Meydan Okuma Mektubu

Meydan okuma mektubunu Hasegawa-san'a teslim ettiğimde, yüzüm adeta "Sen delirdin mi?" diye haykıran bir ifadeye büründü.

Aklım başımda, gayet de ciddiyim. Bu yüzden lütfen benden yardım istediğine pişmanmışsın gibi bakmayı kes. Her şey yolunda gidecek! Beklediğinden çok daha iyi olacak! Eminim!

Hasegawa-san mektubu bugün abisine ulaştıracaktı. Ben de büyük kapışma günü olarak yarın akşamı belirledim. Mektubu verdiğini teyit ettiği an Reita-kun'a bir RINE mesajı atacaktım.

"Madem eninde sonunda RINE üzerinden mesaj atacaktın, neden meydan okuma mektubunu da oradan yazmadın ki?" dedi Hasegawa-san, buz gibi bir tonla.

Böyle işlerde atmosfer oluşturmak şarttır!

Hikari çarpık bir gülümsemeyle yanıt verdi. "Natsuki-kun sadece böyle olsun istedi."

"Yok ya, meydan okuma mektubu dediğin kâğıtta olur. Böylesi kesinlikle çok daha havalı!" Serika-san bana baktı. "Değil mi?"

Başımı hevesle salladım. Biliyordum işte, beni bir tek Serika-san anlıyor. Her şeyin dijitalleştiği bu döneme karşıyım ben!

"O sadece öyle bir insan," dedi Hikari.

"Hoshimiya-san, anlıyorum ki senin işin de zormuş," dedi Hasegawa-san.

Serika-san ile ben birbirimize onaylayan bakışlar fırlatırken, Hikari ve Hasegawa-san da kendi aralarında bir bakışma paylaştı.

Öğle arası bitmek üzere olduğundan buradaki işimizi bitirip hepimiz sınıflarımıza döndük. Artık geriye sadece o büyük günü beklemek kalmıştı.

"Bu arada," dedi Tatsuya. "Reita-kun'u yenebileceğinden emin misin? Çok iyi dövüşür, biliyorsun değil mi?"

"Ha?" İlk zamanki halim olsam hiç şansım yoktu belki ama artık özenle geliştirdiğim kaslarım vardı. Daha önce kimseyle dövüşmemiştim ama fena iş çıkarmam diye düşünüyordum...

"O doğuştan yeteneklidir. Dövüşmeyi de çabucak öğrendi. Hasegawa-san'ın abisi buralardaki serseri çetesinin lideri ama Reita-kun'un da en az onun kadar dişli olduğu söyleniyor."

Bir dakika... Reita-kun, çelik gibi kasları olan o dev adam kadar güçlü mü yani? "Ciddi misin sen?"

"Gayet ciddiyim. Ortaokulda onunla küçük bir arbede yaşamıştık, beni tek hamlede serdi." Tatsuya bu bombayı oldukça ciddi bir ifadeyle kucağıma bıraktı.

Tatsuya'yı tek hamlede mi devirmişti? Benden çok daha kalıplı olan Tatsuya'yı hem de? "Keşke bunu daha önce söyleseydin."

"Üzgünüm. Çok özgüvenli görünüyordun."

Ben planın içeriğine güveniyordum, dövüş yeteneklerime değil! Kafam darmadağın olmuştu.

"Ş-şey, sorun olmaz ya! Natsuki-kun her gün spor yapıyor!" dedi Hikari, panikle beni teselli etmeye çalışarak.

Özgüvenim hızla eriyip gidiyordu ama artık plandan dönmek için çok geç kalmıştım. Meydan okuma mektubunu Hasegawa-san'a çoktan vermiştim bir kere. Sonuna kadar gitmek zorundaydım... Korktuğum falan yoktu tamam mı?

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.