Sahadaki Yeni Kadrolar

Dördüncü dersimiz Modern Japoncaydı ama öğretmenimiz dersin ikinci yarısını serbest çalışma saati yapmaya karar verdi. Biz de bu altın fırsatı kaçırmayıp top turnuvasında hangi branşlara katılacağımızı belirlemeye koyulduk. Mito-sensei yumuşak kalpli biri olarak tanınırdı, nitekim bu isteğimize de hemen onay verdi.

Sınıf temsilcisi olduğum için tahtanın önündeki kürsüye çıkmam gerekmişti. Bütün sınıfın gözü üzerimdeydi. Heyecanlanırım sanmıştım ama şaşırtıcı derecede rahattım. Okul festivalinde beni izleyen kalabalığın yanında bu hiçbir şeydi; sanırım artık bu ilgiye karşı bağışıklık kazanmıştım.

"Ver bakalım, senin yerine ben yazarım." Reita ayağa kalkıp tahtaya doğru yürüdü ve eline bir tebeşir aldı.

Vay canına, gerçekten yardım ediyor! Sana her zaman güvenebileceğimi biliyordum Reita. Sağ ol dostum...

"Pekala, branşları seçelim o zaman," diye seslendim sınıfa.

Sınıftan cansız, isteksiz bir onaylama mırıltısı yükseldi.

Reita tek kelime etmeden branşların isimlerini tahtaya sıralamaya başladı.

"İlk olarak, basketbol ve futbolu kimlerin oynayacağına nasıl karar verelim? Erkekler mi, kızlar mı?" diye sordum. Bu konuda sınıfın fikri fena halde bölünmüştü.

Reita arkasını dönüp, "Oylama yapacağız gibi görünüyor," diye araya girdi.

Parmak kaldırarak oylama yaptık ve sonuçta erkeklerin basketbol, kızların ise futbol oynamasına karar verildi. Futbol kulübünde olan Okajima-kun, başını ellerinin arasına alıp dövünmeye başladı.

Bazılarının benim basketbol oynamak istediğimi bildiğini ve bu yüzden lehime oy verdiğini düşünüyordum. Yine fazla hüsnükuruntu yapıyorum herhalde.

Reita, "Natsuki, sırada ne var?" diye seslenerek beni düşüncelerimden sıyırdı.

Doğru ya. İşin başında ben vardım, böyle dalıp gidersem hiçbir yere varamazdık. Liderliğin temel kuralı buydu belki ama daha önce hiç böyle bir organizasyon yönetmediğim için akıl edememiştim. Reita sırf benim bu açığımı kapatmak için mi not almayı teklif etmişti acaba?

"Şey, tamam, futbolla başlayalım. Futbol oynamak isteyenler el kaldırsın lütfen." Sıkılgan bir ses tonuyla toplantıyı yönetmeye devam ettim. Tecrübesizliğim yüzünden yerin dibine giriyordum ama arkama bakmadan kaçacak halim de yoktu. Bir sorun çıkarsa Reita zaten müdahale ederdi.

Kısa bir kargaşanın ardından her branşın oyuncularını sorunsuzca belirledik. Yakantop, futbol, basketbol ve voleybol oldukça popülerdi ancak gerek tartışarak gerekse taş kağıt makas yaparak orta yolu bulduk; büyük bir tatsızlık yaşanmadı.

Ben; Tatsuya, Reita, Hino ve Okajima-kun ile birlikte basketbol takımındaydım. Tatsuya, söylemeye gerek bile yok ama basketbol takımının as oyuncusuydu; Reita ve Okajima-kun ise futbol kulübündeydi. Hino aramızda hiçbir kulübe üye olmayan tek kişiydi ama acayip bir sporcu ahlakı ve yeteneği vardı. Tamamen şans eseri hayalimdeki takımı kurmuştuk.

Bizim gruptaki kızlar da istediklerini almıştı; Hikari masa tenisine, Uta ile Nanase ise futbola girdi. Bu arada Uta, Tatsuya ve Reita aynı zamanda yakantopta da oynayacaktı. Herkes tek bir branşa katılsaydı bazı oyunlarda oyuncu eksikliği yaşayacaktık, bu yüzden beş altı kişinin iki branşta birden yer alması gerekmişti.

"Başka sorusu olan var mı? Yoksa bu kadroyla devam ediyoruz," dedim.

Branşları belirleme işi tereyağından kıl çeker gibi bittiği için herkes kalan zamanı serbest çalışma yaparak değerlendirdi. Ancak öğretmen sınıfta olmadığı için turnuva muhabbetinin verdiği heyecanla sınıf kısa sürede dedikodu kazanına döndü.

Kazanmaya kafayı takmış olanlar yeni kurulan takımlar hakkında konuşurken, turnuvayı pek umursamayanlar ise televizyon dizilerinden, oyunlardan ve benzeri şeylerden laflıyordu. Sınıf tam bir şenlik alanına dönmüştü ama bazen böyle olması kaçınılmazdı.

Geçmişte bu tarz etkinliklerde beni de o coşkulu canavar sürüsünün içine çekmeye çalıştıklarında hiç hoşlanmaz, kendimi oraya ait değilmiş gibi hissederdim... Öğğ. Eski anılar yine zihnimde canlanıyordu. Gidin başımdan! Defolun!

Her neyse! Sadece canı gönülden isteyenler çabalasın. Benim görevim, sadece onların tüm gücünü ortaya koyabileceği rahat bir ortam hazırlamaktı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.