Yeni Bir Yıla Doğru

O günden sonra kış tatilinin geri kalanını grupla prova yaparak ve işte çalışarak geçirdim. Hikari ile sık sık telefonlaşsak da programlarımız bir türlü uyuşmadığı için yüz yüze görüşemedik. Ayın yirmi dokuzundan sonra bizim grup da tatile girdi, ben de vakit geçirmek için ailemin yanına döndüm. Otuzuncu günü evde büyük bir yılbaşı temizliği yaptık, otuz birinci günde ise babaannemin yolunu tuttuk.

Bizimkiler babaannemi yılda iki kez, Yeni Yıl ve Obon dönemlerinde ziyaret ederdi. Bütün yakın akrabalar onun evinde toplanır, akşamına da büyük bir parti verirdik. Çakırkeyif olan amcam bana da içki uzattı ama tabii ki nazikçe geri çevirdim. Şimdiden alkolün tadına alışmak hiç iyi olmazdı.

Herkes sıcacık kotatsu masasının altına büzüşmüş, televizyonda Kohaku Uta Gassen programını izleyerek akşam yemeğini yiyordu. Ailemle birlikte yeni yıla girdikten hemen sonra telefonum RINE'den gelen yeni yıl tebrikleriyle dolup taştı. Hepsine kısaca mutlu yıllar dileyip mesaj attım ve yorganın altına büzüldüm.

Gözlerimi açtığımda saatin akrebiyle yelkovanı ertesi günün öğlenini gösteriyordu. Günün yarısını uykuda devirmiştim. Babaannemle babam oturma odasında Gunma'da her yıl düzenlenen Yeni Yıl Ekiden Koşusu'nu izliyorlardı.

Kâsesindeki yeni yıl çorbası ozoniden bir lokma alan Namika, "Abiciğim, senin bu kadar geç saatlere kadar uyuduğun pek görülmezdi," dedi.

"İnsanın tembellik yapmayı kendine hak gördüğü tek zaman dilimi Yeni Yıl dönemi," diye karşılık verdim.

"Nereden uyduruyorsun bunları? Komiksin gerçekten."

"Neyse, annemgil nerede?"

"Yılın ilk gün doğumunu izlemeye gittiler. Oradan da büyük ihtimalle ilk tapınak ziyaretlerini yapmaya geçmişlerdir."

"Sen neden gitmedin?"

"Ha? Hava çok soğuk da ondan. Dışarı çıkmak tam bir eziyet." Her kelimesinde kotatsu masasının altına biraz daha gömülüyordu.

Annem bunu fazla şımartıyor. Yine de laf etmeye hakkım yoktu, sonuçta öğleye kadar yatan bendim.

Babaannem kotatsudaki yerinden gülümsedi. "Natsuki, karnın aç mı? Bir şeyler hazırlayayım mı?"

"Çok iyi olur. Ben de yardım edeyim," dedim.

"Ne kadar da düşünceli bir çocuk oldun sen öyle! Ama sen geç otur bakayım. Babaannenin eli boş nasıl olsa, ben hallederim," dedi tatlı bir dille.

Kız kardeşim hiç istifini bozmadan araya girdi. "Ooo! Babaanne, ben de yemek istiyorum!"

İşte altı sekiz yıl geçse bile asla değişmeyecek tek manzara buydu...

Beş Ocak.

Aheste geçen yeni yıl tatilim bitti, okul yeniden başladı. Okula doğru yürüyen öğrencilerin üzerinde miskin bir hava süzülüyordu.

1-2 sınıfına adım atar atmaz karşılandım.

"Natsuki-kun! Mutlu yıllar!" diye coşkuyla bağırdı Hikari.

"Sana da mutlu yıllar. Bayağı zaman geçti gibi hissediyorum," diye karşılık verdim.

"Neredeyse koskoca bir haftadır görüşmüyoruz sonuçta. Bu yıl da birlikte güzel vakit geçirelim," dedi Reita.

Sınıfın köşesinden kocaman bir esneme sesi yükseldi. "Tatsuya, gözlerinden uyku akıyor," diye takıldım.

"Yeni Yıl tatili yüzünden bütün uyku düzenim kaydı," derken kafasını kaşıyordu.

"Ben de uykusuzluktan ölüyorum! Dün bütün ödevleri panik halinde yetiştireceğim diye canım çıktı," diyen Uta, cansız bir beden gibi sıraya uzanmıştı.

"Kış tatili sandığından daha kısa sürüyor. Çalışmaya daha erken başlaman gerekiyordu," diye söylendim.

"Vay canına, Natsu tam bir örnek öğrenciymiş meğer," dedi alaycı bir tavırla.

Sınıfın geneline kış tatili sonrası gelen o bilindik ağırlık çökmüştü. Nanase'nin dalgın bir şekilde pencereden dışarıyı izlediğini fark ettim. Işıl ışıl parıldayan uzun siyah saçları rüzgârda hafifçe dalgalanıyordu.

Bir şey mi olmuştu acaba?

"Hey, baksana. Natsuki-kun." Hikari kolumu çekiştirdi. Gözlerini Nanase'den ayırmadan fısıldadı: "Yuino-chan bir piyano yarışmasına katılıyor."

"Sahi mi?" Nanase'nin son zamanlarda piyano pratiğine çok ağırlık verdiğini duymuştum.

"Yarışma için bilet buldum. Birlikte gidip onu izleyelim mi?"

"Piyanodan hiç anlamam ama olur, gelirim."

"Önemli değil, dert etme. Onu defalarca çalarken dinledim, gerçekten inanılmaz bir yetenek." Hikari, Nanase'ye imrenen gözlerle baktı. "Sonuçta Yuino-chan eskiden harika çocuk olarak anılırdı."

Mevsimler dönüyordu; bir zamanlar griye çalan kışım, rengini yeniden kazanmıştı. Gençliğimi ikinci kez yaşama şansı bulduğum bu özel yolculukta, ilk yılımın sonuna geldiğimin habercisiydi bu.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.