“Senpai, beni övmeyecek misin?” Yamano, kaşlarını çatarak başını kaldırdı ve gözlerimin içine baktı.
“Tebrikler Yamano,” dedim.
“Heh heh! Çooook teşekkür ederim!” Küçük bir hayvan edasıyla, büyük bir neşeyle etrafımda fır döndü.
Normalde çok daha ağırbaşlı davranırdı, bu yüzden bu hali biraz beklenmedik gelmişti. Gerçi yaşına göre olgun olsa da sonuçta henüz ortaokul son sınıf öğrencisi olduğu gerçeği değişmiyordu.
“Bu sayede gösteri için eskisinden çok daha fazla pratik yapabilirim!” diyerek göğsünü kabarttı Yamano.
İstediğin kadar kabart; olmayan şeyin pratiğini yapamazsın ya, neyse.
“Bu durumda,” dedi Mei, “bir endişem kalmadı. Zaten asıl hedefimiz Hondo-san’ın çalıştığı o müzik kulübünde sahne almaktı.”
“Doğru nokta.” Hedefimize şimdiden ulaşıyor olmak biraz fazla erkenmiş gibi hissettiriyordu ama bu büyük bir şans. Aslında buna şanstan ziyade, Serika’nın geniş çevresinin kaçınılmaz bir sonucu demek daha doğru olurdu.
“Bu arada, henüz kesinleşmiş bir şey yok ama program ve sahne alacak gruplar burada.” Serika, RINE grubumuza bir PDF gönderdi.
Yürümeyi bıraktım, telefonumu çıkarıp dosyayı açtım. Mei ve Yamano omuzlarımın üzerinden gizlice bakmaya çalışıyordu. Kendi telefonlarınıza baksanıza! Bakalım... Konser iki ay sonra olacaktı. Pekala, bu beklenen bir şey. Peki, gruplar...
“N-Ne...?” İstem dışı yutkundum.
“Hı? Bunlar bayağı sağlam gruplar değil mi?” diye araya girdi Yamano.
Listede Gunma ilinden oldukça ünlü birkaç amatör grup vardı.
“Fold, Kusabi, Maruido.” Mei, korkuyla titreyerek isimleri saydı. “Bu gruplar epey meşhurdur.”
Hatta aralarında ileride profesyonel çıkışını yapıp tüm dünyaya açılacak olanlar bile vardı.
“V-Ve biz onların açılış grubu mu olacağız...?” dedi Mei, sesi titreyerek.
“B-Bu tam olarak hayal ettiğim şey değil. Kesin bir sürü ezik büzük tip olur diye düşünmüştüm,” dedi Yamano.
İnsanlara öyle deme! Ama haklılardı; bu listede sırıttığımız bir gerçekti. Bu kadroyla biletlerin tamamen tükeneceği kesindi.
“Eminler mi?” diye sordum. “Bizimle gerçekten sahneye çıkmak istiyorlar mı?”
Hınca hınç dolu bir salonun önünde çalacağımızdan zerre şüphem yoktu.
“Natsuki, korktun mu yoksa?” Serika, gölge boksu yaparak benimle alay etti.
“Evet, tabii ki korkuyorum. Senin becerilerini takdir ettikleri için davet edildiğimizi biliyorum ama bu, geri kalanımızın senin seviyene ulaştığı anlamına gelmez... Üstelik adımız sanımız bile duyulmamış.”
“Tanınmamak mı? Biraz tanınıyoruz aslında,” diye yanıtladı.
“Ha?”
“A, bilmiyor muydun senpai? Mishle viral oldu.” Yamano telefonuna dokunup bana bir video gösterdi.
Yüz binden fazla izlenmiş bir MeTube videosuydu bu. Başlığı ise “Ryomei Okul Festivali - Hafif Müzik Kulübü Mishle” idi. Performansımızı kaydeden biri internete yüklemişti. Altında da tonla yorum vardı.
“Bu ne zaman oldu?” diye sordum. Görünüşe göre diğer üçü durumdan zaten haberdardı.
“Nasıl bilmezsin?” diye çıkıştı Yamano.
“Bu sayede benim MeTube kanalım da büyüdü. Büyük mucize!”
