Sırtımı Yasladığım Dost

Ertesi sabah Tatsuya benimle konuşmayı kesti. Daha doğrusu, tam bir yalnız kurda dönüştü. Artık bizimle takılmıyor, kendi kabuğuna çekiliyordu.

O sabah göz göze geldiğimizde bakışlarını hemen kaçırdı. Selam bile vermemiş, havada kalan elimi öylece boşlukta bırakmıştı. Tatsuya’nın bu tavrı bana lisedeki ilk yılımı hatırlatıyordu.

Uta veya Hoshimiya ona bir şey sorduğunda cevap veriyordu ama konuşmayı sürdürmek için en ufak bir çaba sarf etmiyordu. Bir şeyler yapmam gerekip gerekmediği konusunda kendi içimde büyük bir azap çeksem de Reita’nın sözlerine güvenmeyi seçtim. Zaman her şeyi çözecekti.

Kızlar kendi aralarında, “Acaba ne oldu?” diye fısıldaşıyordu. Tatsuya ile aramızda geçenleri bilmeseler de ortamdaki o karanlık ve kasvetli havayı fark etmemek imkansızdı.

Üçü de meraklı ve endişeli görünüyordu. Ancak Reita durumu açıklamadığı için ben de ona uydum ve sessizliğimi korudum. Tatsuya’nın hoşlandığı kızı bu işe dahil edecek tek bir kelime bile etmek istemiyordum.

“Ah, ders başlamak üzere,” diyerek konuyu dağıttım.

Grubumuzdan sadece bir kişi eksilmişti ama bu bile günümüzü karartmaya yetmişti. Grubun neşesinin sadece Uta’dan kaynaklanmadığını, Tatsuya’nın da ortamı canlandırmada ne kadar büyük bir rolü olduğunu acı bir şekilde anlamıştım.

Hava çok ağır. Berbat bir durum! Hiç eğlenceli değil. Herkes durumu geçiştirmeye çalışsa da gerginliği iliklerimize kadar hissedebiliyorduk.

Biri başıma silah dayasa bile, hayalini kurduğum lise hayatının bu olduğunu asla söyleyemezdim.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.