Aşkın ve Çikolatanın Kokusu

Okulun müzik festivalinden bir hafta sonrasıydı.

Bugün 14 Şubat, o dillere destan Sevgililer Günü'ydü. Sabahın şafağından beri sınıftaki erkeklerin üstünde bir huzursuzluk, bir kıpırtı vardı. Yani aralarında öyle tipler vardı ki insan, "Hadi canım, bu saatte okula gelebilecek biri miydi bu?" diye sormadan edemiyordu. Sınıfın içinde gizemli gizemli dolanıp durmayın yahu! Ben mi? Şey, ben sadece erken uyanmıştım, hepsi bu...

"Her-kes-e gü-nay-dın!" Sabah antrenmanından dönen Uta, neşeyle şakıyarak sınıfa girdi.

Okajima-kun, hiçbir şeyden habersizmiş gibi ıslık çalarak kızın önünden geçti. Dostum, niyetini çok belli ediyorsun.

Uta, kafasının üstünde adeta koca bir soru işareti belirmiş gibi ona tuhaf bir bakış attı ve çantasını sırasına bıraktı.

"Bilin bakalım ne oldu? Herkese çikolata yaptım!" diyerek elindeki kâğıt torbayı havaya kaldırdı.

Erkekler sevinçle çığlık attı.

"Bana da ver!"

"Ben de istiyorum!"

Uta onlara dil çıkardı. "Önce kızlar," diyerek bir grup kızın yanına gitti. Bugünün şanındandır, kızların çoğu arkadaşlık çikolataları hazırlamış, birbirleriyle paylaşıyorlardı. Keyifleri oldukça yerinde görünüyordu.

"Gözünüzü Sakura'dan ayırmayın... Onun gibiler çikolatayı kalabalığa saçar, bize de kesin bir şeyler düşer!"

"Aynen öyle! Sıfır ile bir arasındaki fark, cennetle dünya arasındaki mesafe kadar büyüktür! Sırf sayıyı kalabalık göstermek için olsa bile fark etmez!"

Okajima-kun ve Tachibana-kun, gözlerinde kararlı bir pırıltıyla Uta'yı süzüyorlardı. Korkutucu tiplerdi.

"Yahu yapmayın." Reita içini çekti. Sırasına yayılıp bacak bacak üstüne attı ve omuz silkti. "Çikolata, başkalarına üstünlük taslamak için kullanılacak bir araç değil."

Gelgelelim, kendi sırasının üstünde muhtemelen derin duygularla verilmiş bir çikolata yığını çoktan oluşmuştu. Tam bir gövde gösterisiydi. Reita'nın böyle hava atması işten bile değildi.

"S-Seni piç..."

"Sinir bozucu herif... Sırf popülersin diye kasım kasım kasılıyorsun."

Sadece Okajima-kun ve Tachibana-kun değil, sınıftaki diğer erkekler de Reita'ya kin dolu bakışlar fırlatıyordu.

"Öyle değil mi, Natsuki?" Reita omzuma dokundu.

"Beni niye bu işe karıştırıyorsun?! Ateş hattına sürme beni!" Ben senin gibi değilim ki!

"Cık. Şuna bak hele, sevgilisi olan beyefendi konuşuyor..."

"Hain herif! Hoshimiya-san'ı elimizden aldığı yetmedi sanki."

"Onu asla affetmeyeceğim."

Gördünüz mü? Şimdi de hedef tahtasına beni oturttular! Üstelik henüz tek bir parça çikolata bile almamıştım!

"Reita, sana bunları veren kızlar senden hoşlanıyor mu?"

"Kim bilir. Sabah antrenmanından sonra kapıda sıraya girmişlerdi işte."

"E, herhalde nezaketen vermediler ya."

"Miori ile ayrıldığımızı artık herkes biliyor tabii." Sesinde hafif bir burukluk vardı.

Hikari ile birlikteliğimiz herkesçe bilindiği için Reita kadar çikolata almayı beklemiyordum zaten. Yine de önünü gelene dağıtan birilerinden kabul edebilirdim belki.

"Pekala, isteyen erkekler varsa gelsin, şimdi onlara da dağıtacağım!" Uta, kızlarla çikolata alışverişini bitirdikten sonra seslendi. Anında etrafını bir erkek ordusu sardı.

"Çikolataların tükenmesi an meselesi," dedim kendi kendime.

"Sen gidip istemeyecek misin?" diye sordu Reita.

"O kalabalığın içine dalarsam başım belaya girer."

Bana bakıp gözlerini hafifçe kıstı, sonra da yüzüne zoraki bir gülümseme yerleştirdi. "Tahmin etmiştim."

"Selam!" Tatsuya sınıfa girdi, Uta'nın etrafındaki erkek güruhuna kısa bir bakış fırlatıp çantasını sırasına bıraktı. "Hey Natsuki, geçen gün bana ödünç verdiğin manga vardı ya..."

Tam cevap verecektim ki Uta'nın çığlığı sözümü kesti.

"T-Tatsu!" Kalabalığı yarıp hızla ona doğru koştu. "Al bakalım, bu senin için!" Elinde, az önce dağıttıklarından biraz daha farklı görünen bir kâğıt torba tutuyordu.

Tatsuya şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı.

"Sadece nezaketen, tamam mı? Yanlış bir şey düşünme sakın!" diyerek parmağını ona doğru salladı. Çikolata için kıvranan diğer erkekler bu manzarayı acı dolu gözlerle izliyordu.

Sessizlik

"Hmm," dedi Tatsuya, şaşkınlığını üzerinden attıktan sonra. Yüzü yumuşadı, sıcak bir tebessüm belirdi dudaklarında. "Teşekkürler."

Uta başını sallayıp hemen kalabalığa geri döndü. "Pekalaaa! Çikolataları dağıtmaya devam ediyorum!" Erkeklerin heyecanının neden birdenbire söndüğünü anlayamayarak hayır işine geri döndü.

"Gözün aydın, Tatsuya." Reita, elindeki torbaya dalgın dalgın bakan arkadaşına sırıttı.

"Natsuki, sen kaç tane aldın?" diye sordu Tatsuya bir süre sonra.

"Kes sesini. Sıfır," diye tersledim.

"Öyle mi? Görünüşe göre şu an ben öndeyim." Zafer kazanmış gibi gülümsedi.

Garip ama bu durum hiç de canımı sıkmamıştı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.