Kalpleri Isıtan Sabah ve Tatlı Telaşlar

Ardından, sınıf arkadaşlarımız birer ikişer kapıda belirmeye başladı. Sevgililer Günü sabahı olmasından mıdır nedir, ortam her zamankinden çok daha şenlikliydi. Kızlar neşeyle gülüşerek arkadaşlarına çikolata dağıtıyordu. Erkekler ise aldıkları çikolata sayısıyla birbirlerine üstünlük taslama yarışına girişmişti. Kimi aldığı çikolata sayısıyla övünüyor, kimi acınarak verilen çikolata ile aşkla verilen çikolata arasındaki farkı anlatıyor, kimi annesinden aldığı çikolatanın da hesaba katılması gerektiğini savunuyor, kimi de, yani Reita, kendini kral ilan ediyordu. Her telden insan vardı içeride.

Ne acınası bir manzara ama.

Sınıftaki erkeklere nezaket çikolatası getiren yegane kızlar Uta ve Fujiwara olmuştu ancak anlaşılan herkese yetecek kadar hazırlamamışlardı. Payına hiçbir şey düşmeyenlerin yüzünden düşen bin parçaydı. İşte tam bu kargaşanın ortasında Hikari ve Nanase sınıfa girdi.

"Günaydın herkese!"

"Günaydın. Bugün buralar pek bir gürültülü sanki."

Çantalarını sıralarına bırakır bırakmaz hemen benim yanıma geldiler. Ne istediklerini az çok tahmin edebiliyordum. Hikari, ellerini arkasına saklamış, bir şeyler gizliyordu.

"Natsuki-kun, bu senin için!" Işıl ışıl bir gülümsemeyle bana kalp şeklinde bir çikolata uzattı.

Sınıftaki kızlar neşeyle kıkırdaşırken, erkekler üzerime kapkara bakışlar fırlatmaya başladı.

"Teşekkür ederim, Hikari."

Bütün gözler üzerimizdeydi. Bu gerçekten utanç vericiydi ama ne olursa olsun sevgilim bana kendi elleriyle yaptığı çikolatayı vermişti. Mutluluktan ayaklarım yerden kesildi. Erkeklerin o üstünlük yarışına girmeye hiç niyetim yoktu ama sadece bu tek hediye bile bana kendimi zafer kazanmış gibi hissettirmeye yetmişti.

"Hadi ama Yuino-chan, sıra sende! Bunun için birlikte yapmadık mı bunları?!" Hikari, kararsızlık içinde kıvranan arkadaşının omuzlarını sarsarak onu cesaretlendirmeye çalıştı.

"Ne? Herkesin içinde, burada mı vermemi istiyorsun?!" Nanase, bir anda ilgi odağı olmanın verdiği şaşkınlıkla ne yapacağını bilemedi.

"Şimdi vermezsen fırsatı kaçıracaksın ve bir daha asla veremeyeceksin, değil mi?!" diye üsteledi Hikari, kararlı bir sesle.

Verecek bir cevap bulamayan Nanase, çekingen bir tavırla elini uzattı. Avucunda kurdeleyle süslenmiş kare bir kutu duruyordu. İçinde çikolata olduğunu anlamak için kutuyu açmaya gerek bile yoktu. Uzanıp elinden aldım.

"Şey... Bu sadece bana yardım ettiğin için ufak bir teşekkür hediyesi. Başka bir anlamı yok!" Nanase, yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir halde kelimeleri ardı ardına sıralayıverdi.

Bu gidişle o yanlış anlaşılma yeniden canlanacak gibi görünüyordu.

"Asıl benim teşekkür etmem gerek. Sağ ol, Nanase."

Hikari, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle bizi izliyordu.

"Piç herif..."

"Ne ayak lan bu? Herifi resmen el üstünde tutuyorlar!"

"Şu yüzündeki pis alaycı gülümsemeye de bak hele. Şunu sonra bir güzel benzetsem olur mu?"

Erkekler, her zamanki gibi arkamdan atıp tutuyordu.

Söylediğiniz her şeyi duyuyorum yalnız. Artık arkamdan konuşmaya tenezzül bile etmeyip doğrudan yüzüme hakaret ediyordunuz yani! Neyse, ciddi olmadıklarını biliyordum nasılsa.

"Reita-kun, Tatsuya-kun! Sizin için de hazırlamıştım! Alın bakalım!" Hikari onlara da kendi yaptığı çikolatalardan uzattı. Bana verdiğinin aksine, onlarındakiler yıldız şeklindeydi. Besbelli benimki özeldi.

"Ben de senin için bir tane yapmıştım, Nagiura-kun," diyerek Nanase de ona bir çikolata uzattı.

"Ha? Şey... Teşekkürler."

"Bir dakika... Ya ben?" Reita, şaşkınlık içinde kendini işaret etti.

"Shiratori-kun, sana vermeme gerek yok herhalde, değil mi? Nasıl olsa bir sürü alacaksın," dedi Nanase.

"Olamaz... Sırf çok popülerim diye böyle bir muamele görmeyi aklım almıyor!" Büyük bir yıkıma uğrayan Reita, başını ellerinin arasına alıp dövünmeye başladı.

Garip bir şekilde, ona zerre kadar acımamıştım.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.