Serika’nın kanalına baktığımda, videolarının genel olarak daha fazla izlendiğini gördüm. Hepsinin arasından, grubumuzun orijinal şarkısı en çok patlayan olmuştu.
“Eminim üçünüzün sandığınızdan çok daha fazla hayranı vardır,” dedi Yamano.
İnanması güçtü ama bu kadar çok yorum varken gerçek olması gerekiyordu.
“Yine de, bu festivalde çalacak diğer gruplarla kıyaslanamayacağımız gerçeği değişmiyor. Sadece tanınmışlık olarak da değil, beceri olarak da öyle.”
Evet... Okul festivalindeki performansımız bir mucizeydi. Birçok etken üst üste binip lehimize işlemiş, bizi gerçek seviyemizin ötesinde çalmaya itmişti. Birisi bana o anı bir kez daha tekrarlamamı söylese, yapabileceğimi sanmıyordum. Ancak bu kadar büyük bir etkinlik, o zamanki performansımızın bizim için asgari seviye olması gerektiği anlamına geliyordu.
“Ne diyorsun? Eğer istemiyorsan onlara hayır diyebilirim,” dedi Serika beni düşünerek. Teklifine rağmen, bu şansı kaçırmak istemediğini biliyordum.
“Ne-ee?! Hadi yapalım! Yapmazsak asıl o zaman kaybederiz!” diye heyecanla atıldı Yamano. “Bu müthiş bir fırsat!”
Ben ve Mei, bu fikirden bariz şekilde çekinen tek kişilerdik. Mei başını öne eğmişti.
“Eğer o müzik festivaline çıkacaksak,” dedi Mei, hâlâ yüzünü kaldırmadan, “her zamankinden çok daha sıkı ve ciddi çalışmamız gerekecek. Rezil olmak istemiyorsak okul festivalindeki kadar, hatta ondan bile daha iyi çalmalıyız. Aksi takdirde, bunu düşünmeye bile değmez.” Gerçekçi bir değerlendirme sundu. “Şu anki halimizle bunu yapabileceğimizi düşünüyor musunuz?”
Bir an kimse konuşmadı. Hepimiz ne demek istediğini çok iyi anlamıştık.
“Mümkün değil. Şu anki gidişatla olmaz,” dedim sonunda.
Şu anki pratik saatlerimizi düşününce, bu sadece orta şekerli bir hobi olmaktan öteye gitmiyordu. Bunun altında yatan başka sebepler de vardı; Yamano’nun giriş sınavları, Serika’nın başka bir grupla olan faaliyetleri, benim son zamanlardaki dertlerim ve Mei’nin bir kız arkadaş edinmesi... Ancak her şeyden öte, her birimizin gruptan daha öncelikli gördüğü şeyler vardı.
Bunun bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Okul festivalinde yaptığımız gibi her şeyimizi buna dökemeyiz. Kararında kalsın ve eğlenelim istiyoruz. Bu rotadan gitmeyi istemekle hata etmiyoruz. Ama eğer tavrımız buysa, okul festivalindeki o konserin üzerine asla çıkamayız. İyi bir açılış grubu olmaya bile yetkin olmadığımızı görebiliyordum. Bizim gibi yarım yamalak bir grubun böylesine büyük bir etkinlikte yer alması gerçekten doğru olur muydu?
Hepimiz suskunluğa gömülmüştük ve hava kararmıştı, bu yüzden “Düşünmek için bana biraz zaman verin,” dedim ve dağıldık. Garip bir şekilde, geçen gün Nanase’nin söylediği şeyin aynısını söylemiştim.
Zordu. Gerçek şu ki, son zamanlarda grubu ikinci plana atıyordum. Gökkuşağı renkli gençliğimi kız arkadaşım Hikari ve değerli arkadaşlarımla geçiriyorum. Bu benim en temel hedefim ve ne zaman dağılacak gibi olsa bu sorunu çözmeye çabaladım. Bu grup da o hedefe ulaşmanın yollarından sadece biriydi.
Grupta olmaktan elbette keyif alıyorum ve iyi çaldığımızda mutlu oluyorum. Arkadaşlarınla beraber dirsek çürütmenin gençliğin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Ama en önemli şey bu değil.
Kendimden ne kadarını bu gruba adamak istiyorum? Serika ile birlikte çaldığıma göre, bunu tekrar gözden geçirmem gerekiyor.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.