Sonbahar Rüzgarı ve Aynı Düş

Mei, ürkek bir tavırla yumruğunu benimkiyle tokuşturdu.

Serika, "Grubun bir son kullanma tarihi olduğunu bilmek içimi rahatlatıyor," diye mırıldandı.

Aptal bir ifadeyle yukarı baktı. Sonbahar gecesinin karanlığında kurumuş yapraklar süzülüyordu. Stüdyodaki çalışmayı bitirmiş, eve dönüyorduk. Mei ile Iwano-senpai az ilerimizde yan yana yürüyordu.

"Ortaokulda yakın arkadaşlarımla bir grup kurmuştum. Ama hiçbiri pratik yapmaktan hoşlanmıyordu. Zamanla mecburen daha az toplanmaya başladık," dedi. "Daha iyi çalalım, ortaya daha güzel bir şey çıksın diye biraz daha sık çalışalım dedim. Sonra... bana karşı soğudular. Zaten çok geçmeden de dağıldık. Sonrasında ne zaman bir grup kursam hep aynı şeyler tekrarlandı."

İki tarafı da suçlayamazdım. Hırs ve istek farkı bazen huzursuzluktan başka bir şey getirmez. Sıradan bir basketbol kulübü bir anda şampiyonluğa oynayan takımlar gibi antrenman yapmaya kalksa, ertesi gün salonda adam bulamaz. Bir gruba yarım gönülle girip kafa dağıtmak, gençliğin o tasasız sayfalarından biridir sadece.

"Liseye geçip hafif müzik kulübüne girdiğimde de durum değişmedi. Ortaokulun aynısıydı."

Biri için "Ciddiyim" demek kolaydı ama arkasında durmak bambaşka bir meseleydi. Hedefine ulaşmak istiyorsan pek çok şeyden feragat etmen gerekirdi. Aralarından sadece biri işi ciddiye alırsa, diğerleri zamanla ondan uzaklaşırdı. Bu durumun farkında olanlar bile zamanla ortamın akışına kapılıp giderdi. Yani, sıradan biriysen böyle olurdu.

"Yine de..." dedi gözlerini yoldan ayırmadan. "Müzik konusunda dürüst olmak istedim."

Ama Serika sıradan değildi. Hatta bu onun en büyük yeteneğiydi. Yine de onunla aynı tutkuyu paylaşacak birilerini bulmak hiç de kolay olmamıştı.

"İşte bu yüzden sessizce oturamıyordum. Bencillik ediyordum. Sadece kendim iyi çaldığım sürece her şey yolundaymış gibi davranamadım. Herkesin elinden gelenin en iyisini yapmasını istedim. Bu grubun ne kadar dayanacağını düşünüp duruyorum hep... Zihnimi kurcalayıp duruyor bu düşünce ve açıkçası korkutuyor."

Aynı zirveye gözünü dikecek, aynı riskleri göze alacak insanların burnunun dibinde bitemeyeceğini kabul etmek lazımdı. Seninle aynı hızda koşacak yoldaşlar istiyorsan, onları tek tek kendin bulmak zorundaydın.

"Hey, Natsuki. Sen de benim gördüğüm düşü görür müsün?" diye sordu çekingen bir sesle.

Serika işte bu yüzden beni seçmişti. Onunla yan yana koşabileceğimi hissetmişti. Sesimi beğenmiş olması ya da az çok gitar çalabilmem tamamen bonus kısmıydı. Bunu açıkça söylememişti belki ama benim gibi odun biri bile taşları yerine oturtmayı başarmıştı.

Sırtına hafifçe vurdum, şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. "Hayırdır, ne bu çekingenlik? Hiç sana yakışmıyor. Müziğimizle dünyayı değiştireceğiz, değil mi?"

Sonsuza kadar yan yana ter dökemeyeceğimizi biliyordum. Müzik konusunda milim yeteneğim yoktu. En azından Serika'nın beceri seviyesinin fersah fersah gerisindeydim. Bir gün yollarımızın ayrılacağı su götürmez bir gerçekti. Onu ilk kez sahnede görüp büyülendiğim gün anlamıştım bunu. Ama okul festivalinden sonra dağılmaya zaten karar vermiştik. Bu yüzden şu kısa bir an boyunca onunla aynı kulvarda koşabilirdim. Serika'nın hayaline ortak olabilirdim.

Moralini düzeltmek için tüm içtenliğimle, "Gezegeni sarsacak o düş gerçek olsun diye yarın da köpek gibi çalışacağım," dedim.

Serika kıkırdadı. "Çok komiksin Natsuki. Biraz fazla havalı kesildin sanki."

"Hey! Şurada güzel güzel konuşuyorduk, hemen gerçekçi takılıp ortamın büyüsünü bozma!" diye çıkıştım. Lakin laf ağzımdan çıkar çıkmaz içimden "Aman ne büyük laf ettim, rezil olduk" diye geçirmeden edemedim.

"Utanç tarihine eklenen bu yeni güncelleme için sana biraz çikolata vereyim o zaman. Al bakalım."

Gözlerimi devirdim. "Şu anı ölümsüzleştirecek bir hatıraya hiç gerek yok, doğrudan unut gitsin. Ağzımdan tek kelime çıkmadı, anlaştık mı?"

Serika kafasını iki yana salladı. "İmkansız. Bunu ömrümün sonuna kadar unutmayacağım."

Anlaşılan, gençliğimi baştan yaşıyor olsam bile utanç verici anılar klasörüme yeni malzemeler üretmek benim hamurumda vardı.

O sonbahar gecesi, hafif bir utanç ve derin bir sızıyla sona erdi.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.