Tatsuya kollarını bağlamış, sessizce sahayı izliyordu. Bakışları uzaklara dalıp gitmişti, hâlinden oldukça sıkılmış görünüyordu.
"Tatsuya, tezahürat etmeyecek misin?" diye sordum.
"Hmm? Ah, doğru ya. Tezahürat." Diğerlerinin bağırışlarına o da katıldı. Yine de sadece dostlar alışverişte görsün diye çabaladığı, öylesine bağırdığı her hâlinden belliydi. Sonuçta, yaptığı şey doğru olsun ya da olmasın, Tatsuya normalde ortalığı en çok kızıştıranımız olurdu.
"Harika!"
"Uta-chan, adamsın!"
Etrafımdan coşkulu çığlıklar yükseldi. Uta, kale önündeki o karmakarışık arbede sırasında topu ağlara göndermeyi başarmıştı. Ardından kızlarımız, süre dolana kadar o tek puanlık üstünlüğü korumayı bildi. 1-2 sınıfı galip gelmişti.
Onlar yedek kulübesine dönerken, "Tebrikler, harika iş çıkardınız!" dedim.
Nanase bitkin bir halde kendini banka bıraktı. Yüzü kireç gibiydi. "Ben... Ben bittim, devam edemeyeceğim."
Hikari endişeyle üzerine titredi. "İ-İyi misin?"
"Gerisi sende Hikari..." Nanase olduğu yere yığıldı, başı tam da Hikari'nin kucağına düştü.
"Ha?! Hey, Yuino-chan?!"
Tiyatro oyunu mu sergiliyorlardı sanki? Gülmemek için kendimi zor tutarken maçın yıldızı Uta'nın bize doğru geldiğini gördüm. "Uta, harika goldü!" diyerek elimi kaldırdım.
Kısa bir an duraksadı, ardından yüzünde kocaman bir tebessüm açtı. Kaldırdığım elime sertçe vurdu. "Sağ ol Natsu!" Gülüşü adeta cıvıl cıvıl açan bir ayçiçeğini andırıyordu.
Reita da söze girdi. "İlk turu geçtiğiniz iyi oldu, elinize sağlık."
Uta enerjik bir şekilde başını salladı. "Aynen öyle! Sıradan üçüncüler var, o yüzden vitesi artırmamız lazım. Ha? Erkeklerin ondan önce basketbol maçı yok muydu? İlk maç saat on birde dememiş miydin?" Başını hafifçe yana yatırıp komite üyesi olan bana baktı.
Basketbol takımımızın ilk maçı gerçekten de on birde başlıyordu. "Evet, yavaştan hazırlanmaya başlasak iyi olur."
"Buraları toparladıktan sonra biz de sizi desteklemeye geleceğiz!" diye şakıdı Uta.
"Süper olur. Şimdiden heyecanlansanız iyi edersiniz, çünkü o maçı alacağız!" Keyfime diyecek yoktu. Uta'yla aramızda en ufak bir huzursuzluk hissetmeden böyle sıradan bir sohbet etmeyeli epey zaman olmuştu. Bunu sağlamak için özel bir şey yapmamıştım, büyük ihtimalle kendi içinde meseleyi çözüp bir noktaya varmıştı.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.