Bir Çırpıda

Gruptakiler karmaşık duygular içinde siyah kaya parçasına gözlerini dikmiş, bir süre hiç konuşmadan öylece kalakalmıştı. Belki de bu küçük küresel odada az önce yaşananlar çoğuna pek bir şey ifade etmiyordu ama Sunny ile Cassie için durum bambaşkaydı. Özellikle de onun için.

Sunny titrek bir nefes verdi. Bacaklarının bağı çözülmüştü sanki. Bir adım geri çekilip hafifçe sallandı ve dar merdivenlerin ilk basamağına çöktü. Gözlerini yerdeki siyah taştan ayıramıyordu ama bakışları çoktan uzaklara dalıp gitmişti.

Cassie, Yüzü ifadesizce Yol Gösteren Işık’a yaslanmıştı.

Nephis, Jet ve Effie ise onları sessizce izliyordu.

Epey sonra avcı nihayet sessizliği bozdu:

"Yani... Bitti mi? Bir çırpıda bitti mi gerçekten?"

Sunny başını kaldırıp ona baktı, cevap vermekte zorlanıyordu.

'Bir çırpıda mı?'

Kulağa ne kadar da kolaymış gibi getiriyordu. Gerçi tabii... Döngünün varlığını daha bu sabah öğrenmişti, alacakaranlık çökmeden de döngü yok olup gitmişti.

Ama kendisi için...

Aletheia Adası’nda bizzat yaşadığı ve tanık olduğu sayısız korkunç ölümün hatırası Sunny’nin zihnini istila etti. Ölümsüz Katliam tarafından vahşice katledildiği o ilk an... Yutan Canavar’ın devasa elinin sisten aşağı süzülüşünü izlerken düştüğü o çaresiz umutsuzluk... Ve çok daha fazlası.

Bütün bunlar artık geride kalmıştı ama yok olup gitmemişti. Sunny, Umut Krallığı hakkındaki kâbusların çoğunu unuttuğu gibi bu eziyeti de unutabilmeyi dilerdi. Ama yapamıyordu. Bu anılar peşini ömrünün sonuna kadar bırakmayacaktı.

'Sıraya girip sıralarını bekleyebilirler.'

Zihninde zaten muazzam bir acı ve dehşet müzesi taşıyordu. Birkaç kâbus daha eklenmiş çok mu şey değişirdi?

İçini çekip başıyla onayladı.

"Evet... Döngü yok edildi. Hissedebiliyorum."

Effie bir an duraksadı.

"Şey... Güzel o zaman. Şimdiki plan ne?"

Sözleri biter bitmez Sunny ruhunda bir şeylerin kıpırdadığını hissetti, öz çekirdeklerine gürül gürül akmaya başladı. Adanın dışında bir yerlerde, yedili güneş Büyük Nehir’in sularına gömülüyordu... Alacakaranlık çökmüştü.

Biraz olsun rahatladı.

Döngünün kırılması büyük bir rahatlama getirmişti. Ancak bu aynı zamanda geleceğin bir kez daha belirsizleşip öngörülemez hale geldiği anlamına da geliyordu. Yine de öz rezervlerinin hızla dolduğunu hissetmek Sunny’yi iyice yatıştırmıştı.

Cassie sessizliğini koruyunca Effie’nin sorusunu kendisi yanıtladı:

"Sizlere daha önce de söylediğim gibi. Bu kulede saklanıp yaptığımız şeyin ilk artçı şoklarının geçmesini bekleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç gün boyunca Aletheia Adası tam bir savaş alanına dönecek... Ölümsüz Katliam ile Yutan Canavar ortalığı birbirine katacak."

Bir an durakladı, ardından başını iki yana salladı.

"Ya da katmaya devam edecekler desem daha doğru olur. Adadaki canavar güruhunun çoğunu soykırımdan geçirecekler ya da kendileri yem olacaklar. Her kârda, Jet ile senin bu Bozulmuş hallerinin Büyük Nehir’e bir daha asla dönemeyeceğinden emin olmalıyız."

Sunny hem sis tayfasıyla hem de devasa canavarla defalarca savaşmıştı. Tek başına dövüştüğünde ölmüştü... Yoldaşlarıyla omuz omuza dövüştüğünde de yine önce onların, sonra kendisinin katledilmesini izlemişti. Salgınlar, kendi güçleriyle alt edilemeyecek kadar korkunçtu.

