Son Saniyeler

Basketbolda tek bir hamleyle kaderi değiştirecek mucizevi vuruşlar yoktur.

Yanagishita-senpai'nin baskın oyunu yüzünden, maç ilerledikçe aradaki fark aleyhimize açılmaya devam etti. İkinci yarının bitimine iki dakika kalmıştı ve sekiz sayı gerideydik. Zaman aleyhimize işliyordu.

Üç tane üçlük atarsak öne geçeriz. Dört tane ikilik bulursak durumu eşitleriz. Artık tek bir atış bile kaçırma lüksümüz yok. Fark biraz daha açılırsa maç kesin olarak biter. Savunmada elimden gelen her şeyi yapmam lazım.

Tüm bu düşünceler zihnimden akıp geçerken, karşımdaki adam bir anda gözden kayboldu.

Arkamı döndüğümde Yanagishita-senpai çoktan potanın altına süzülmüştü bile.

O top içeri girerse her şey biter.

Ben tam ümidimi kesmişken, Tatsuya pes etmeyip Yanagishita-senpai'nin peşinden fırladı. "Geçit yok!" Muazzam bir sıçrayışla şutunu blokladı, top panya çarparak geri sek ti.

Reita herkesten hızlı davranıp topu havada kaptı. Bacaklarım benden bağımsız olarak ileri doğru atıldı.

"Natsuki!"

Top süzülerek ellerimin arasına kondu. Uçuyordum sanki.

Üçüncü sınıflar hâlâ kendi yarı sahalarındaydı, bana yetişmeleri imkansızdı. Sahayı hızla geçip turnikeyi bıraktım. Top fileyle buluştu.

"Kazanabiliriz! Dikkatinizi toplayın!" Tatsuya'nın bu nidası, pes etmenin eşiğindeki takıma adeta can suyu oldu.

İşte bu yüzden geleceğin kaptanı olmayı hak ediyordu. İnsanda arkasından gitme isteği uyandırıyordu.

Bitime bir dakika yirmi saniye kalmıştı, fark altı sayıya düşmüştü. Tribünlerden yükselen tezahüratlar iyice alevlendi. Tekrar hücuma kalktık. Tatsuya, hem üç hem de sekiz numara tarafından sıkıca tutulmasına rağmen pes etmedi. İkisinin arasından yarmayı denedi.

Cidden ikisinin arasından mı geçeceksin?!

Sekiz numara araya girip hamle yapınca Tatsuya pas vermek zorunda kaldı. Bu hengamede, rakibin devasa cüssesinin oluşturduğu baskıya dayanamayıp yere kapaklandı. Hino tam pota altında topu yakaladı ve tereddüt etmeden sayıyı kaydetti.

"Harikasın Hino!" diye bağırdım. "Sadece atletik olman bir işe yarıyor sanıyordum ama demek ki sana güvenebilirmişiz!"

"Hey! Tek iyi yönüm bu değil bir kere!" diye sitemle bağırdı.

Cevap vermeyip onu arkamda bıraktım ve savunmaya koştum. Rakip takımın ne yapacağını çok iyi biliyordum.

Yanagishita-senpai'nin "Hızlı hücum!" diye bağırdığı an, bütün üçüncü sınıflar ileri atıldı. Ama aynı numara her zaman sökmezdi. Biz de çabuk dönmüştük. Ne var ki Tatsuya düştüğü için geride kalmıştı, bu da Yanagishita-senpai'nin tamamen boşta olması demekti.

Reita ona doğru hamle yapacak gibi oldu ama elimle onu durdurdum. "Onu bana bırak," dedim.

Savunma pozisyonu aldığım anda top Yanagishita-senpai'nin ellerindeydi. Son bir dakika. Buradan bir sayı daha çıkarırlarsa maç gerçekten bitecekti. Yanagishita-senpai'nin son darbeyi vurmak için hücum edeceğini biliyordum. Ne de olsa o böyle biriydi.

"Geliyorum," dedi.

Bu gerilim dolu anda, zihnimde birdenbire geçmişten bir kare belirdi.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.