Şampiyonlar Ligi ve Sınav Sonuçları

Böyle bir cümleyi kitap sayfalarının dışında, kanlı canlı birinin ağzından duyacağımı ölsem tahmin edemezdim... Bakışlarımı posterin aşağısına doğru kaydırdım. Listede sadece ilk elliye giren öğrenciler ilan edilmişti. Bizimkilerin sıralaması şöyleydi:

12. Motomiya Miori

15. Nagiura Tatsuya

19. Shiratori Reita

26. Hoshimiya Hikari

35. Hondo Serika

44. Shinohara Mei

Hadi canım, Tatsuya’nın derecesi inanılmaz yüksek! Hikari ise son sınavlara kıyasla yüz kişiden fazla insanı geride bırakmıştı. Sınavının iyi geçtiğini söylemişti söylemesine ama ilk otuza gireceğini hiç tahmin etmemiştim. Bizim çalışma seanslarımız bittikten sonra da durmamış, evde ineklemeye devam etmiş olmalıydı.

"Peki, beklediğim gibi," diye mırıldandı Reita. Son ana kadar istifini bozmamıştı.

"Aha! İşte oradayım! Listeye girmişim!" Hikari saf bir sevinçle nida attı.

İkisinin tavırları arasındaki fark uçurum kadardı.

"On beşincilik, ha..." Tatsuya ne hissettiği belli olmayan bir ifadeyle başını kaşıdı.

Anlaşılan gözü daha da yükseklerdeydi.

O sırada yanımızda değillerdi ama Miori, Serika ve Mei'nin isimleri de listedeydi. Miori'nin notları zaten her zaman parıltılıydı ama Serika ile Mei de dereceye girmişti. Telafi dersleri yüzünden grup provalarımızın aksama ihtimalinin düşmesine çok sevindim. Yine de Yamano'dan pek emin değildim.

"Herkes zekileşmiş..." diye mırıldandım.

Aramızda ilk elliye giremeyen tek kişi olan Uta’nın kafası karma karışık görünüyordu.

"Yüz on birinci!"

Sınıf öğretmenimiz sınav kağıtlarını dağıtıp geride kalanların sıralamasını açıkladığında, Uta'nın ne yaptığını nihayet öğrenebildik. Bizimkilere kıyasla geride kalmıştı ama yine de ortalamanın üzerindeydi. Tabii ki sınıfta kalma tehlikesi de yoktu.

"Uta, sen de bayağı ilerlemişsin," dedim.

"Tatsu ve Hikarin'in yanında lafı bile olmaz ama," diye karşılık verdi.

Yarın yarıyıl tatili başlayacağı için bütün sınıfın havası kıpır kıpırdı, kimse yerinde duramıyordu.

"Noel de geldi sayılır..." Bu yorum ağzından öylesine kaçıvermişti. Yüzünden bir saliseliğine "Sıçtım," ifadesi geçti, hemen ardından yapmacık bir gülümsemeyle üzerini örttü. "Aman, nasılsa antrenman var! Noel'de bile tatil vermemelerine inanamıyorum!"

Harcadığı çaba boşa gitmesin diye ben de gülümsedim. "Zor iş vallahi. Kolay gelsin, arkandayım." Uta'nın şu sıralar bütün hırsını basketbola yatırdığını bildiğim için bunu tüm kalbimle söylüyordum.

"Sağ ol," dedi tereddütle. "Sen ne yapacaksın? Hikarin ile randevuya mı çıkacaksınız?"

Ona yalan söylemeye hiç niyetim yoktu, dürüstçe cevap verdim. "Evet, plan o yönde."

Sırtıma okkalı bir tokat patlattı. "Öyleyse sen de elinden gelenin en iyisini yap! Kızı hayal kırıklığına uğratma!"

"Zaten biliyorum. Hikari ile konuşup bir plan hazırladım."

Kusursuz olduğunu iddia edemem ama kendime bayağı güveniyorum... Her türlü duyguyu bir kenara itip Hikari'yi mutlu edeceğime dair söz verdim. Bu konularda acemi olsam bile varımı yoğumu ortaya koyacağım. Erkek arkadaşı olarak üzerime düşen her şeyi eksiksiz yerine getireceğim.

Sırf o, bana aşık olduğu için iyi ki desin diye.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.