Gece Yarısı Dondurması ve Melodiler

Saate baktığımda ona geliyordu. Grup provası yedide bitmişti ama ben tek başıma çalışmaya devam etmiştim. Aralarındaki en vasat eleman bendim, aradaki farkı kapatmak için daha çok ter dökmem gerekiyordu.

"black witch" parçasını artık çalabiliyordun çalmasına ama henüz adı sanı olmayan ikinci şarkıyı ezberleyememiştim. Temposu ilkinden daha yavaştı, bu yüzden ritmi yakalamak daha kolaydı fakat akorları çok daha karmaşıktı.

Shinohara-kun ile Iwano-senpai, yaklaşık yarım saat kendi başlarına çalıştıktan sonra çıkıp gitmişlerdi. Geride bir tek Serika ile ben kalmıştık ama o da çantasını ve gitarını bırakıp bir yerlere koşturmuştu.

Derken kapı gürültüyle açıldı. Serika elinde market poşetiyle eşikte dikiliyordu.

“Dondurma aldım,” dedi.

“Gereği var mıydı şimdi?” diye sordum. “Okul kuralları ne olacak?”

“Yasak tabii ki.” Şaşkın bir edayla başını yana eğdi, sanki sorduğum soru çok saçmaymış gibi yüzüme bakıp içeri girdi. “Korkma ya, sana da aldım.”

Endişelendiğim şey bu değildi ama laf yetiştirecek dermanım da kalmamıştı. Bu saatlere kadar çalışmaktan pestilim çıkmıştı.

“Al bakalım, sana Yukimi Daifuku kaptım.”

“Neden Yukimi Daifuku peki?”

“Seversin sen, değil mi? Miori söyledi. Ben sormamıştım bile.”

“Severim sevmesine de...” Kim neyi seviyor hemen yetiştiriyor kızım ya... Neyse, zararı yoktu aslında.

Serika yanıma kuruldu ve çikolata kaplı, tek lokmalık Pino dondurmalarından birini ağzına attı. Yana yana oturup sessizce dondurmalarımızı kaşıkladık. Bu garip sessizlik de neyin nesiydi böyle? Gençlik dedikleri şey bu muydu yoksa? Bilmiyordum.

“İkinci şarkının sözlerinde mi takıldın?” diye sordum.

“Hmm. Çok şey yazdım aslında ama hiçbiri içime sinmedi, ben de hepsini çöpe attım,” dedi. “Şarkı sözü yazmayı hiç beceremiyorum.”

“Hadi canım? Ben 'black witch'in sözlerini çok beğenmiştim oysa.”

“O şarkıyı içimden geldiği gibi döküp sonra İngilizceye çevirmiştim.”

“Bunda da aynısını yapamaz mısın? Konu geçmiş ve pişmanlıklar değil miydi zaten?”

“Kelimelere dökebileceğimi sanmıyorum. Müziğe dönüştürmüş olsam bile.”

Serika için hislerini kelimelerle değil, müzikle ifade etmek çok daha kolaydı. Birlikte yaptığımız o kadar provadan sonra bunu anlamıştım. Normalde dışarıdan bakınca zor sezilen duyguları, melodideki değişimler ve gitarının tınısıyla adeta canlanıyordu.

Şimdiki anın tadını çıkarırken, geçmişe üzülürken, gelecekten korkarken... Müzik bizi birbirimize bağlıyordu. Serika’yı tanıma şeklim, grubu kurmadan önceki halimize kıyasla çok daha derinleşmişti.

“Şey, Natsuki. Sözleri sen yazmak ister misin?”

“Ben mi?”

“Evet. Bence yapabilirsin. Bu şarkının sözlerini sen kaleme al.”

Aynı şekilde, onun beni tanıma şekli de sesim ve gitarımın tınısı sayesinde derinleşiyordu. Ne de olsa geçmiş ve pişmanlıklar, şu anki benliğimin harcını oluşturuyordu.

İşte bu yüzden, Serika’nın teklifini ikirciksiz kabul ettim.

“Tamam. Bir deneyeceğim.”

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.