.
“Hey, bak! Şuna bir göz atsana!” İşaret ettiği göreve baktım.
GÖL ARINDIRMA — KASABANIN SU İHTİYACININ BÜYÜK KISMINI KARŞILAYAN YAKINDAKİ GÖL KİRLENMİŞ VE ACIMASIZ TİMSAHLARIN YUVASI HALİNE GELMİŞTİR. GÖLÜN ARINDIRILMASI BEKLENMEKTEDİR. SU TEMİZLENDİĞİNDE CANAVARLAR BÖLGEYİ TERK EDECEĞİNDEN ONLARI AVLAMAYA GEREK YOKTUR. NOT: PARTİDE ARINDIRMA BÜYÜSÜNDE UZMANLAŞMIŞ BİR RAHİP BULUNMALIDIR. ÖDÜL: 300.000 ERİS.
“…Su arındırmayı biliyor musun bari?”
Aqua küçümser bir tavırla burnundan soludu. “Asıl aptallık eden kim acaba? Karşında kimin olduğunu sanıyorsun? Adımı düşün, kıyafetime bak ve söyle bana—sence ben neye hükmediyorum?”
“Parti numaralarına?”
“Yanlış, seni ev kuşu NEET! Suya! Şu açık mavi gözler? Saçlar? Bunlar sana hiçbir şey ifade etmiyor mu?”
Eh, aradaki bağlantıyı kurabiliyordum sanırım.
Sadece biraz su temizlemek için üç yüz bin eris… Kesinlikle cezbediciydi. Özellikle de hiçbir şeyle dövüşmek zorunda kalmayacak olmamız büyük artıydı.
“Pekala, kabul edelim o zaman. Madem sadece arındırma işi, bunu tek başına da halledebilirsin değil mi? Böylece ödülün tamamı senin olur.”
Fakat Aqua tereddüt etti.
“Ş-şey… hallederim tabii de… O canavarlar herhalde ben göllerini temizlerken öylece oturup beni izlemezler. İşimi bitirene kadar beni onlardan koruyacak birilerine ihtiyacım var.”
Hah, şimdi anlaşıldı…
Ama “Acımasız Timsahlar”… Muhtemelen bir tür timsahtılar, değil mi? Kulağa hiç hoş gelmiyordu.
“Sahi, suyu arındırman ne kadar sürüyor? Beş dakika falan mı?”
Eğer yeterince hızlıysa, Megumin’in patlama büyüsüyle işi bitirebilirdik.
Aqua başını iki yana salladı. “Yarım gün falan?”
“O kadar sürecekse hiç bitmesin daha iyi!”
Yani ismi bile bela okuyan canavarlara karşı onu on iki saatten fazla korumamız gerekiyordu. Kağıdı geri asmak için yeltendim ama…
“Hayır, hayııır! Lütfen! Başka düzgün görev yok ki! Ne olur yardım et bana, Kazumaaa!”
Görevi bırakmamam için koluma asılan Aqua’ya baktım ve birden sorma ihtiyacı hissettim:
“Peki bu arındırma işlemini tam olarak nasıl yapıyorsun?”
“Ha? Sadece suya dokunuyorum ve sürekli Arındırma büyüsü kullanıyorum… Neden ki?”
Anlıyorum. Fiziksel olarak suya temas etmesi gerekiyordu. Bir an için düşünmüştüm de…
Bir dakika, dur bakalım.
“Tamam Aqua. Sanırım bu ritüeli nasıl yapacağını buldum. Sıfır risk, sıfır sorun. Denemek ister misin?”
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.