deki Yansımalar

Okul çıkışı stüdyodaki ilk provamızı yaptık. Odadaki akustik ve ekipman her zamanki yerimizden fersah fersah iyiydi. Ciddi bir miktar paraya mal olmuştu ama harcadığımız her kuruşa değmişti. Bugün "black witch" ve "Monochrome" parçalarını da kaydedeceğimiz için kendimi iyice gaza getiriyordum.

"Üçüncü şarkının sözlerini bitirdim. Yine de henüz tamamen içime sinmiş değil," diyerek Serika'ya bir kâğıt parçası uzattım.

Sözleri dikkatle inceledikten sonra başını hafifçe yana eğdi. "Fena değil... Ama içine sinmeyen ne?"

"Bilmiyorum," diye itiraf ettim. "Sanki çok hayati bir şeyler eksik gibi."

Kâğıda bakarak düşünceli sesler çıkardı, sonra aniden başını kaldırdı. "Ama büyük oranda bitmiş, değil mi? Ben buna göre bir şeyler bestelerim. Sen de ne eklemek istediğini düşün. Okul festivaline az kaldı, elini çabuk tutmamız lazım."

"Kusura bakma Serika. Bir de teşekkür ederim."

"Bana bırak. Aşkını dilediğince haykırabil diye sana harika bir şarkı yazacağım."

Bunu söylemesi içimde karmaşık duygular uyandırdı. Yanağımı kaşıyarak sordum. "Anladın mı?"

"Açıkça bir aşk şarkısı işte, gizlemeye bile çalışmamışsın. Sözleri okurken benim bile yüzüm kızardı. İlahi Natsuki, gençliğini dibine kadar yaşıyorsun!"

"Kes sesini ya!" Verebildiğim en iyi karşılık bu oldu. Yerin dibine girmiştim, suratım alev alev yanıyordu.

"Böyle toy, tecrübesizce yazılmış sözleri severim."

"Harika."

"Aklında bir şarkı adı var mı?" diye sordu.

Düşündüğüm ismi söylediğimde, nadiren görülen o muzip tebessümlerinden birini kondurdu yüzüne. "Bayıldım."

"Kapa çeneni de kayda başlayalım."

Ellerimi birbirine vurdum. Derin bir sohbetin ortasında olan Shinohara-kun ile Iwano-senpai bize döndü. İkisi göz açıp kapayıncaya kadar kaynaşıvermişti. Ne de olsa ritim grubunu oluşturuyorlardı, bu yüzden iletişim kurmaları önemliydi.

"Aklıma gelmişken, grubumuzun adı ne olacak?" diyerek konuyu değiştirdim.

"Güzel soru," dedi Serika.

"Aklıma birkaç fikir geldi," dedi Iwano-senpai birdenbire. "Haibara'yı saymazsak, grubumuz müzik kulübünün döküntülerinden oluşuyor, değil mi?"

"E-Evet, maalesef öyle," dedi Shinohara-kun. "Özellikle de ben... Ha ha ha..."

"O zaman bunu İngilizceye çevirsek nasıl olur? Bir sürü karşılığı var ama kulağa en havalı gelenler 'mishmash' ve 'leftover' oldu. İkisini birleştirirsek..." Iwano-senpai üçüncü şarkının sözlerinin yazılı olduğu kâğıdı çevirdi ve harfleri tek tek yazdı. "İşte, 'mishmash leftovers'. Nasıl sizce?"

"Kulağa hoş geliyor. Gerçi tam olarak neysek o olduk," dedim.

"Bizim için gayet yeterli," diye karşılık verdi.

"Peki kısaltması ne olacak?" diye sordum. "'Mishle' nasıl? Kulağa tatlı geliyor."

"Uzun halinin havalı durup kısaltmasının sevimli olması güzelmiş. Ben sevdim," dedi Serika.

"B-Bence de harika!" diye ekledi Shinohara-kun.

Böylece "mishmash leftovers" doğmuş oldu.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.