Ama o durum döngünün içindeydi. Artık döngü kırıldığına göre Bozulmuş Azizlerin Kusurları nihayet koz olarak kullanılabilirdi. Yutan Canavar’ın doymak bilmez açlığı ve Ölümsüz Katliam’ın öldürme arzusu kendi sonlarını getirecekti...

Teoride öyleydi.

Pratikte ise bu Kusurları kullanmak hiç de kolay olmayacaktı. Özellikle Yutan Canavar’ın etrafta yiyecek bolca şeyi bulunacaktı. Ölümsüz Katliam’ın da katledeceği sayısız yaratık vardı ancak bu süreçte muazzam miktarda öz tüketme ihtimali yüksekti.

Ama bu yarının sorunuydu.

Şimdilik tek istediği dinlenmekti.

En son ne zaman uyumuştu? Hatırlayamıyordu bile... Bu hiç de hayra alamet değildi.

'Yorgun bir zihin hata yapar.'

Şimdiden pek çok hata yaptığına şüphesi yoktu. Şans eseri, hiçbiri onları felakete sürükleyecek kadar ciddi olmamıştı... Şimdilik. Cassie de en az kendisi kadar bitkin düşmüş olmalıydı.

İçinde bulundukları şartlar düşünülürse, ikisi de olağanüstü bir iş başarmıştı.

Sunny derin bir nefes alıp ayağa kalktı ve küresel odaya son bir kez göz gezdirildi.

"Şimdilik kulenin ilk katına dönelim. Önümüzdeki birkaç günü, hatta belki haftaları orada geçireceğiz. Başka bir şey yapmasak bile orayı temizlesek iyi olur."

Zemine, Büyük Zorba’nın hizmetkârlarının kanı, molozları ve korkunç kalıntılarıyla dolup taşan üst kata çıktılar. Zorba’nın kendisi hâlâ kırık tavandan aşağı sarkıyordu; Yılan Kral’ın çok uzun zaman önce açtığı o dehşet verici yaralar, sanki birkaç saat önce verilmişçesine tazeliğini koruyordu.

Effie bu korkunç leşe endişeyle baktı.

"Bu mahluk da nesi böyle?"

Sunny ona şöyle bir bakıp kendini gülümsemeye zorladı.

"Başka ne olacak? Önümüzdeki uzunca bir süre boyunca yiyeceğin yemek."

Avcının yüzü gözle görülür şekilde soldu.

"Ha? Dur bir dakika... Ciddi değilsin, değil mi?"

Çaresizce omuz silkti.

"Neden ciddi olmayayım? Nephis ile ben yüce bir canavar etiyle ziyafet çekerken kıskançlıktan patlamıyor muydun? Al işte, sana nur topu gibi yüce bir Zorba! Teşekkür etmene gerek yok..."

Effie o kadar sudan çıkmış balığa döndü ki kekelemeye başladı:

"A-ama... Ama... Dur bir dakika, ben ne zaman kıskandım..."

Jet onun omzuna vurup sırıttı.

"Afiyet olsun."

Böylece beşlik grup, Aletheia Kulesi’nin ilk katını temizlemeye koyuldu. Sunny, burasının artık eskisi kadar güvenli olmadığını bildiğinden nöbet tutmaları için gölgelerinden birkaçını yerleştirdi. Köprüyü geçmek hâlâ imkânsızdı ama hendeği koruyan o çarpık zaman akıntıları artık yok olmuştu.

Teoride, biraz çaba gösteren her kâbus yaratığı kuleye ulaşabilirdi. İçeri girmek bambaşka bir meseleydi tabii ama tedbiri elden bırakmamak en iyisiydi.

Molozları temizlediler, Zorba’nın hizmetkârlarından kalanları yakıp küllerini savurdular ve taş zemindeki kanı yıkayıp arındırdılar. Bunlardan sonra Aletheia Kulesi’nin içi sıcak bir yuvaya dönüşmemişti belki ama grubun geçmişte kamp kurduğu pek çok yerden katbekat iyiydi.

Kâbus’a girdiklerinden beri ayakları sert bir karaya basmamış olan Jet ile Effie, bu taştan sığınağın kıymetini hepsinden çok bilmişti.

Nihayet, grup için işler yoluna girmeye başlamıştı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.